HayatHikayeye çekiliş

Hikâyeye çekiliş

Ali Işık’ın “Beni Hikayeden Çıkart” kitabı günlük hayatımızda karşımıza çıkan insanların hikayesini anlatıyor. Işık, günlük telaşede gözümüzden kaçan ayrıntıları kendi kahramanlarının gözüyle yeniden bize gösteriyor.

Haber MerkeziYeni Şafak
Beni Hikâyeden Çıkart
Beni Hikâyeden Çıkart

- Arda Arel

Ali Işık’ın ikinci öykü kitabı Beni Hikâyeden Çıkart, geçtiğimiz mart ayında Şule Yayınları’ndan çıktı. Kitap, neredeyse her biri bir diğerine bağlı on öyküden oluşuyor. Kitapta, dervişane karakterler, unutulmaya yüz tutmuş meslekler ve hepsinden önemlisi anlatılacak hikâyeler var. Beni Hikâyeden Çıkart, kendi içinde muazzam bir bütünlük oluşturmasına rağmen kitaptaki her öyküyü sırayla değerlendirmekte fayda görüyorum. Çünkü Işık’ın, türlü deneyselliklerle ve yer yer değiştirdiği üslubuyla her öyküye ayrı ayrı emek verdiği kolaylıkla anlaşılıyor.

İÇİMİZDEN BİRİSİ

REKLAM

Kitabın ilk öyküsü Şiraze, bir cilt ustasının hikâyesini anlatıyor. Biraz önce bahsettiğim dervişane karakterlerin ilkiyle henüz -bismillah- kitaba başlar başlamaz karşılaşıyoruz. Bahsettiğim cilt ustasının bizzat kendisi… Öyküde iyi-kötü belirgin şekilde ayrılmış. Ali Işık, okura peşin peşin söylüyor; bakın benim doğrularım, inandığım değerler bunlar… İlk öyküde, -sonrasında neredeyse her öyküde hissedeceğimiz- eskiye özlemi buram buram soluyoruz. Bunun yanında modern zaman ve kapital dünya eleştirisi de pekâlâ göze çarpıyor.

İkinci öykü Kırık Kemik Uçları, saat ustasının öyküsü. İlk öyküye benzer özelliklere sahip. Gerek üslup gerek içerik açısından… Sadece bu sefer değişen zaman ve dönüşen insanlar baba-oğul mefhumu üzerinden ele alınmış. İkinci öyküdeki beni şaşırtan, beklemediğim şey ise, ilk öyküye yapılan çok açık göndermenin olması. Tam olarak bir devam öyküsü söz konusu değil ancak ilk öyküdeki cilt ustası bu öyküde de saat ustası tarafından saygı ile anılmakta. Beni heyecanlandıran bu bağ, sonraki öykülerde de kendini gösteriyor ve nihayetinde önümüze bir resim sunuyor.

REKLAM

“Nasıl bir yerdi anlatamam, diyor Kemal Bey ciltevi için. Anadolu’da Hacdan dönenlerin o toprakları bıkmadan anlattığı gibi Kemal Bey de bize ciltçiyi anlatırdı. Büyük şehirlerdeki yaramaz insan figürlerine karşı ciltçinin muhabbethânesi umudumuzu arttırırdı.”

Yine de ilk iki öykünün diğer öykülerine nazaran Ali Işık için vasat sayılabileceği kanaatindeyim. Birkaç klişe denebilecek mesele dışında okura yeni bir şey sunmuyor. Fakat Işık’ın üçüncü öyküsü -kitaba ismini de veren- Beni Hikâyeden Çıkart, kitaba birden seviye atlatıyor. Öykü, bir öğretmenin hikâyesi… Öğretmenin bir öğrencisinden altığı kitap ile öğretmen ve öğrenci rolünün değiştiğine tanık oluyoruz. İlk başta öğrencisinden aldığı kitaba karşı umursamaz bir tavır takınan öğretmen kitabı okudukça hikâyeye çekiliyor. Öykünün henüz başındaki betimlemeler, okuru atmosfere hızla sokarken; Işık, okura beklenilenin aksinde kısmen psikolojik ve kişiyi kendi içinde çelişkilere sürükleyen bir öykü sunuyor. Kült metinlere göndermelerle beslenen öykü, kenti ve insanı iç içe sokuyor. Bazı kitaplar tek bir öykü için bile alınabilir diyenlerdenseniz; işte bu öykü, o öykü.

REKLAM

FOTOĞRAF ÇEKMEK RAFA KALDIRMAKTIR

Üçüncü öykü ile birlikte kitapta artık yavaş yavaş gözümüze çarpan post-modern numaraları ve deneysel üslubu dördüncü öyküde daha belirgin şekilde görüyoruz. Dördüncü öykü olan Kabuk’ta Ali Işık, bir fotoğraf sanatçısının merceğinden bize öyküyü anlatıyor ve fotoğraf sanatçısı deklanşöre her bastığında okur olarak çektiği fotoğrafı belleğimize işliyoruz. Bu bakımdan Kabuk öyküsünün kitaptaki en keyifli öykü girişine sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Dervişane karakter bu öyküde de mevcut. Beylik laflarıyla Sadık Bey’e selam ederim, biz onu sevdik.

“Fotoğraf çekmek rafa kaldırmaktır, diyor Sadık Bey, şımarık bir çocuğa konuşur gibi. Sana sunulan resmi hatırına almamak, uzattığı kolları kırmaktır.”

REKLAM

Beşinci öykü Şahika’nın kanatları, duygu yüklü bir öykü. Şair ve oymacı; sanat ve zanaat yine bu öyküde de iç içe ele alınıyor. Mevzu bahis bir şair olur da İsmet Özel atlanır mı? Ali Işık atlamamış, geçerken selam çakmış. Ve yine öyküde gözümüze çarpan geçmişe duyulan özlem…

“Oydukça önüne Şahika’nın kanatlarına benzeyen bukleli yongalar dökülüyordu. Şahika’nın saçları içinde küçük toz tanecikleri oynaşan kalın bir ışık dilimine karışıncaya dek sürdürdü işini. Sonra Şahika’nın biriken kanatlarını köşeye küredi.”

YOZLAŞAN DEĞERLER

Kitabın altıncı öyküsü Poster. Poster için üçüncü tekil şahsın öyküsü diyebiliriz. Çünkü ana karakter muazzam bir gözlemci. Öykü, bir mekân öyküsü olarak başlıyor ve Kabuk öyküsündeki kırılma anına konuk oluyor. Kabuk öyküsünün dervişane karakteri Sadık Bey bir kez daha ilham perisi hırkasını giymiş… Bu sefer bir fotoğraf sanatçısına değil ancak hikâyeciye nasip oluyor Sadık Bey’i tanımak… Ve ilk defa okurun aklında bir soru işareti beliriveriyor; acaba Sadık Bey’i bir kez daha görecek miyiz?

REKLAM

Kitaptaki yedinci öykü Suflörün Sesi, isminden de anlaşılacağı üzerine öykü, sesler üzerine. Çok başarılı karakter seçimlerinin yanı sıra öykü kendini keyifle okutan öykülerden. Salinger ve Sait Faik göndermeli bu öyküde göze çarpıyor. Özellikle ses üzerine çalışılmış bir öyküde Sait Faik’in Hişt öyküsüne -belki de edebiyatımızın bir ses üzerine yazılmış en başarılı öyküsüdür- gönderme yapılması fevkalade ve yerli yerinde.

Sekizinci öykü Okçular Tepesi… Nihayet Sadık Bey’e bu öyküde de kavuşuyoruz ve Sadık Bey’in “Kabuk” öyküsünde satın aldığı kitabın hikâyesini dinliyoruz. Ancak bu öykü, Sadık Bey’in ve kitabının çok ötesinde bir meseleye sahip. Ali Işık, Okçular Tepesi’nde aynı zamanda bir dönem eleştirisinde bulunuyor. Çağımızda değerlerimizin nasıl yozlaştığını bir kez daha yüzümüze vuruyor. Bu bakımdan Okçular Tepesi, yarın öbür gün dönüp bakılacak bir metin hükmündedir. Ali Işık, bu öyküsüyle tarihe ufak da olsa bir not düşmüştür. Ayrıca, Işık’ın doğrularına, modern ve kapital dünya eleştirisine bu öyküsünde de rastlıyoruz. Eski olana, geçmişe özlem, baba-oğul, dede-torun gibi mefhumları tekrar görüyoruz. Işık tarafından öyküde ahlak ve erdemin, değerlere saygının önemi vurgulanıyor. İyi ile kötü ise bir kez daha pür berrak…

