GündemGuinnessebisikletiylegirdi

Guinness'e bisikletiyle girdi

Dünyanın çevresini bisikletle en kısa sürede dolaşan ilk kadın Juliana Buhring, kırdığı Guinness Rekoru ile adından söz ettiriyor. Sevdiği adamı kaybedince yaşadığı üzüntüyü bisikletle atlatmaya çalışan Buhring, “Yolculuğum boyunca bitiş çizgisine değil yolculuğa odaklandım. Bisiklet beni hayata bağladı” diyor.

Aylin İzmirYeni Şafak
Juliana Buhring, kırdığı Guinness Rekoru ile adından söz ettiriyor.
Juliana Buhring, kırdığı Guinness Rekoru ile adından söz ettiriyor.

Dünyayı bisikletle en kısa sürede dolaşan ilk kadın Juliana Buhring, sıradışı hikayesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Elde ettiği başarıyla Guinness Rekoru kırmayı başaran Buhring, bisikletle 30 yaşında tanışmış. Sevdiği adam Hendri'nin Kongo'da bir timsah tarafından öldürülmesiyle birlikte yaşadığı üzüntüyü bisikletle atlatmaya çalışan Buhring, 2012 yılında başladığı rekor denemesi için 4 kıtada 19 ülkede sürüş gerçekleştirmiş.Yolculuğu boyunca yaşadığı anıları “Rüzgara Karşı” adlı kitabında toplayan Buhring, gezdiği ülkeler içinde en çok da Türkiye'yi sevmiş. Türklerin misafirperverliğini ve yemeklerini çok sevdiğini söyleyen İtalyan sporcu, Hindistan yolculuğu sırasında ise epey zorlanmış. Bisikletle tanışmadan önce Napoli'de öğretmenlik yapan Buhring, “Yolculuğum boyunca bitiş çizgisine değil yolculuğa odaklandım. Bisiklet beni hayata bağladı” diye konuşuyor.

 Kitabınızda arkadaşınız Hendri'yi kaybettikten sonra bisikletle tanışmanızdan bahsediyorsunuz. O süreci anlatır mısınız?

Hendri benim için bir can yoldaşıydı, bir ruh ikiziydi. Onunla fikirlerimizi, deneyimlerimizi, tecrübelerimizi, düşüncelerimizi ve sevgimizi paylaştık. Onu kaybettiğimde yıkılmıştım ve onun olmadığı bir dünyada yaşamaya devam edemeyeceğimi düşünmüştüm. İçinden çıkamadığım bu yıkım hissinden ve derin üzüntüden kaçıp uzaklaşabilmek için bisikletle dünyayı dolaşmaya karar verdim. Bisiklet ile bu turu yaparken yaşadığım fiziksel acılar ve aşırı yorgunluk, Hendri’nin kaybı ile yaşadığım duygusal acılara odaklanıp kalmamı önlemeye yardımcı oldu. Yolculuğumun sonuna geldiğimde kendime hayata devam edebilecek bir güç ve yol bulabilmiştim ve hayatın heyecanını ve daha fazlasını yaşamak için bir istek bulabilmiştim.

TURUMU BAĞIŞLARLA TAMAMLADIM

 Bisikletle 30 yaşında tanıştınız. Bisikleti kullanma ve yolculuğa hazırlık aşamalarında ne gibi zorluklar yaşadınız?

Sürekli olarak bisikletten düşüyordum, oldukça fazla çarpışmalı kaza yaşadım ve bir keresinde de bir kamyon çarpması tecrübesini bile yaşadım. Asıl uğraşım bu dünya turunu gerçekleştirecek finansal desteği ve parayı bulmaktı. Hiç tanımadığım kibar insanlar tarafından ve bu gezimi internet üzerinden takip eden kişilerin küçük bağışları sayesinde dünya çevresini bisikletle geçme rekorunu gerçekleştirebildim. En zor zamanlarda yolda kaldığımda bile yola devam etmemi sağlayan destekler oldu. Antrenman sırasında her gün hiçbir zorluk çekmeden 200 kilometre sürebilmek için uğraşmıştım. Hayatımda ilk defa bisiklete bindiğim zaman ile tüm bu antrenmanlarımı yapıp yola hazır olduğumu düşünüp, dünya rekoru için evi terk ettiğim süre arasında 8 aylık bir zaman dilimi var.

 Dünyanın çevresini dolaşarak Guinness Rekoru kırdınız. Böyle bir başarıyı bekliyor muydunuz?

Basitçe ‘imkansız’ veya ‘mümkün değil’ gibi ifadeleri hayatından çıkartmanız lazım. ‘İmkansız’ veya ‘mümkün değil’ ifadelerini kullandığın anda en basit şeylerin bile yapılamadığını görürsün ve bu artık gerçekleşmeye başlar. Yani en basit şey bile yapılamaz olur. İnatçılığa, bildiğinden şaşmamaya, sebat etmeye ve direnmeye ihtiyacın vardır ve aynı zamanda güzel bir espri anlayışın olması gerekir. Hiçbir büyük başarı, çabalamadan, uğraşmadan veya çalışmadan gelmez.

