HayatKurban ibadeti ve teslimiyet

Kurban ibadeti ve teslimiyet

Kurban kesmek bir ibadet ve Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olduğuna göre kurbanlık hayvanlara saygılı olmak, onları incitmemek ve eziyet etmemek de ibadetin bir parçasıdır. Ayrıca onların gerek eti, gerek derisi, gerekse sakatat olarak ifade edilen bütün kısımları zayi edilmemeli, yenilmeyecek kısımları ulu orta bırakılmamalı ve toprağa gömülmelidir.

Haber MerkeziYeni Şafak

Kurban kelimesi sözlük anlamı olarak yaklaşmak, yakınlık, Allah Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine manevi yakınlığa sebep olan şey demektir. (İbn Manzûr, Lisânü’l-Arab, Beyrut, 1999, XI, 83; Asım Efendi, Kamus Tercümesi, Asitane Yayınları (tıpkıbasım), İstanbul, tsz, I, 226-227) Terim anlamında ise, Kurban Bayramı günlerinde Allah Teâlâ’ya yaklaşmak maksadıyla kesilen ve belirli şartları taşıyan hayvana verilen addır. (Mevsılî, Abdullah b. Muhammed b. Mevdûd el-Mevsılî, el-İhtiyâr liTâlili’l-Muhtâr, İstanbul, 1980, V, 16) Daha genel anlamda Allah’a yaklaşmak için kesilen kurban, verilen sadaka ve benzeri şeyler için de zikredilmiştir. (Zemahşerî, Ebu’l-Kasım Carullah Muhammed b. Ömer, el-Keşşâfü an HakâikiGavâmid’it-Tenzîl ve Uyûni’l-Ekâvîl fî Vücûhi’t-Te’vîl, Tashîh, Mustafa Hüseyin Ahmed, Beyrut, ts. 624) Türkçe’de kurban, dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan” şeklinde tarif edilmiş ve deyim olarak çeşitli kalıplarda kullanılmıştır ki, bütün bunlarda “feda etmek” anlamı ortak bir anlam olarak ortaya çıkmaktadır. (Şükrü Haluk Akalın ve arkadaşları, Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 2009, s. 1258)

Tariflerden de anlaşılacağı gibi Kurban, Allah Teâlâ’ya yaklaşmak maksadıyla yapılan bir ameldir. İnsan, psikolojik olarak önce kendine, ailesine, akrabasına, komşularına, arkadaşlarına ve tanıdıklarına yakın olmayı ister. Aslında insanların menfaat beklemeksizin birbirlerine yaklaşmak için gerçekleştirdiği faaliyetler, Allah Teâlâ’ya yaklaşmak için birer basamak teşkil eder. Ancak bütün bunları yaparken en büyük ve üstün yakınlığın Allah’a olan kurbiyet ve bağlılık olduğu unutulmamalıdır. Bu değerlendirmelerden sonra birkaç madde ile Kurbanın dini hayatımızdaki yerine değinmek istiyoruz.

KURBAN VE MUTTAKİ İLİŞKİSİ

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Âdem’in iki oğlunun Allah Teâlâ’ya kurban takdim ettiklerinden şöyle söz edilir: “(Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.” (Mâide, 5/27)

Âyette açıkça ifade edildiği gibi Allah Teâlâ, muttakilerin/Allah’ın emirlerini yapıp yasaklarından kaçınanların ve O’na derin saygı duyanların kurbanını kabul etmektedir. Sırf O’na yaklaşmak ve O’nun rızasını elde etmek için kesilen kurbanlar Allah katında makbuldür. Kurban ya da diğer amellerin bir bakıma kabul olmasının temel kuralı muttaki olmaktır.

KURBAN KESMEK VE TAKVÂ BAĞLANTISI

Kurban, sadece dış görünüşü ile değerlendirilmemelidir. Allah Teâlâ her şeyden münezzehtir. O, Kurbanın hiçbir şeyine muhtaç değildir. O’nun, kulunun hiçbir ibadetine, yalvarış ve yakarışına, zikir ve tefekkürüne ihtiyacı yoktur. Esas bunlara ihtiyacı olan kuldur. Bu yüzden mümin, kurban kesmekle Allah’a olan bağlılığını ifade etmiş ve O’na olan derin saygısını ortaya koymuş olur. Kurban ibadetinin özünü takvâ, yanî Allah’tan korkma ve O’na olan derin saygı teşkil eder. Nitekim bu konuda şöyle buyrulmaktadır: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi...” (Hac, 22/37)

