YazarlarNe kadar işsiziz?

Ne kadar işsiziz?

Ahmet Ulusoy
AhmetUlusoyGazete Yazarı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) istihdam ve işsizlik istatistiklerini yayımladı.
İşsizliğin Ağustos sonu itibariyle yıllık yüzde 10.1 düzeyini koruduğunu söyledi.

Konuyu biraz detaylandırıp, açıklanan verilerin neyi ifade ettiğini anlamaya çalışalım.
*
TÜİK işgücünü; “referans dönemi içinde ekonomik mal ve hizmetlerin üretimi için emek arz eden çalışma çağındaki nüfus” olarak tanımlamıştır.

İstihdam edilmeyen, son 4 haftada iş aramış ve 15 gün içinde bir işte istihdam edilebilecek durumda olup iş bulamamış kişiler işsiz olarak sınıflandırılıyor
İşsizlik ise işsiz nüfusun işgücü içindeki oranı olarak hesaplanıyor.
*
Ağustos 2015 itibariyle 15 ve üzeri yaştaki nüfus 57 milyon 973 bin kişi.
TÜİK'in esas aldığı hesaplama yöntemine göre (İLO ve EUROSTAT ile uyumlu) bu nüfusun 30 milyon 208 bin kişisi işgücü olarak kabul ediliyor. Bu rakam; 2014 yılının Ağustos sonu itibariyle 951 bin kişilik işgücü artışını ifade etmektedir.

İşgücünün 27 milyon 150 bin kişisi istihdam ediliyor ve 3 milyon 58 bin kişi ise işsiz.

İşsizleri işgücüne oranladığımızda karşımıza işsizlik oranı çıkar ve yüzde 10.1 (=3058/30208) dir.
Mevsimsellikten arındırılmış işsiz sayısı ve oranı da değişmemiş, işsizlik oranı % 10.4 olarak gerçekleşmiştir.
*
İşsiz nüfus içerisinde en yüksek işsizlik ülkenin yarını olan geçler arasındadır. Genç nüfus (15-24 yaş) arasında işsizlik oranı yüzde 18.3'tür (önceki seviye yüzde 18.9). Bu seviye halen gençlerin oldukça önemli düzeyde işe ihtiyaçlarının olduğunu göstermektedir.
G20 (Antalya) Zirvesindeki en önemli taahhütlerden birinin de genç işsizliğin G20 ülkelerinde 2025 yılına kadar % 15 azaltmak olduğunu unutmayalım.
*
Ağustos 2014 ile ağustos 2015 arasında istihdam artışı ne kadar olmuş, ya da kaç kişi yeni işe yerleştirilmiş?
Söyleyelim, 837 bin kişi.

Fakat ağustos 2015 itibariyle bir yılda 951 bin kişi yeni işgücüne katılmış ve bir yılda oluşan yeni işgücü kapasitesi yeni iş arayanları karşılayamamış, işsiz sayısı artmıştır(114 bin). İşsiz sayısı artmasına rağmen işsizlik oranının aynı kalma nedeni işgücü arzının da artmasıdır.
*
İşgücüne katılma oranı yüzde 51.2 den yüzde 52.1'e yükselmiş. İşgücü arzındaki yükselişin bir nedeni de katılım oranındaki artış olduğu söylenebilir.

Bu oranın erkeklerde yüzde 72.6, kadınlarda ise yüzde 32.1 olduğunu belirtelim.
Kadınlarda iş arama oranının artışıyla işsizlik baskısının daha da yükselebileceğini belirtelim.
*
Bu veriler, zaman zaman dillendirilen istihdam yaratmayan büyüme açıklamalarının çok doğru olmadığını gösteriyor.
Genç nüfusa sahip olmamız ve işgücüne katılma oranlarındaki artışlar nedeniyle her yıl 900 binin üzerinde yeni insan işgücüne katılmaktadır. Bu nedenle mevcut büyüme hızları sadece bu nüfusa bile iş imkanı sağlamaya yetmemektedir.
Bu tablo, Türkiye'nin işsizliği azaltması için her yıl yüzde 5'lerin üzerinde büyüme gerçekleştirmesinin zorunlu olduğunu göstermektedir.

Bunun yolu tasarruftan(iç tasarruflar), sermaye birikiminden ve yatırımdan geçmektedir.
İşsizliği azaltan büyüme oranlarını yakalamak için Türkiye'nin son yıllarda yüzde 12-13'lere kadar düşen tasarruf oranlarını kısa sürede yüzde 20'lere çıkarması zorunludur.
*
İşsizlik ölçümüyle ilgili bir başka kritize edilen nokta ise işsiz sayılmak için 4 hafta içinde iş aramanın yenilenmesi şartıdır.
Ümidini kaybedip iş aradığını belirtmeyenler (726 bin), mevsimlik işlerde çalıştığı için iş aramayan ama sürekli iş bulsa çalışmaya hazır olanlar, ev kadını, emekli, irad sahibi, öğrenci ya da özürlü, yaşlı ve hasta olduğu için iş aramayan ve diğer nedenlerle iş aramayan ama iş olsa işbaşı yapmaya hazır olanlar (1 milyon 704 bin) işsizlik rakamlarına dahil edilmiyor. Bu kişilerin sayısı ise toplam 2 milyon 431 bin kişi.
*
Özetle işsizlik; hem ulaştığı düzey hem de taşıdığı artış potansiyeli ile hükümetin önünde acil çözüm bekleyen, ekonomik olması yanında sosyal sorunları da tetikleme olasılığı içeren önemli bir sorun olarak beklemektedir.
Açıklanan ekonomik programlarda hükümetin konuya vakıf olduğu, işsizliği azaltmak için kapsamlı bir paket hazırlığı içinde olduğu bilinmektedir.

Son açıklanan işsizlik rakamları karşısında maliye bakanının “işgücü piyasası reformu artık bir zorunluluk” açıklaması hükümetin de konunun ehemmiyetinin farkında olduğunun bir başka göstergesi.

“İşsizlik her türlü kötülüğün anasıdır” diyerek bitirelim.