https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Yazarlar Emenikeyi kim vurdurdu

Emenike’yi kim vurdurdu…

Hayri Beşer
Hayri Beşer İnternet Yazarı

Alışılmadık, futboldan öte şeyler yaşandı Kadıköy’de. Özellikle Emenike’nin durumu… Çok dramatik değil miydi?

İsmail Kartal inadının yazdığı bir drama bu. Fenerbahçe topa yüzde 61 sahip olma oranıyla oynayan bir takım. Ligin en fazla pozisyona gireni, en fazla şut atanı. Lakin 19 şuttan sadece 1’ini gole çevirebiliyor. Makul ortalama ise 9 şutta bir goldür. Rakamlar da ayan beyan gösteriyor ki sarı lacivertli takım, büyük bir beceri problemi yaşıyor. Bu sıkıntının merkezindeki isim ise Emenike. Bu sebeple iyi mücadele etmesi kafi değil. O pozisyon çok daha üst düzey dokunuşları gerektiriyor. Sonuçta Emenike, hiç de fena başlamadığı maçta ilk gol kaçırma serenatıyla birlikte tribünlerden kurşunu yedi. Tam yüreğinden vurulmuş olmalı ki, sıyırıp formasını çıkmak istedi. İşte o esnada Kartal’ın yaptığı doğruydu. Oyuncunu sahnede tuttu. Ama bu sadece devre bitimine kadar sürebilecek devamlılıktı. Sözün özün daha önceki hatalı tasarruflar yüzünden Emenike-Fenerbahçe birlikteliği artık çok zora girmiştir.

REKLAM

Beşiktaş’tan bu denli kontrollü bir oyun bekleniyor muydu?

Siyah-Beyazlı takımın ilk dakikalardaki iştahı dikkat çekiciydi. Zamanla Fenerbahçe, oyunu dengeleyip hatta net pozisyonlara girmeyi başardıysa da Kadıköy formatına uygun bir futbol gösterisi yoktu ortalıkta. Bazen topun 60 saniyeden fazla Beşiktaş’ın ayağında kaldığı anlar oldu. İkinci toplar siyah beyaz ayaklara ram gibiydi. Buna rağmen Fenerbahçe savunması ilk yarıda hiç pozisyon vermedi. Egemen, kusursuzdu. Alves de çok iyiydi. Tabi ev sahibi takımın Gökhan talihsizliğini de unutmayalım. Yerine forma giyen Mehmet Topuz ise kulübe de kaybolmakta olan bir potansiyel olduğunu hatırlattı.
Fenerbahçe, ikinci yarıda pozisyon üretmekte zorlandı ama yine zorlandı. Bunun izahı nedir?
Beşiktaş, kendi sahasının ortasına kadar çekilerek takım halinde kalabalık ve kademeli savunma anlayışı uyguladı. Fenerbahçe, oyun aklı ve becerisi yüksek rakibini düşürecek tempoya yeterince çıkamadı. Aslında her oyuncu her şeyini vererek oynamaya çalıştı ama aynı şey rakip için de geçerliydi. Sarı-lacivertlileri uzaktan şutlar ya da bireysel çığırtkanlıklar sonuca götürebilirdi. Ya da Beşiktaş maçlarında olduğu gibi Musa Sow. Yine o gelenek işledi ve ikinci yarıda önemli kontra pozisyonlar bulan Beşiktaş değil, Sow’un mükemmel vuruşuyla Fenerbahçe kazandı.