HayatTek suçumuz edebiyat mı?

Tek suçumuz edebiyat mı?

Garip Akımı’nın temsilcilerinden Melih Cevdet Anday’ın edebiyat üzerine kaleme aldığı düzyazıları “Suçumuz Edebiyat” adıyla bir araya geldi. Yalçın Armağan’ın yayına hazırladığı çalışmada bir şairin gözünden edebiyat dünyasına bakmayı deniyoruz.

Haber MerkeziYeni Şafak
Garip Akımı’nın temsilcilerinden Melih Cevdet Anday
Garip Akımı’nın temsilcilerinden Melih Cevdet Anday

AHMET EDİP BAŞARAN

Melih Cevdet şiirden romana, tiyatrodan gezi yazısına edebiyatın değişik türlerinde eserler yazmış bir isim. Sağlığında yayınlanmış deneme kitaplarına ilave olarak, dergi ve gazetelerde kalan sanat ve edebiyat merkezli yazılar belli konu başlıkları etrafında toplanıp yeniden yayınlanıyor. Yalçın Armağan’ın hazırladığı bu kitaplar, Melih Cevdet’in sanat ve edebiyat üzerine yazdığı metinlerin derli toplu bir şekilde yeniden gün yüzüne çıkmasını sağladı. Yalçın Armağan’ı bu çabasından dolayı tebrik etmek gerek. Vakti zamanında gazete ve dergi sayfalarında yayınlanmış yüzlerce metni tematik bir bütünlük kaygısı içinde yeni baştan derleyip toparlamak önemli bir yayıncılık başarısı.

Suçumuz Edebiyat, Melih Cevdet’in edebiyat ve edebiyatın temel meseleleri üzerine yazdığı metinlerin toplamından oluşuyor. 630 sayfalık kıymetli bir çalışma. Öncesinde yine Yalçın Armağan’ın hazırladığı Şiir Yaşantısı: Şiir Yazıları (2015) ve Kalabalığın Şiiri: Garip ve Orhan Veli Üzerine Yazılar (2016) isimli deneme toplamları aynı yayınevinden basılmıştı. Suçumuz Edebiyat’ta Melih Cevdet’in bazısı gazete ve dergilerde kalmış, bazısı da çeşitli deneme kitaplarına dağılmış edebiyat yazıları ilk kez tek bir kitapta toplanmış. 1939-1996 yıllarını kapsayan bu metinlerde Melih Cevdet, edebî konular başta olmak üzere toplumsal ve sanatsal meselelere kendine has bakış açısıyla ışık tutuyor. Oldukça uzun bir sürece tanıklık eden bu yazıları okurken aynı zamanda dönemin ruhuna ve şartlarına dair iyi kötü bazı belirlemeler de öne çıkıyor.

HANGİ KLASİK

Suçumuz Edebiyat’taki yazılar ele aldığı konular çerçevesinde yedi bölüme ayrılmış. Bu konu başlıkları Melih Cevdet’in benzer meselelere yaklaşımını daha yakından görme açısından bir okuma kolaylığı sağlıyor. İlk bölümdeki yazılar klasikler ve klasik sorunu merkezinde yazılmış metinlerden oluşmuş. Bu metinler aynı zamanda Anday’ın modernleşme tartışmalarında durduğu yeri gösteren, bu tartışmaların kökenlerini ve belli başlı özelliklerini irdeleyen bir karaktere sahip. Anday, Balkan Edebiyatçılar Toplantısında bir Bulgar yazarın kendisine sorduğu “Sizin klasikleriniz kimlerdir?” sorusuna “Bizim klasiklerimiz yok” cevabını verdiği söylüyor. (s.29) Klasik üzerine yazdığı diğer metinlerde de sıkça atıf yapıyor bu görüşmeye.

