https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Gündem "Dünyada 65 milyon mülteci var"

"Dünyada 65 milyon mülteci var"

2. Dünya Savaşı'ndan bu yana mülteci sayısındaki artışa vurgu yapan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Adıgüzel, "65 milyonun üzerinde insan zorla yerinden edilmiş durumda. Bu rakam gittikçe artıyor" dedi.

Haber Merkezi AA
Dünyada 65 milyondan fazla mülteci var.
Dünyada 65 milyondan fazla mülteci var.

Medeniyet Derneği, İstanbul'da Ali Emiri Efendi Kültür Merkezinde "Göç ve mültecilik" paneli düzenledi. Moderatörlüğünü Yeni Şafak İnternet Yazı İşleri Müdürü Ersin Çelik'in yaptığı programa; İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Adıgüzel, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Başkanı Avukat Uğur Yıldırım ve Suriye Nur Derneği Başkanı Dr. Mehdi Daoud konuşmacı olarak katıldı.

Panelin Moderatörü Ersin Çelik, Osmanlı’nın son dönemlerindeki Rusya'nın Çerkez katliamından beri Türkiye'nin yoğun göç aldığını ve Türklerin yaklaşık 200 yıldır mazlum insanlara kucak açan, ekmeğini paylaşan bir toplum olduğunu söyledi.

"Suriye savaşını iliklerimize kadar hissettik"

Türkiye'nin özellikle 2011'de devrim olarak başlayan ve büyük bir katliama dönüşen Suriye savaşıyla birlikte insani göç meselesinin ortasında bir ülke olduğu dile getiren Çelik, "İliklerimize kadar tüm savaşı hisseden bir toplumuz. 3 milyondan fazla misafirimiz var. Bunlarla birlikte yaşamaya çalışıyoruz. Çeşitli provokasyonlara direniyoruz. Ben meseleleri önceleyen ve insani göç, mültecilik ve sivillerin katledildiği savaşları takip eden bir gazeteci olarak mesleğimi bu yönde yapmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı.

REKLAM

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Adıgüzel ise göç ve mültecilik meselesinin son dönemlerde çok konuşulan konular arasında olduğunu belirterek, göçlerin gönüllü olması gerektiğini, kimsenin zorla yurdundan ayrılmak zorunda bırakılmaması gerektiğini anlattı.

Türkiye'nin bulunduğu konum itibariyle kesişim noktasında olduğunu dile getiren Adıgüzel, "2. Dünya Savaşı'ndan sonra mültecilikte ulaşılan en yüksek rakamdayız şu anda. 65 milyonun üzerinde insan zorla yerinden edilmiş durumda. Bu rakam gittikçe artıyor" dedi.

Uğur Yıldırım, Yusuf Adıgüzel, Ersin Çelik ve Mehdi Daoud.

REKLAM

Türkler Almanya'ya gideli 65 yıl oldu

Adıgüzel, şunları kaydetti:

  • "Farklı etnik gruplardan gelen kişilerin ilk başta Türk toplumuyla uyum sorunu yaşaması ya da tepkiyle karşılanması son derece normal olarak görülmeli. Çünkü kültürü farklı iki toplum karşılaştığında uyum sürecine ya da belli bir harmoni yakalanana kadar bir süreye ihtiyaç var. Türkler Almanya’ya gideli 65 yıl oldu. Hala Almanya’daki Türklerin uyum sorunu gündemin birinci maddesidir. Suriyeliler Türkiye’ye geleli 6,5 sene oldu. Biz bütün Suriyelilerin Türkçe konuşmasını, Arap yemeklerinden vazgeçmesini, Türkler gibi giyinip konuşmasını, Türk yemeği yapmasını, çok şey bekliyoruz. Bazı gazeteler tahrik edici haberlerle toplumu çatıştırmayı hedeflese de Türk toplumu buna karşılık vermiyor."

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Başkanı Avukat Uğur Yıldırım, 65 milyon mültecinin ağırlıklı olarak Müslüman olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin hızlı ve büyük bir göç akımıyla karşı karşıya kaldığını, tarih boyunca göç almasına rağmen 2013 yılına kadar mültecilikle ilgili yasal bir politikasının olmadığını belirtti.

"Kayıp bir nesil geliyor"

Yıldırım, "Yasanın olmadığı o tarihlerde Türkiye’de 2,5 milyondan fazla Suriyeli mülteci vardı. Dünyanın en fazla mültecisine sahip ülkeyiz. Bizim bunu geçiştirme şansımız yok. Avrupa’daki ülkelere gittiğimizde 40-50 binli sayıları bile dehşet içinde telaffuz eden bu ülkelerde bahçelerde, parklarda bile çizgi film gösterilerek Almanca öğrensin diye mücadele veriliyor. Çalışıyorsa çalışma hayatının içine sokuluyor. Mesleği yoksa meslek edindirme kurslarına gönderiliyor. Eğitim çağındaysa eğitiliyor. Yani sistemin içine entegre ediliyor. 500 bin mülteci çocuk okula gidemiyor. Kayıp bir nesil geliyor" diye konuştu.

REKLAM

Suriye Nur Derneği Başkanı Dr. Mehdi Daoud da Suriyelilerin bir dernek ve vakıf kültürü olmadığını ve özellikle Baas rejimiyle yasaklandığını belirterek, ''Birkaç kişi bir araya gelip toplantı, konuşma yapamaz. Faaliyette bulunamaz. Özellikle sosyal ve dini faaliyet bulunursa ihvancı olarak kabul edilir. Hiç kimsenin bilmediği bir yere tıkılır.'' diye konuştu.

Sempozyumun sonunda konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtladı.