YazarlarDevlet yönetiminde sivil toplum aklı

Devlet yönetiminde sivil toplum aklı

Kemal Öztürk
KemalÖztürkGazete Yazarı

Güzel bir hikâye ile başlayayım konuyu anlatmaya.

Suriye krizinden sonra en çok göç alan şehirlerin başında Gaziantep geliyor. Şehir, aldığı yoğun göçten sonra bir takım sorunlar yaşamaya başladı doğal olarak. Bunlardan biri de sokakta dilenen insan sayısının artması oldu. Çocukları, yaşlıları ile beraber dilenenlerin büyük kısmı Suriyeli görünüyordu.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Kemal Öztürk : Devlet yönetiminde sivil toplum aklı
Haber Merkezi26 Eylül 2017, SalıYeni Şafak
Devlet yönetiminde sivil toplum aklı yazısının sesli anlatımı ve tüm Kemal Öztürk yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

DİLENCİLİĞİ BİTİREN PROJE

Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Emniyet, göç idaresi, AFAD gibi devlet kurumları, birçok sivil toplum kuruluşu ile bir araya geliyor. Yapılan toplantıda şehirde dilenen insanların bir şekilde kurtarılması ve iş sahibi yapılması kararlaştırılıyor.

Belediye ve emniyet, kolluk kuvvetleri aracılığı ile gördüğü tüm dilencileri sokaktan topluyor. Sonra bu insanlara meslek edinmeleri için kurslar veriliyor. Sivil toplum örgütleri bünyelerindeki iş adamları, esnaf ve ticaret erbabına bu meslek edinen (eski) dilencilere iş vermesini sağlıyorlar. Çalışmayı kabul etmeyip, dilenciliği meslek edinenler ise sınır dışı ediliyor.

Bir seferberlik şeklinde süren çalışmalar sonunda Gaziantep sokaklarında dilenci sayısı bir anda sıfıra yaklaşıyor. Üstelik hırsızlık vb. suçlarda da azalma tespit ediliyor. Devlet kurumlarıyla, sivil örgütlerin yaptığı iş birliğinin bu güzel örneğini, hafta sonu katıldığım bir toplantıda dinledim. Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir anlattı.

ÖNEMLİ BİR AKADEMİ KURULDU

Toplantı, Türkiye’de pek örneği olmayan yeni bir çalışmayı tanıtmayı amaçlıyordu. İLKE (İlim Kültür Eğitim Derneği) adındaki sivil örgüt, Kurumsal Yönetim Akademisi kurdu. Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş’un başkanlığını yaptığı akademi, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarına, nasıl kurumsal olacaklarını, nasıl sistemli ve verimli çalışacaklarını akademik olarak öğretmeyi amaçlıyor. Son derece önemli ve faydalı bir girişim.

Aslında İLKE uzun süreden beri, yerli ve yabacı sivil toplum örgütlerine kurumsallaşma ve verimlilik üzerine eğitimler veriyordu. Bunu daha disiplinli ve sistematik hale getirmiş oldu.

Akademi bir ihtiyaç nedeniyle kuruldu. Uzun süreden beri sivil toplum örgütleriyle ilgilenen herkesin yakından bildiği gibi, kurumlarda ciddi sorunlar yaşanıyor. Özellikle devletle ilişkilerde, misyon ve vizyon konularında kurumların kendi içinde bir sorgulama dönemi yaşadığı görülüyor.

İSLAMİ STK’LARDA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM

AK Parti iktidarından sonra “İslami STK’lar” diye tanımlanan kurumların yaşadığı değişim diğerlerine oranla daha yoğun ve güçlü. Her açıdan incelemeye ve tartışılmaya değer bir konu.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğretim üyesiDoç. Dr. Lütfü Sunar, üç yıldır bu konu üzerine bir araştırma yapıyor. Yaklaşık 30 önemli STK’dan, 40 üst düzey yönetici ile yaptığı mülakatlar ve uzun araştırmalar sonunda bir rapor hazırladı. Raporun bir özetini Kurumsal Yönetim Akademisi’nin tanıtım gecesinde sundu. Basılı hali de yakında piyasaya sunulacak.

Özet raporda dikkatimi çeken önemli birkaç madde şuydu:

1. İslami STK’lar içe kapanmayı bırakıp, dışa açıldı.

2. Cemaat temelli gönüllü ilişkilerden, profesyonel ve kurumsal yapılara doğru evrildi.

3. Devlete rakip bir konumdan, devlete yardımcı bir konuma doğru bir değişim yaşandı.

Lütfü Sunar, daha geniş alanlarda bir iyileşme ve gelişme tespiti yaparken, aynı zamanda bu kurumların yaşadığı sorunları da dile getiriyor. En önemlisi kurumlar, kaynak ihtiyaçlarını hazır elde edince, toplumla derinlikli ilişkileri zayıfladı ve insan kaynakları yetiştirmede ciddi nitelik sorunları yaşamaya başladı.

Benim bir tespitim de şudur: İktidarla ilişkili STK’larda inisiyatif kullanma, akıl yürütme, artı değer üretme, denetim ve yönetim kabiliyetlerinde ciddi gerileme görülüyor.

ÜLKE YÖNETİMİNDE SİVİL TOPLUM AKLI

Ülke yönetiminde devlet aklı gibi, bir de sivil toplum aklı vardır. Devlet aklı gibi çalışmaz ama STK’lar toplumun aklını, duyarlılığını ve çalışma şeklini dışa yansıtır. Bu açıdan bakıldığında aklını, iradesini, inisiyatifini, finansal kaynaklarını devletten bağımsız, kendi elde eden kurumların, ülke yönetimine daha çok artı değer ürettiği görülmektedir.

Gaziantep’te yaşanan, resmi ve sivil kurumlarının dayanışması gibi, bir şehrin ve bir ülkenin yönetiminde STK’ların varlığını dikkate almak gerek.

İnşallah yeni seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Mevlüt Uysal ve İstanbul Valimiz, bebeklerle beraber dilenen ve hepimizin vicdanını sızlatan insanlar için benzer bir çalışma başlatırlar.

Böylece dünyaya örnek olacak bir devlet-STK işbirliği sergilemiş olurlar.