YazarlarHitler yaşasaydı Merkeli alnından öperdi

Hitler yaşasaydı Merkel'i alnından öperdi

Elvan Alkaya
ElvanAlkayaİnternet Yazarı
1980'li yıllarda "Almanya'nın bu kadar çok Türk'ü asimile etmesi mümkün değil” diye dönemin İngiltere Başbakanı Thatcher'e dert yanan Kohl'ün hedefi, Batı Almanya'da yaşayan Türklerin yarısının azaltmaktı. Henüz 15 yaşındayken Hitler Gençliği'ne katılan Helmut Kohl, 1990 yılında Doğu ve Batı Almanya birleşmesiyle Başbakanlık koltuğuna oturdu. Sıkı bir Katolik olan Kohl'un neonaziseviciliği; İslamofobi ve Türk karşıtlığının cinayetlerle sarmalandığı Almanya'nın 16 yılına damga vurdu.

1982 yılında Wolfenbuettel'de neonazilerin evlerini kundaklaması sonucu hayatını kaybeden anne ve 3 çocuğunun faillerinin yakalanamamasının 10. yılıydı… Hoyerswerda ile Rostock-Lichtenhagen'de gerçekleşen ırkçı saldırılarında ölen mültecilerin yanık bedeninin kokusu Almanya'ya sokaklarına yayıldı. O yıllarda bir Türk camii de kundaklandı. Ardından Köln'de yaşayan gurbetçi Türklerden Ceylan ailesine gönderilen hediye paketine yerleştirilen bomba patladı.

Neonazi bombasından bir ay önce Mölln Katliamı yaşanmıştı. İki neonazi ellerinde molotof kokteyli ile önce Ratzeburger Caddesi'nde yaşayan Türk ailelerin evini, ardından Mühlen Caddesi'ndeki Aslan ailesinin evini kundakladı. Bahide Aslan, o sırada uyuyan torunları 10 yaşındaki Yeliz ve 14 yaşındaki Ayşe ile birlikte son nefesini verdi. Katillerden Lars C. yaşı küçük olduğu için 7,5 yıl, Michael P. 15 yıl ceza aldı. Erken salınan iki katil, bugün yeni kimlikleri ile Almanya'nın koruması altında hayatlarına devam ediyor…

Mölln Katliamını 6 ay geçe, 23 Mayıs 1993'te, neonaziler Solingen'de yaşayan Amasyalı Genç ailesinin evini kundakladı. Yangında Saime Genç (4), Hülya Genç (9), Gülüstan Öztürk (12), Hatice Genç (18) ve Gürsün İnce (27) hayatını kaybetti. Mevlüde-Durmuş çifti penceren atlayarak kurtulurken, 15 yaşındaki Bekir'in ise bedeninin %36'sı yandı. Türkiye'nin AB'ye girmesine şiddetle karşı çıkan Başbakan Kohl, Solingen Katliamının yıldönümü törenine katılmadı. Bugün Solingen Katliamı'nın baş aktörü 4 neonazi Almanya'da serbestçe yaşıyor.

Neonazilerin kafasını taşla ezerek katlettiği Mahmut Kaymakçı ve sokak ortasında sopayla döverek öldürdüğü Ramazan Avcı cinayetinden 10 yıldan biraz fazla zaman geçmişti. Alman Anayasayı Koruma Örgütü 1995 raporunda ülkede 2500 neonazinin olduğu kayıt altına almış; neonaziler 45 kundaklama, 10 öldürmeye teşebbüs, 509 yaralama ve 225 mala zarar gibi saldırılara imza atmıştı. 1995 yılında Stutgart'ta ve Lübeck'te 3 Türk, 1996'da Karlsruhe'de kundaklanan binalarda 6 Türk hayatını kaybetti. Katliamların katilleri, bugün bulunamayan fail olarak Almanya'da elini kolunu sallayarak rahatça geziyor…

1988 yılında Schwandorf'ta Osman, Fatma ve Mehmet Can'ı kundaklayarak öldüren Josef Saller 12,5 yıl hapis yatmıştı. Serbest kaldığında ise yaptığından pişman olmadığını ve neonazi arkadaşlarıyla birlikte olmaktan gurur duyduğunu söylemişti. Katil Josef serbestçe 2001 noelini kutlarken, ırkçıların yeni bir kundaklamaya imza attığı katliamda Hanım Akbayrak ile on aylık bebeği Zeynep Akbayrak yanarak can verdi. Albayrak ailesini katleden katillerin kim olduğu bugün hala bilinmemektedir.