Klasik nedir, klasikten ne anlamalıyız, hangi eser hangi özelliğinden dolayı klasik tanımını hak eder, klasik olanla gelenek arasında nasıl bir ilişki kurulabilir… Bu ve buna benzer soruların eşliğinde Anday, Divan ve Halk şiirimizin klasik sayılıp sayılamayacağı meselesine eğiliyor. Anday’ın Yunus Emre bahsinde söyledikleri ise oldukça ilginç. “Yunus Emre, Türkçe denilen kaba dilde yazdığı için eskilerce yüzyıllar boyu küçümsenmiştir. Hiçbir Divan şairi onun adını anmaz. Bu küçümseme Tanzimat’tan sonra da sürer; hatta daha kötü biçimde: Namık Kemal, Sahaflar’da eline geçen bir manzume kitabını ‘Derviş Yunus’unmuş’ diyerek yere atar.” (s.64)

Suçumuz EdebiyatnMelih Cevdet AndaynEverest yayınlarınAğustos 2017n630 sayfa

Anday, Cumhuriyet döneminde yapılan Yunus Emre çalışmalarını örnek gösterip, sanılanın ve iddia edilenin aksine eski kültürümüzle ve geçmişimizle sıkı bir bağ kurulduğunu söylüyor. Cumhuriyet dönemindeki Yunus yorumlarının macerasına bakınca Anday’ın bu tespiti de bir hayli sorunlu ve tartışmalı. Bunu belirtmeden geçemeyiz. Bununla birlikte Anday şu gerçeğin de altını çiziyor: “Yazınımızın (eleştirimizin) asıl büyük yanılgısı, Yunus Emre’yi bir tarikat şeyhi olarak ele alması, fakat bir şiir yaratıcısı olarak değerlendirememesidir.” (s.65) O halde bu yanılgının sebebi neydi? Bir soru.

DÜZYAZIDAN ELEŞTİRİYE

Kitabın ikinci ve üçüncü bölümleri düzyazı ve eleştiri konularına ayrılmış. Anday, bizde düzyazının yeteri kadar gelişmediğini belirterek bunun sebepleri üzerinde duruyor. Düzyazı geleneğimizin halk öyküleri, hadis ve yorumların sınırını aşamadığını söylüyor. Ona göre “Düzyazı kültür dünyasında aklın, mantığın ve düşünsel yaşantının anlatım aracı olarak önem kazandı.” (s.86) Divan nesrimizin bir koşuk yazını olduğunu ve bu nedenle de çağdaş anlamda bir düzyazı olmadığını söyleyen Anday, akılcılık, rasyonalizm, aydınlanma özelinde düzyazıyı gerekli kılan zihniyet dünyası bağlamında tartışmaya açık bazı tespitlerde bulunuyor. “Noktalama işaretleri kullanılmayan eski düzyazımızda ne anlatılabilirdi ve ne anlatılabilmiştir?” (s.98) diye soruyor Anday.

Anday, eleştiri kuramını ise öncelikle bir dil ve edebiyat meselesi olarak görüyor. Eleştiri anlayışında gördüğü bazı kusurları irdeleyen şair, eleştirinin bir sanat eserini layıkıyla anlamada önemli imkânlar sunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte eserlere ideolojik bir bakış açısıyla yaklaşan eleştirmenlerin içine düştüğü çıkmazların, bu eserleri anlamada ve yorumlamada bazı sorunlarla yüzleşmek zorunda kaldığı gerçeğini hatırlatıyor. (s.138) Anday’a göre eleştiri yöntemleri doğrudan yazılan metne dönük, onu merkeze alan bir karaktere sahip olmalıdır. Okur da bu sürecin tam içinde olmalı, tembelliğe ve hazırcılığa alışmamalı, okuduğu eseri anlamak için çaba sarf etmelidir. “Biz bu açıklama geleneğini sürdürdükçe,” diyor Anday, “okurun, sanat meraklısının tembelliği de sürüp gidecektir. ‘Nasıl olsa sorup öğrenirim’ tembelliğidir bu. Okuru, sanat meraklısını, yapıtla baş başa kalmaya alıştırmalıyız.” (s.181)

KAVRAMLAR VE TARTIŞMALAR

Kitabın dördüncü bölümü Anday’ın roman sanatı üzerine yazdıklarına ayrılmış. Anday, “romanlardan bildiğimiz kişiler, tanıdığımız kişilerden daha etkilidirler üzerimizde.” (s.250) sözüyle romanın hayatla olan ilişkisinin derecesini açıklıyor bir bakıma. Roman kahramanlarından yola çıkarak yaptığı bazı hatırlatmalar da bu gerçeğin ipuçlarını veriyor aslında. Beşinci bölüm Anday’ın bazı kavram, sorun ve tartışmalar merkezinde yazdığı metinlere ayrılmış. Sağ ve sol meselelerinden, doğa ve toplum ilişkisine; yazılı edebiyattan sözlü edebiyat geleneğine ve masallara değin oldukça geniş bir çerçevede edebiyat sorunlarına eğiliyor.