KURBAN KESMEK HER ÜMMETE MEŞRU KILINMIŞTIR

“Biz her ümmete (Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah’ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi meşrû kıldık…” (Hac, 22/34) âyeti, insanlık tarihi boyunca ilahî dinlerin hepsinde kurban uygulamasının var olduğunu göstermektedir. “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” (Kevser, 108/2) ilâhî fermanı ile de ümmeti-i Muhammed’e kurban kesmek meşru kılınmıştır. Kurban’ın, peygamberlerin sünneti/yolu/uygulaması olduğunu hadislerden de anlamaktayız. Ashâb-ı kirâm, kurbanların kesilmelerinin sebeb-i hikmetini Peygamber (s.a.v)’e sorduklarında Hz. Peygamber “Bu, babanız İbrahim (a.s)’ın sünnetidir” buyurmuştur. (İbn Mâce, Edâhî, 3) Demek ki, kurban peygamberlerin bizzat yaptıkları bir ibadettir.

KURBAN KESMEK TESLİMİYETİN BİR İFADESİDİR

Kurban ibadeti, bütün ümmetlere meşru kılındığına ve peygamberlerin sünneti olduğuna göre, şeran kurban kesme şartlarını haiz olan müminlerin bu görevi icra etmeleri, onların imanlarının bir alameti ve Allah’a bağlılıklarının ve teslimiyetlerinin bir tezahürüdür. Öncelikle mümin, Allah’ın emri karşısında “semi’nâ ve eta’nâ/işittik”, itaat ettik ve teslim olduk şeklinde tereddütsüz bağlılığını ve inkıyadını gösterir. Kurbanı da bu çerçevede anlamak gerekir. Kurban ibadeti hakkında aldatıcı propagandalara kanarak bu ibadetin ifasında gevşeklik/zafiyet göstermek müminlik sıfatına yakışmaz. Her mümin Kurban konusunda öncelikle İbrahim (a.s)’ın teslimiyetini örnek almalıdır. Kur’an onun ve oğlunun bu teslimiyetini şöyle haber vermekte ve bu konuda onun örnek alınmasını istemektedir.

“Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla. Biz de ona, uysal bir oğul müjdeledik. Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi. Nihayet her ikisi de teslim olup/Allah’ın emrine boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim!” Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız. “Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.” Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık. (Sâffât, 37/100-107)

Görüldüğü gibi kurban, bir boyun eğişin, Allah’ın emrine tereddütsüz teslim oluşun bir ifadesidir. Bir sadakatin ve bağlılığıngöstergesidir. Apaçık bir sınavdır. Bütün bunları başardıktan sonra da Allah’tan gelen büyük bir vaade kavuşmak ve teselli olmaktır. Kurban bu duygularla kesilir ve anlaşılırsa hedefine erişir ve neticede İbrahîmî bir tefekkür ve inkıyadla Allah’a adanışın zirvesine ulaşılır.

KURBAN KESMEK DİĞERKÂMLIĞIN BİR ALÂMETİDİR

Kurban kesmek, infak etmenin ve sehâvetin tadını yaşamaktır. Kurban, yoksulları, garipleri ve muhtaçları sevindiren, akraba ve komşular arasındaki irtibatı ve sıla-ı rahmi temin eden bir ibadettir. Bu sebeple daha fazla imkâna sahip olanlara kurbanlarını büyük hayvanlardan seçmelerini Hz. Peygamberimiz şöyle tavsiye etmiştir: “Kurbanlarınızı semiz (büyük) olanlardan kesiniz. Çünkü onlar, Kıyamet gününde Sıratta sizin bineğiniz olacaktır.” (Nisâbûrî, Muhammed b. Hüseyn el-Kummî en-Nîsâbûrî,Tefsîru Ğarâibi’l-Kur’ân ve Rağâibü’l-Furkan, Kahire, 1987, I, 314 - Taberi tefsirinin kenarında basılmıştır.)Peygamber (s.a.v), hali vakti yerinde olanlara kurban kesmeyi teşvik etmiş ve şartları tuttuğu halde kesmeyenleri de uyarmıştır. “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse, bizim mescitlerimize yaklaşmasın” (İbn Mâce, Edâhî, 2, Ahmed b. Hanbel, II, 321), “Ey insanlar! Her sene, her ev halkına kurban kesmek vâciptir” (Tirmizî, Edâhî, 18; İbn Mâce, Edâhî, 2), “İnsan, Kurban Bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel yapamaz.” (Tirmizî, Edâhî, 1) gibi hadisler, kurban kesmenin önemine işaret etmektedir. Hicretin ikinci yılından itibaren kurban kesmeye başlayan Peygamber Efendimiz, hayatı boyunca kurban kesmeyi hiç terk etmemiştir. (Ali Bardakoğlu, DİA, Ankara, 2002, XVI, Kurban maddesi, s. 436; Diyanet İlmihal, Ankara, 2001, s. 2)

Mü’minler, kurban keserlerken Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in Allah yolunda gösterdikleri fedakarlığı ve teslimiyeti hatırlarlar; onların sadakatini, yaşayarak, gerekirse Hak uğrunda itaate hazır olduklarını gösterirler. Kardeşliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın mutluğunu ve güzelliğini yaşarlar.