REKLAM

Kitabın dokuzuncu öyküsü Kapıda Uyuyan Ağaç, bir usta-çırak ve aynı zamanda amca-yeğen hikâyesi… Bu öyküde de yine bir dervişane karakter ile karşı karşıyayız, oymacı… Öykü, kitaptaki en etkileyici öykülerden. Çünkü birçok kıymetli ve bir o kadar tanıdık hissiyata sahip. Bunların başındaysa elbet ölüm geliyor. Hikâyeden çıkmak, hikâyenin parçası olmak, hikâyenin kapısını açmak gibi cümlelere öyküde rastlıyoruz. Eyvallah öyküde sorgulayıcı bir karakterimiz var ancak Işık’ın kitabına sürekli göz kırptığını da kaçırdık değil.

“Ceviz, kestane, kayın, ıhlamur, gürgen, meşe… Her birinden farklı sesler dinleyeceksin. Çıtırtılarını duyacak, sana neler söylediklerini anlayacaksın. Atölyedeki malzemeleri işaret ederek bunlara çok takılma, dedi. En mühim malzeme sabırdır. Bilirsin ahşap sıcakkanlıdır, bulunduğu ortamı rahatlatır.”

REKLAM

Kitabın son öyküsü ise Zehralan… Kitap boyunca geçen bir meseleyi ele alıyor Ali Işık ve bütün öyküleri tek bir öyküyle toparlıyor. Zehralan’da tabiri caizse başından beri bahsettiği hikmeti işaret ediyor.

Ali Işık’ın kitabı Beni Hikâyeden Çıkart, mart ayından beri raflarda. Derim ki henüz kitabı okumadıysanız ve güzel öykü okumak istiyorsanız daha fazla oyalanmadan alın okuyun. Beni Hikâyeden Çıkart isminin aksine okurunu hikâyeye çekiyor!

ÖNERİLEN VİDEOLAR
‘Kudüs için ne yapmalıyız?’ı iki dakikada anlattı
Gazeteci Abdurrahman Uzun, 'Kudüs için ne yapmalıyız?'ı 'marangozun minber hikayesi' üzerinden 2 dakikada anlattı.
Filistinli o çocuğun amcası Yeni Şafak’a konuştu
22 İsrail askerinin korkuyla gözaltına aldığı Fevzi El Junidi, intifadanın sembolü oldu. Yeni Şafak'a konuşan amca Reşad El Junidi, “Biz Filistin'in çocuklarıyız. Çocuklarımızın kalbine ve aklına Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu kazıdık. Asla silemezler” dedi.
İstanbul'un eşsiz özelliği tarihi projede!
Kıtaların buluştuğu yerdeki İstanbul, Yeni Türkiye'ye yakışan bir mega projeye daha kavuşuyor. İki ayrı ihtiyacı tek çözümde karşılayan “3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli”.


Erdoğan'ın gençlere tavsiyesi Nuri Pakdil'den Kudüs selamı!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlere tavsiye ettiği yazar ve fikir adamı Nuri Pakdil, Filistin'deki 3. intifada ile ilgili olarak bunları söyledi...
Yabancı gazeteci Yahudilere ağzının payını böyle verdi!
Robert Martin isimli gazetecinin geçtiğimiz yılarda Filistin'in El Halil şehrinde Yahudi yerleşimcilerle yaptığı çarpıcı röportaj büyük ilgi toplamıştı.



Erdoğan'dan adaşı olan üçüzlere ev ziyareti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas'ta, AK Parti İl Kongresi ve toplu açılış töreninin ardından 1999 doğumlu 'Berhan Recep', 'Ensar Tayyip' ve 'Berat Erdoğan' isimli üçüzleri evlerinde ziyaret etti. İşte o renkli anlar...
Küresel ısınmanın ne olduğunu gösteren en net an!
National Geographic fotoğrafçısı Paul Nicklen tarafından Kanada'nın Baffen Adası'nda çekilen görüntüler izleyenleri üzerken düşündürdü.