Yazarlar, Kitaplar, Olaylar başlıklı altıncı bölümde, Anday’ın belli başlı yazarlardan ve kitaplardan yola çıkarak yazdığı metinler bir araya getirilmiş. Sait Faik, Namık Kemal, Oktay Akbal vd. isimler üzerine Anday’ın değerlendirmeleri bahsi geçen yazarları farklı açılardan okuma/anlama imkânı sunuyor. Son bölümde ise Anday’ın okuma ve yazma alışkanlıkları üzerine yazdığı metinler, Anday’ın sanatçı kişiliğine daha yakından eğilmek için önemli bir kılavuz. Anday aynı zamanda okurlar için tavsiye niteliğinde belli başlı bazı kitap isimleri de veriyor. Suçumuz Edebiyat, bir şairin dünyasını daha yakından tanımak isteyenler için önemli bir kaynak.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
İsrail polisinden Filistin bayrağı açan göstericilere müdahale
İsrail polisi, Doğu Kudüs'te Filistin bayrağı açarak gösteri düzenleyen Filistinlilere müdahale etti. Ellerindeki Filistin bayraklarını sallayan çocukların üzerine ses bombası atan İsrail polisi, halkın elindeki bayrakları zorla alarak karakola götürdü. Bunun üzerine Kudüslüler, uçan balonlara astıkları Filistin bayrağını gökyüzüne bıraktı.



Ellerinin üstünde Kudüs müdafaası
2008 yılında işgalci İsrail'in saldırısında bacaklarını kaybeden ve engelli haliyle 11 kardeşinin geçimini sağlayan 29 yaşındaki İbrahim Ebu Süreyya, Gazze'nin simge isimlerinden biriydi. Ebu Süreyya, protestolar sırasında elektrik direklerine tırmanıp Filistin sancağını en yükseğe dikmesiyle tanınıyordu. Kudüs gösteriler sırasında İsrail askerlerinin kurşunu başına isabet etti ve şehit oldu.



‘Kudüs’ zirvesine tepki gösterenlere muhteşem yanıt
Gazeteci Abdurrahman Uzun, İstanbul'da gerçekleştirilen Kudüs Zirvesi'ne 'Neden Doğu Kudüs?' şeklinde tepki gösterenlere yanıt verdi.
Ali Tekintüre'yi kaybettik
Arabesk müziğin duayen ismi tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Hangimiz Sevmedik, Dilek Taşı, Sürünüyorum gibi popüler şarkıların söz yazarı Ali Tekintüre'yi Türk müziğine olan katkıları nedeniyle unutmayacağız.


Bilime Yön Veren Müslüman Alimler: El Biruni
Dünyanın 'Orta Asya'da yaşamış deha' olarak kabul ettiği, coğrafya ve tıpta henüz 11. yüzyılda yaptıkları ile çığır açan Biruni'yi Bilime Yön Veren Müslüman Alimler serimizde ele aldık.



Futbolun renkli düşü: Zinedine Zidane
Fransa topraklarında Cezayir asıllı bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğup, bugün bile birilerine ilham olmaya devam eden Zidane ya da namı-diğer Zizou'nun kariyerinin satır başları...
Down sendromlu taraftara sürpriz doğum günü
Lüleburgazspor'un iç sahadaki maçlarını tribünden takip eden ve takımının formasını hiç çıkarmayan down sendromlu Tarık Göntürk için Lüleburgaz taraftarları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
İsrail bu çocuklardan korkuyor
Kudüs'ün sokaklarında üç Filistinli çocuğun hep bir ağızdan 'Allahu ekber' diye haykırdığı görüntüler sosyal medyada, 'Bu inanca kim engel olabilir ki?' notuyla paylaşıldı.
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.
Kudüs zirvesi sonrası Erdoğan'dan tarihi konuşma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kudüs Zirvesi'nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İslam dünyasına seslendi. Erdoğan, "Müslümanlar çaresiz değildir. İman varsa imkan da vardır. Rabbimizin inayetiyle bu mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" dedi.
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.