HayatEvini kaybeden kültürünü de kaybeder

Evini kaybeden kültürünü de kaybeder

İskandinavya'nın Wirginia Woolf'u olarak nitelenen Josefina Klougart, "İkimizden Biri Uyuyor" adlı romanında "ev" kavramını sorguluyor. Danimarkalı yazar, "Bir evi kaybettiğinizde insanları ve kültürü de kaybediyorsunuz. Eğer yaşadığınız toplum değişirse siz de birisini kaybetmiş gibi olursunuz" diyor.

Seray Şahinler DemirYeni Şafak
Josefina Klougart
Josefina Klougart

“Gitmek ve arkada bırakılmak ile ilgili bir roman; hüznün gerekliliğine işaret eden bir ilişkinin öyküsü. Kayıp, evsizlik, ve ışıkla ilgili bir eser.” Danimarkalı yazar Josefina Klougart işte bu sözlerle özetliyor son romanı İkimizden Biri Uyuyor’u... İskandinavya’nın Woolf’u olarak nitelenen genç yazar, romanında “ev” kavramını sorguluyor. Kitabın ana karakteri, sevdiği kişiyle yolları ayrılan genç kadın, roman boyunca hem evin hem de bir dünyaya ait hissetmenin ne demek olduğunu irdeliyor. Klougart’ın hikayesi şiirsel anlatımıyla daha da vurucu hale geliyor. Türkiye’ye gelen yazar ile buluştuk. Hem romandan hem edebiyattan konuştuk...

 Ev konusu bu romanın temelini oluşturuyor diyebiliriz. Çok özel gibi görünse de aslında bugün hepimizi ilgilendiren bir mesele bu. Ev, doğduğunuz yer, yaşadığınız dünya, çevremiz... Hepsi hakkında kitapta bir şeyler bulmak mümkün. Sizi yola çıkaran şey neydi?

Şairler, romancılar beni hep çok etkilemiştir. Aynı zamanda dilin nasıl olduğu da... Dile yönelik büyük bir sevgim var. Ayrıca dili başka bir bilgi elde etmek için nasıl kullanacağımızı merak ediyorum. O yüzden her seferinde yeni bir dil ya da farklı bir anlatım biçimi bulabilir miyim diye yazmaya başlıyorum. O dilin kendi sesini dinlemeye başlıyorum. Daha sonra onun içindekini duymaya başlıyor ve anlatıyorum. O yüzden bu kelimelerle başlamak istedim.

HER ACININ İÇİNDE

DEĞİŞMEYEN ŞEYLER VAR

 Roman ve içinde barındırdığı ikili ilişkiler, yalnızlık, mutsuzluk konuları yoğun bir şekilde okura geçiyor. Bu kavramların sizdeki önemi nedir?

Dünyada bir ev bulmak, dünyayı bir ev olarak adlandırmak, insanın aşık olması, sevmesi ve sevilmesi gerekiyor. İnsan ancak böyle bir aidiyet hissedebilir. Bu hikayede de bir kadın var karşımızda. Sevdiği kişiden ayrılmış ve kocaman bir hayal kırıklığı içinde. Kendini dünyaya ait hissetmiyor ve bu yüzden çocukluğuna dönüp eski zamanları yaşamak istiyor. Bunu yazarken şunu iyice anladım, küçükken sevdiğiniz yerler sevdiğiniz insanlar kadar önemli. Evde hissetme konusu aynı zamanda coğrafi bir şey. Dolayısıyla toplumu da içinde barındırıyor. Toplumun kendi ilişkiler bütününü, çalışma şeklini... O yeri kaybettiğinizde insanları ve kültürü de kaybediyorsunuz. Eğer bir toplum değişirse siz de birisini kaybetmiş gibi olursunuz. Yas tutarsınız çünkü evsiz hissedersiniz. Ama bu yalnızlık aynı zamanda bir fırsattır. Çünkü değişebilir ve yeni şeylere başlayabilirsiniz. Bu yüzden de farklı düşünce ve yaşam biçimlerini sağlayacak bir fırsat olarak görebiliriz. Her acının içindeki değişmeyen şeyleri de görmemiz gerekir. Her kayıpta açığa başka bir bilgi çıktığı için bazı şeyleri hiçbir zaman kaybetmezsiniz. Hayal kırıklığına, mutsuzluğa uğrasanız da bazı şeyler değiştiği için içinizdeki sevgiyi hiçbir zaman kaybetmezsiniz.

 Ana karakterimiz sevdiği kişi tarafından terk edilen bir kadın. Tüm yaşadıkları onu sık sık kendi öyküsünün en başına döndürüyor. Bu konu neden önemliydi?

Ana karakter kendi başına acı çekiyor, zorluklardan geçiyor. Aşkını kaybettiği için hayal kırıklığı içinde, dünyaya da öyle bakıyor. Ama bütün kitap boyunca geçirdiği süreç güzellik ve anlamı bulmaya yönelik. Hüsranın içinde hayata dair güzelliğin ve anlamın ne olduğunu bulmaya çalışıyor. Her şey değişirken nasıl yaşar ve kendin olursun? Önemli olan işte bu.

DÜŞÜNMEK İÇİN YENİ BİR DİL GEREK

 Romanın anlatımında şiirsel akış var. Bir röportajınızda “Şiirsel dil ile farkındalık yakalanabilir” diyorsunuz. Bu anlatım bilinçli bir tercih miydi?

Bu durum benim okumayı sevdiğim kitaplarla ilgili. Her zaman yeni bir dil oluşturmaya çok meraklıyım. Bütün iyi edebiyat eserleri de bir devrim ihtimalini içinde taşıyor. Sadece bize bir hikaye sunduğu için değil farklı kapıları açtığı için... O olasılık ise yeni bir dil ortaya çıkarıyor. Yeni şeyler düşünmek için yeni dillere ihtiyacımız var.