2000-2006 yılları arasında Almanya'daki 8 gurbetçi Türk'ün öldürülmesi, Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU)cinayetleri olarak kayıtlara geçti. 2005 yılında Şansölye koltuğuna oturan Merkel, cinayetlerin detaylı araştırılacağına dair söz verdi.Ancak Merkel, Hitler kırıntısı Kohl'ün manevi kızı olduğunu davalardaki derin devlet skandallarıyla ispat etti. NSU cinayetlerinin faillerinin Alman istihbarat servisi ve Anayasayı Koruma Teşkilatı ile bağlantıları ve delillerin yok edildiği ortaya çıktı. Davada tanık olacak isimler teker teker ya intihar etti ya da ölü bulundu! Soruşturmada gözaltına alınan 5 kişiden 3'ü serbest bırakıldı. NSU terör örgütünün hayattaki tek üyesi olduğu iddia edilen Beate Zschaepe ile örgüte yardım ve yataklık yapmakla suçlanan 4 kişi, 2013'ten beri hala Almanya'da yargılanmaya devam ediyor…

2008 Şubat soğuğuna kundaklamanın ateşi karışan Ludwigshafen kentinde 9 Türk can verdi. Katliam yerinden çekilen fotoğrafların birinde yangından kurtarılmak için pencereden aşağıya atılan 8 aylık Onur bebek gözüküyordu… Frankenthal Savcılığı yangının neden çıktığının tam olarak bilinmediğini belirterek, soruşturmayı durdurdu.

2012 yılında Bremen'deki kundaklamada 9'u çocuk, bir bebek toplam 31 kişinin yaralı kurtulduğu olayın faili psikolojik rahatsız olduğu için ifade vermemişti. Olaydan 6 ay sonra, 2013 yılının Mart ayına, Backnang'ta yanan evde hayatını kaybeden 7 çocuk ve bir anne damga vurdu. Yangına müdahale eden itfaiyeciler, anne Nazlı Özcan'ın cansız bedenini üzerine kapaklandığı 6 aylık Murat bebekle birlikte buldu…Stuttgart Başsavcısı Siegfried Mahler yangına binada yaşayanların dikkatsizliğinin neden olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Anneanne Hatice Özcan rapora “Yangın benim yattığım koltukta meydana gelmiş deniliyor. Neden o koltukta ben yanmadım” diye tepki gösterdi…

2015 yılında Almanya'da her 3 günde bir mülteci evi kundaklandı.Kundaklamalarda ölen olmamasından mıdır bilinmez, kimse Almanya'daki 126 kundaklamayı sorgulamadı. Aynı yıl 1000'e yakın neonazi vakası Almanya Federal Emniyet Dairesi kayıtlarına geçti. Rakam 2014 yılındaki verilerin 4 katıydı…

2017 yılının Mart ayında, yine bir Türk ailenin evinin kundaklanması haberlere düştü. Essen'de yaşayan Altuğ ailesine ait olan evde yangın meydana geldi. Olay sırasında evde olmayan ailede can kaybının yaşanmaması gönüllere su serpse de, Almanya'daki neonazi kundaklanmalarının devam ettiği şüphesini giderilemedi.

İslamofobinin ve ırkçılığın had safhada olduğu Almanya'daEylül ayında Parlamento seçimleri var.Merkel yeniden aday olacak. Kendisi şu an Türkiye'nin Almanya'ya Nazi göndermesine kızgın olduğu için FETÖ firarisi 40 NATO askerine kucak açıp, PKK'ya sokaklarında referandumda 'Hayır' propagandası yapmasına müsaade ediyor.

Bence Adolf Hitler yaşasaydı, “Aferim sana Merkel” diyerek kendisini alnından öperdi. Zira Merkel; Hitlere pabucunu ters giydirecek kudrette olduğunu bugüne kadar gösterdiği Nazi koruyuculuğu performansı ile ispat etmiştir. Neonazilerin kundakladığı evlerde çığlık çığlığa diri diri yanan Türk çocuklarının ve NSU cinayetine kurban giden Türklerin katillerini adalete teslim etmeyip; onlarca faili meçhul gurbetçi Türk cinayetlerini Başbakanlık dönemine ekleyen Merkel'in cehenneme kadar yolu var.