GündemFüzeye son adım

Füzeye son adım

Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistemi ihtiyacının karşılanması kapsamında Rusya’dan alacağı S-400 bataryaları için anlaşma tamam.

Kıymet SezerYeni Şafak
Füzeye son adım
Füzeye son adım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözkonusu gelişmeyi “S-400 ile ilgili arkadaşlarımız imzalarını attılar. Bildiğim kadarıyla kaporayı da verdiler” sözleriyle duyurmuş, hemen ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Askeri Teknik İşbirliği’nden sorumlu danışmanı Vladimir Kojin, Türkiye’ye S-400 füze sistemlerinin sevkiyatına ilişkin kontratın imzalandığını açıklamıştı. Anlaşmanın nihai aşamaya getirilmesinin ardından sürecin başlatılması için tek bir adım kaldı.

AYRINTILAR NETLEŞECEK

Askeri sistemlere ilişkin Türkiye’nin karar alıcı yegane mekanizması Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK), Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na S-400’lerin alımına ilişkin yetki verecek. Gerekli yetkinin verilmesinin ardından füze bataryalarının Türkiye’ye sevkiyatına 2018’den itibaren başlanması planlanıyor. Anlaşma kapsamında çalışmalar büyük titizlikle yürütülüyor ve gerek NATO üyesi müttefiklerin itirazları gerekse de karmaşık detaylara haiz sistemle ilgili planlamalarda yaşanan zorluklar nedeniyle süreçte bazı aksamalar yaşanıyor. Daha önce, SSİK’in 11 Eylül’de toplanacağına ilişkin sızdırılan bilgilere rağmen, çalışmaların hassasiyeti nedeniyle toplantı yapılamamıştı. Şimdi tarih olarak 15 Eylül cuma (yarın) gösteriliyor ve planlamalar da yarına yönelik yapılıyor. Komite toplantısı gerçekleşmese bile yarın Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında savunma sanayii konulu bir toplantı yapılacak ve SSM’ye verilecek yetkinin ardından Türkiye için süreç resmen başlayacak. Yarınki toplantıda S-400’lerden kaç adet ‘hazır alım’ yoluyla satın alınacağı, kaç adedinin Türkiye ve Rusya tarafından ‘teknoloji transferiyle’ ortak üretileceği ve projenin kaç milyar dolara mal olacağı gibi ayrıntılar da netleşecek.

REKLAM
  • NATO’ya iz yok
  • Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemine sahip olmasına başta ABD olmak üzere NATO ülkeleri karşı çıkıyor. Öne sürülen temel gerekçe ise S-400 radar sisteminin NATO hava ağına entegre edilememesi. Bu iddianın resmin tamamını göstermekten uzak olduğunu belirten uzmanlar, NATO ağını görmese, hatta milli ağa dahil edilmese dahi S-400’lerin ‘otonom sistemiyle’ erken uyarı kabiliyetinin hayli yüksek olduğunu söylüyor. Bununla beraber sistemin milli ağa entegresinde de bir sıkıntı bulunmuyor. Edinilen bilgiye göre, Türkiye’nin radar ağı yaklaşık yüzde 90 oranında milli. Sistemin tamamı ise NATO’ya entegre. Ancak bu durum, NATO’nun Türkiye milli ağındaki her izi görebildiği anlamına gelmiyor. Halen Türkiye, hava ağındaki izleri NATO’ya aktarıp aktarmama kararını kendisi veriyor. NATO’nun görmesine gerek bulunmayan ve istenmeyen izler karartılabiliyor. Bu karartma 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi gecesi de yapılmıştı. Yine milli ağdaki tüm sistemlerin NATO’ya entegre edilmesi gibi bir zorunluluk da bulunmuyor. Yetkililer, Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçaklarının da henüz NATO’ya entegre edilmediğini, buna karşın görevlerini başarıyla yerine getirdiklerine işaret ediyorlar. Dolayısıyla S-400’ü milli hava ağına bir arayüzle bağlayacak olan Türkiye, S-400’ü NATO ağına entegre etmeyecek ve S-400’den aldığı radar izlerini de NATO’ya vermeyecek. S-400 sistemi NATO ile paylaşılmaksızın milli ağda ayrı bir sistem olarak görev yapacak.