 Dünyanın çevresini dolaşma fikri nasıl ortaya çıktı peki?

Hendri’nin cenaze töreninde karşılaştığım ortak bir arkadaşımızla yaptığımız sohbet sırasında kafamda oluşan öylesine bir fikirdi. İnternet üzerinden bisiklet gezileri hakkında araştırmalar yapmaya başlamıştım ve şimdiye kadar hiçbir kadının tüm dünya çevresini bisiklet ile geçme üzerine herhangi bir rekor denemesinin olmadığını fark ettim. Yani Guinness Rekorlar Kitabı için geçerli bir durum bu. Bu konuyu kafamda döndürüp durmaya ve acaba neden böyle olduğunu düşünmeye başlamıştım. Şu anda bile hala neden şimdiye kadar hiçbir kadının bu rekoru denememiş olduğunun cevabını bulamıyorum. Turlarımda da bitiş çizgisine ulaşmak için değil, yolculuğuma odaklandım.

TÜRK YEMEKLERİ EN BÜYÜK ÖDÜLÜM OLDU

 Turunuz boyunca farklı ülkelere gittiniz. Bu yolculuktan ne kaldı geriye?

Bu sorunun cevabı çok uzun. Özetlenemeyecek bir hayat hikayesi gibi. Zaten bu sebeple bu yolculuğu bir kitaba sığdırabildik. Kitap, Türkçeye de çevrildi. Çok kısa bir çıkarım olarak da şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; eğer dünyayı tanımak, görmek ve deneyimlemek istiyorsanız bunu mutlaka bir bisiklet ile yapmalısınız. Söyleyebileceğim en özet cümle bu olabilir. Yolculuğum sırasında en çok Hindistan'da zorlandım. Orada yaşadığım mide ağrılarını ve hiçbir şey yiyemeyecek hale geldiğim günleri unutamıyorum.Kendimi güvensiz hissettiğim tek yer Hindistan’dı. Neyse ki bir sonraki rotamdan biri Türkiye idi. Buradaki yemekler bana adeta bir ödül gibi geldi.

 Rekor denemesinde rotanıza Türkiye’yi nasıl dahil ettiniz? Türkiye hakkında daha önceden bilginiz var mıydı?

Türkiye zaten bu tur öncesinde de ziyaret etmek istediğim ülkeler arasındaydı. O yüzden bu rotayı düşünürken Türkiye’yi de bu vesile ile dahil etmiştim. Uganda’da yaşadığım yıllarda tanıdığım birkaç Türk arkadaşım da vardı. Bunlardan bir tanesi bu gezim sırasında bana Türkiye’de beni ağırlamaya hazır arkadaşları ile tanıştırarak ve iletişimi kurarak oldukça yardımcı olmuştu.

BAŞARIM İNSANLARA CESARET VERDİ

 Türkiye’den geçerken ne gibi deneyimler yaşadınız?

Türkiye’yi her ziyaretim de –ki bu rekor denemesinden sonra Londra-İstanbul arasındaki Avrupa Yarışı vesilesiyle tekrar gelmiştim- çok güzel günler geçirdim. Türkiye’deki insanlara bayılıyorum, şimdiye kadar tanıştığım en dost canlısı ve sıcak insanlar. Aynı zamanda oldukça fazla misafirperverler. Tur sırasında Türkiye’den geçtiğim zaman kış aylarına denk geliyordu ve mola verdiğim her noktada ellerinde sıcacık çaylar ile beni kapıda bekleyen insanlar buradaydı. Muhteşem Türk kahvaltıları ise favorim oldu. Türkiye’de bisiklet ile geçtiğim sırada yaşadığım en korkutucu şey, İstanbul'un felaket trafiği haricinde, beni akşam yemekleri zannederek kovalayan köpek sürüleri idi. Yine de bu kovalamalar yorgun olduğum anlarda adrenalin pompalayarak beni canlandırıyordu. Önümüzdeki dönemlerde tekrar tekrar gelerek Türkiye’nin şimdiye kadar görmediğim kısımlarını da ziyaret etmeyi umut ediyorum.

Sınırlarımı zorlayacağım

 Londra-İstanbul arasında gerçekleşen kıtalararası bisiklet yarışında mücadele eden tek kadındınız. Bunun gibi daha pek çok başarınız var. Geleceğe dair hedefleriniz neler?

2013 yılında yapılan tüm Avrupa’yı geçmek üzere tasarlanmış Transcontinental Yarışı’na katılmış olan tek kadın bendim. Aynı şekilde Amerika’nın bir ucundan öbür ucuna bisiklet ile gitmek üzere yapılan Transam Yarışı’nda bir yıl sonra (yani 2014’te) katılıp birinci olarak bitirmiştim. Bu yıl Avustralya’yı boydan boya geçen Avustralya Yarışı’na katıldım. Bu yılın sonunda Patagonya civarında pedal çevireceğim ve ondan sonra başka ne gibi yarışlara katılabileceğime bakacağım. Her geçen yıl kendi sınırlarımı zorlayıp esneterek ve limitlerimi zorlayarak hem kendimi hem becerilerimi hem de dünyayı daha fazla tanımaya çalışıyorum.