 Edebiyat insan doğasını araştırmadaki yapı taşıdır diyorsunuz. Biraz daha açabilir misiniz, nedir sizce edebiyat?

Bir toplumu ve dünyaya geliştirmek için politika ve şiire ihtiyacımız var. Eğer sadece siyasetle kalırsak şu an dünya içine bulunduğumuz dünyadan daha iyi bir dünya oluşturma ihtimalimiz yok. Yeni fikirler düşünmek için yeni bir dile ihtiyacımız var. Bu yüzden toplumun içinde şair ve yazarların olması her zaman çok önem taşıyor. İnsan olmanın ne demek olduğu sorunun temel yansımasıdır edebiyat. Böyle varoluşsal soruları kendimize sormayı bırakırsak kültürlerimiz gelişmeyecek. Dünyada değişmeyen de ölür.

 Sizin için İskandinavya’nın Woolf’u nitelendirmesi yapıyorlar...

Çok mutluyum. Woolf’u çok severim. Kesinlikle çok etkisi var. İnsanın bilinç akışı anlatmada bir usta. Benim için çok büyük ilham kaynağı.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Hız yapmak insanların hayatını nasıl karartır?
Hollanda'da hız yapan sürücüler polis tarafından durduruluyor. Ceza yiyeceklerini sanan sürücülerse bunun yerine araçlarına binen bir insanla karşılaşıyorlar Karşılarındaki insan selam verip kendini tanıttıktan sonra işler değişiyor ve bunun sıradan bir polis durdurması olmadığı ortaya çıkıyor.
İsrail eşkıyalığı: Filistin bayrağı astığı için…
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri eşkıyalık yaptı. Dükkanlarındaki Filistin bayrağını kaldırmayan 16 yaşındaki Ahmet'e silahıyla saldıran işgalci askerin insanlık dışı müdahalesi kameraya kaydedildi.
Filistinli çocuklara 'İsrail’in başkenti' soruldu: İşte cevaplar…
Filistin'de geçtiğimiz yıllarda çocuklara 'İsrail'in başkenti neresidir?' diye soruldu ve 'Kudüs' demeleri sonucunda ödül verileceği söylendi. Sizce ne cevap verdiler?
Bu ağaçlar elektrik üretecek
Balıkesir'de bir grup öğrenci, geliştirdikleri "Solar Ağaç" projesiyle vatandaşların telefonlarını ağaçta şarj edip ücretsiz wifi sisteminden faydalanmasını sağlayacak.
Buz tutan göle ilk balık ağları atıldı
Doğu Anadolu Bölgesi'nin ikinci büyük gölü olan Ardahan'daki Çıldır Gölü, soğuk havayla birlikte buz tuttu. Yüzeyi buz tutan göl, muhteşem bir görüntü oluştururken, çocuklar buzda kaymanın keyfini yaşadı.
İsrail polisinden Filistin bayrağı açan göstericilere müdahale
İsrail polisi, Doğu Kudüs'te Filistin bayrağı açarak gösteri düzenleyen Filistinlilere müdahale etti. Ellerindeki Filistin bayraklarını sallayan çocukların üzerine ses bombası atan İsrail polisi, halkın elindeki bayrakları zorla alarak karakola götürdü. Bunun üzerine Kudüslüler, uçan balonlara astıkları Filistin bayrağını gökyüzüne bıraktı.



Ellerinin üstünde Kudüs müdafaası
2008 yılında işgalci İsrail'in saldırısında bacaklarını kaybeden ve engelli haliyle 11 kardeşinin geçimini sağlayan 29 yaşındaki İbrahim Ebu Süreyya, Gazze'nin simge isimlerinden biriydi. Ebu Süreyya, protestolar sırasında elektrik direklerine tırmanıp Filistin sancağını en yükseğe dikmesiyle tanınıyordu. Kudüs gösteriler sırasında İsrail askerlerinin kurşunu başına isabet etti ve şehit oldu.



‘Kudüs’ zirvesine tepki gösterenlere muhteşem yanıt
Gazeteci Abdurrahman Uzun, İstanbul'da gerçekleştirilen Kudüs Zirvesi'ne 'Neden Doğu Kudüs?' şeklinde tepki gösterenlere yanıt verdi.
Ali Tekintüre'yi kaybettik
Arabesk müziğin duayen ismi tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Hangimiz Sevmedik, Dilek Taşı, Sürünüyorum gibi popüler şarkıların söz yazarı Ali Tekintüre'yi Türk müziğine olan katkıları nedeniyle unutmayacağız.


Bilime Yön Veren Müslüman Alimler: El Biruni
Dünyanın 'Orta Asya'da yaşamış deha' olarak kabul ettiği, coğrafya ve tıpta henüz 11. yüzyılda yaptıkları ile çığır açan Biruni'yi Bilime Yön Veren Müslüman Alimler serimizde ele aldık.



Futbolun renkli düşü: Zinedine Zidane
Fransa topraklarında Cezayir asıllı bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğup, bugün bile birilerine ilham olmaya devam eden Zidane ya da namı-diğer Zizou'nun kariyerinin satır başları...
Down sendromlu taraftara sürpriz doğum günü
Lüleburgazspor'un iç sahadaki maçlarını tribünden takip eden ve takımının formasını hiç çıkarmayan down sendromlu Tarık Göntürk için Lüleburgaz taraftarları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
İsrail bu çocuklardan korkuyor
Kudüs'ün sokaklarında üç Filistinli çocuğun hep bir ağızdan 'Allahu ekber' diye haykırdığı görüntüler sosyal medyada, 'Bu inanca kim engel olabilir ki?' notuyla paylaşıldı.
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.