"Kudüs'ü çocuk katili bir ülkenin insafına terk etmeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail askerlerinin 14 yaşındaki Filistinli çocuğu gözleri bağllı gözaltına alırken çekilen ve İntifadanın sembolü haline gelen o fotoğrafı göstererek, "İsrail bir terör devletidir. Kudüs'ü çocuk katili bir ülkenin insafına terk etmeyeceğiz. İşgal ve yağmadan başka hiçbir değeri olmayan bir devletin insafına da bırakmayacağız" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Kudüs' şiirini okudu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti Sivas 6. Olağan Kongresinde partililere seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Nuri Pakdil'in 'Kudüs' şiirini okudu.
Türk öğrencilerden Mescid-i Aksa'da bayraklı protesto
Türk öğrenciler Kudüs'ün Osmanlı hakimiyetinden gidişinin 100'üncü yıl dönümünde Mescid'i Aksa'nın avlusunda protesto düzenleyerek böyle tepki verdi.


"Banker Bilo" filmi gerçek oldu
Başrollerini Şener Şen ve İlyas Salman'ın paylaştığı 'Banker Bilo' filmi Adana'da gerçek oldu. Kimliği belirsiz insan kaçakçıları, paralarını aldıkları aralarında çocuk ve hamile kadınların da bulunduğu 10'u Iraklı, 43'ü Suriyeli 53 kişiyi, Suriye'den kaçak yolla Adana'nın Ceyhan İlçesi'ne getirip, "Ankara buradan 1 saat uzaklıkta" deyip indirdikten sonra kayıplara karıştı. Bu sırada geldikleri yerin Adana olduğunu öğrenen Iraklı hamile bir kadın, fenalık geçirdi.
Maden işçilerinden örnek hareket
Türkiye'nin en büyük kömür işletmesi olan Afşin-Elbistan Linyitleri (AEL) İşletmesi'ndeki işçilerden örnek hareket....
Başkentleri ezbere söyleyen Hasan bakın İsrail için ne dedi
Lübnan'da geçtiğimiz senelerde çekilen görüntüde henüz 2 yaşında olan Hasan, ülkelerin başkentlerini ezbere sayarken İsrail için bunları söyledi.
Londra’da Türk bayraklı ‘Kudüs’ protestosu
ABD'nin aldığı karara tepkiler çığ gibi büyüyor. Kudüs kararına karşı çıkan yüzlerce İngiltere vatandaşı, ABD'nin Londra Büyükelçiliği önünde toplandı. Gösterilerde dikkat çeken detay ise Türk bayraklarıydı...
Trump′ın Kudüs kararına tepki yağdı
ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanımasının ardından Filistin yeniden çatışma bölgesi haline geldi. Trump'ın tepki çeken bu kararı ardından kim dedi? Aradan geçen 68 yıl içinde Filistin toprakları nasıl küçüldü?


Kudüs için bir şey yap!
Kudüs... Kapanmayan yaramız, bitmeyen meselemiz. Şimdilerde ABD'nin skandal kararı ile gündemimizde.


Erbakan Hoca yıllar önce Kudüs için uyarmıştı
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın Kudüs kararı, Necmettin Erbakan'ın yıllar önce ABD'nin İsrail ile ilgili politikalarına yaptığı eleştirileri akıllara getirdi.
Bilime Yön Veren Müslüman Alimler: El Belhi
İslam'ın gurur kaynağı olan, bilinen ilk bilişsel psikolog, beden ve akıl sağlığını ayıran ilk hekim El Belhi'yi bu haftaki Müslüman Alimler serimizde ele aldık. İşte yerin resmini ilk kez kullanarak coğrafyada, akıl sağlığına önem vererek psikolojide çığır açan Müslüman Alim el Belhi...


Ünlü sunucudan muhteşem Kudüs yorumu
Ünlü sunucu ve gazeteci Abdurrahman Uzun, ABD Başkanı Donald Trump'ın aldığı skandal Kudüs kararını 'İncil okurken sigara içilir mi?' hikayesi üzerinden 3 dakikada böyle özetledi.
Erdoğan'dan Pavlopulos'a: Biz olmasak NATO'ya giremezdiniz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihi Yunanistan ziyaretinde Atina'da Yunan mevkidaşı Pavlopulos ile ortak basın açıklaması yaptı. Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos'un Lozan ile ilgili sözlerine Erdoğan sert yanıt verdi.