 Bisiklet yolcuğunda yaşadıklarınızı bir kitapta topladınız. Yeni bir kitap yazma düşünceniz var mı?

Evet. Şu anda üzerinde çalıştığım bir roman var. Hikayesi Napoli’de geçen bir roman yazıyorum.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Hız yapmak insanların hayatını nasıl karartır?
Hollanda'da hız yapan sürücüler polis tarafından durduruluyor. Ceza yiyeceklerini sanan sürücülerse bunun yerine araçlarına binen bir insanla karşılaşıyorlar Karşılarındaki insan selam verip kendini tanıttıktan sonra işler değişiyor ve bunun sıradan bir polis durdurması olmadığı ortaya çıkıyor.
İsrail eşkıyalığı: Filistin bayrağı astığı için…
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri eşkıyalık yaptı. Dükkanlarındaki Filistin bayrağını kaldırmayan 16 yaşındaki Ahmet'e silahıyla saldıran işgalci askerin insanlık dışı müdahalesi kameraya kaydedildi.
Filistinli çocuklara 'İsrail’in başkenti' soruldu: İşte cevaplar…
Filistin'de geçtiğimiz yıllarda çocuklara 'İsrail'in başkenti neresidir?' diye soruldu ve 'Kudüs' demeleri sonucunda ödül verileceği söylendi. Sizce ne cevap verdiler?
Bu ağaçlar elektrik üretecek
Balıkesir'de bir grup öğrenci, geliştirdikleri "Solar Ağaç" projesiyle vatandaşların telefonlarını ağaçta şarj edip ücretsiz wifi sisteminden faydalanmasını sağlayacak.
Buz tutan göle ilk balık ağları atıldı
Doğu Anadolu Bölgesi'nin ikinci büyük gölü olan Ardahan'daki Çıldır Gölü, soğuk havayla birlikte buz tuttu. Yüzeyi buz tutan göl, muhteşem bir görüntü oluştururken, çocuklar buzda kaymanın keyfini yaşadı.
İsrail polisinden Filistin bayrağı açan göstericilere müdahale
İsrail polisi, Doğu Kudüs'te Filistin bayrağı açarak gösteri düzenleyen Filistinlilere müdahale etti. Ellerindeki Filistin bayraklarını sallayan çocukların üzerine ses bombası atan İsrail polisi, halkın elindeki bayrakları zorla alarak karakola götürdü. Bunun üzerine Kudüslüler, uçan balonlara astıkları Filistin bayrağını gökyüzüne bıraktı.



Ellerinin üstünde Kudüs müdafaası
2008 yılında işgalci İsrail'in saldırısında bacaklarını kaybeden ve engelli haliyle 11 kardeşinin geçimini sağlayan 29 yaşındaki İbrahim Ebu Süreyya, Gazze'nin simge isimlerinden biriydi. Ebu Süreyya, protestolar sırasında elektrik direklerine tırmanıp Filistin sancağını en yükseğe dikmesiyle tanınıyordu. Kudüs gösteriler sırasında İsrail askerlerinin kurşunu başına isabet etti ve şehit oldu.



‘Kudüs’ zirvesine tepki gösterenlere muhteşem yanıt
Gazeteci Abdurrahman Uzun, İstanbul'da gerçekleştirilen Kudüs Zirvesi'ne 'Neden Doğu Kudüs?' şeklinde tepki gösterenlere yanıt verdi.
Ali Tekintüre'yi kaybettik
Arabesk müziğin duayen ismi tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Hangimiz Sevmedik, Dilek Taşı, Sürünüyorum gibi popüler şarkıların söz yazarı Ali Tekintüre'yi Türk müziğine olan katkıları nedeniyle unutmayacağız.


Bilime Yön Veren Müslüman Alimler: El Biruni
Dünyanın 'Orta Asya'da yaşamış deha' olarak kabul ettiği, coğrafya ve tıpta henüz 11. yüzyılda yaptıkları ile çığır açan Biruni'yi Bilime Yön Veren Müslüman Alimler serimizde ele aldık.



Futbolun renkli düşü: Zinedine Zidane
Fransa topraklarında Cezayir asıllı bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğup, bugün bile birilerine ilham olmaya devam eden Zidane ya da namı-diğer Zizou'nun kariyerinin satır başları...
Down sendromlu taraftara sürpriz doğum günü
Lüleburgazspor'un iç sahadaki maçlarını tribünden takip eden ve takımının formasını hiç çıkarmayan down sendromlu Tarık Göntürk için Lüleburgaz taraftarları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
İsrail bu çocuklardan korkuyor
Kudüs'ün sokaklarında üç Filistinli çocuğun hep bir ağızdan 'Allahu ekber' diye haykırdığı görüntüler sosyal medyada, 'Bu inanca kim engel olabilir ki?' notuyla paylaşıldı.
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.