Allah için kesilen kurbanlar, toplumda kardeşlik bağını kuvvetlendirir ve birlik ruhunu canlı tutar. Sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Kurbanın etlerinden ve derilerinden birçok muhtaç insan istifade eder. Kurban Bayramı, Allah’a yakınlığın zirveye ulaştığı bir zaman dilimidir. Bu sayede Mü’minler, yakın ve uzakta bulunan Müslüman kardeşleriyle maddî ve manevî yakınlaşma yaşarlar.

KURBANA SAYGI GÖSTERMEK VE ONU İNCİTMEMEK

Kurban kesmek bir ibadet ve Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olduğuna göre Kurbanlık hayvanlara saygılı olmak, onları incitmemek ve eziyet etmemek de ibadetin bir parçasıdır. Ayrıca onların gerek eti, gerek derisi, gerekse sakatat olarak ifade edilen bütün kısımları zayi edilmemeli, yenilmeyecek kısımları ulu orta bırakılmamalı ve toprağa gömülmelidir. Bu şekilde hareket etmenin de ibadetin bir cüzü olduğu unutulmamalıdır. Aşağıdaki âyetlerde Kurbanlık hayvanlara hürmet etmenin ve onları incitmemenin gerekliliğini açıkça görmekteyiz:

İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin. Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler. Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helâl kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.” (Hac, 22/27-30) “Bu böyle. Her kim de Allah’ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse/tazim ederse/saygı gösterirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından)dır.” (Hac, 22/32)

Doç. Dr. Kerim BULADI – İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

ÖNERİLEN VİDEOLAR
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.
Kudüs zirvesi sonrası Erdoğan'dan tarihi konuşma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kudüs Zirvesi'nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İslam dünyasına seslendi. Erdoğan, "Müslümanlar çaresiz değildir. İman varsa imkan da vardır. Rabbimizin inayetiyle bu mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" dedi.
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.
Bunu Gördünüz Mü? 500 metrelik görsel şov
Arjantin tribünlerinin harika şovundan, Fransız oyuncu Adil Rami'nin basın toplantısında söylediği Johnny Hallyday şarkısına kadar haftanın öne çıkan tüm detayları Tuğçe'nin sunumuyla bu videoda...


Çeçen direnişinin 23’üncü yılı
Tam 23 yıl önce Çeçenistan'ın bağımsızlık ilanını içine sindiremeyen Ruslar önce havadan bombaladıkları Çeçenistan'a karadan da girmeye başladı. Çeçenistan-Rusya savaşının yıl dönümünde şehit komutanları rahmetle anıyoruz.
6 yaşındaki Ryan, YouTube'dan yılda 11 milyon dolar kazanıyor
Oyuncak merakıyla bilinen Ryan ToysReview isimli çocuk, 4 yaşında çekmeye başladığı oyuncak yorumlarını Youtube üzerinde yayınlamaya başlayınca ünlü oldu. 10 milyon aboneye ulaşan Ryan, geçen yıl 11 milyon dolar gelir elde etti.
‘Kudüs için ne yapmalıyız?’ı iki dakikada anlattı
Gazeteci Abdurrahman Uzun, 'Kudüs için ne yapmalıyız?'ı 'marangozun minber hikayesi' üzerinden 2 dakikada anlattı.
Filistinli o çocuğun amcası Yeni Şafak’a konuştu
22 İsrail askerinin korkuyla gözaltına aldığı Fevzi El Junidi, intifadanın sembolü oldu. Yeni Şafak'a konuşan amca Reşad El Junidi, “Biz Filistin'in çocuklarıyız. Çocuklarımızın kalbine ve aklına Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu kazıdık. Asla silemezler” dedi.
İstanbul'un eşsiz özelliği tarihi projede!
Kıtaların buluştuğu yerdeki İstanbul, Yeni Türkiye'ye yakışan bir mega projeye daha kavuşuyor. İki ayrı ihtiyacı tek çözümde karşılayan “3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli”.


Erdoğan'ın gençlere tavsiyesi Nuri Pakdil'den Kudüs selamı!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlere tavsiye ettiği yazar ve fikir adamı Nuri Pakdil, Filistin'deki 3. intifada ile ilgili olarak bunları söyledi...
Yabancı gazeteci Yahudilere ağzının payını böyle verdi!
Robert Martin isimli gazetecinin geçtiğimiz yılarda Filistin'in El Halil şehrinde Yahudi yerleşimcilerle yaptığı çarpıcı röportaj büyük ilgi toplamıştı.