YazarlarLas Vegas, Katalonya, Erbil

Las Vegas, Katalonya, Erbil...

Nedret Ersanel
NedretErsanelGazete Yazarı

Eski Kutsal Roma İmparatoru 5’inci Charles’ın şöyle bir sözü var: “Tanrıyla İspanyolca, kadınlarla İtalyanca, erkeklerle Fransızca ve atımla Almanca konuşurum...”

Almanya’ya verilen bu ‘ayarın’, yüzyıllar sonra İspanya-Katalonya tarafından tekrarlanan bir ‘risk’ olarak Avrupa Birliği’ne sunulması, seçimlerden çıkmış Berlin’i titretiyor olmalı...

Başta bizim bölge olmak üzere terör örgütlerine, “Avrupa değerleri, demokrasi” kumaşından görünmezlik pelerinleri ör(t)en Almanya için bu durum gerçekten de dramatik...

AB harcının bir tarifi de şudur; 2. Dünya Savaşı’nı takiben Almanya’nın enerjisini Soğuk Savaş'a yönlendirerek rövanş duygularını köreltmek...

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Nedret Ersanel : Las Vegas, Katalonya, Erbil...
Haber Merkezi24 Eylül 2017, PazarYeni Şafak
Las Vegas, Katalonya, Erbil... yazısının sesli anlatımı ve tüm Nedret Ersanel yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Sovyetler’in dağılması ve iki Berlin’in birleşmesinden (1989-1990) sonra işin rengi değişti. AB, Almanya’yı kontrol edecekken, Berlin Brüksel’i sürüklemeye başladı. AB de işte girişteki tırnak içinden gönderme yaptığımız üzere, gittikçe Kutsal Roma İmparatorluğu’na benzemeye başladı. 

REKLAM

Şu doğrudur: Almanya, ekonomik, tarihi, politik ve askeri gücü bulunan bir ülke. Fazlasını da vadediyor. Şüpheli olan Berlin’in bu ağırlığı kaldırıp kaldıramayacağı. Çünkü ‘kendini kontrol edemezse’ -ki edemez- Avrupa, Avrasya, Atlantik hattı savrulur. 

Bu yüzden hayli zamandır ABD-Almanya arasında ekonomi savaşlarından karşılıklı casusluk faaliyetlerine, NATO görevlerinden politik atışmalara bir seri atışma yaşandı...

Bugün için Almanya’nın ABD’ye “daha” yakın olduğunu söyleyebiliriz ama güllük gülistanlık da değil: Almanya’da seçimler için Başkan Trump Merkel’i aradı ve “ABD ile Almanya arasında uzun yıllara dayanan bağlar var” dedi. Bu hatırlatmanın amacı, “öyle kalsın”dır.

Peki her devletin protokoller uyguladığı seçim ertesi tebrik telefonunda ne dedi? Hiç. Çünkü arama bekletildi. Medya Beyaz Saray’a sorduğunda şu cevabı aldı: “Tebrik için aramanın ne zaman yapılması gerektiğine dair çalışma yapılıyor.” Ancak 28’inde tebrik yerine getirildi.

REKLAM

AB, Fransa ve Rusya ile ilişkilerindeki dengelerin hepsi tek tek incelenmeye değer/şart olsa da, Almanya için söylenecek son tahlil, Amerika’nın askeri gücüne ve ekonomik liderliğine hâlâ “bağımlı” bir ülke olduğudur...

Kimi yorumlar seçimlerin ardından ortaya çıkan tablonun, Merkel’in politik hayatında geri sayım başlattığını söylüyor! Kuşkusuz böyle bir olasılık, Rusya’yı memnun eder zira AB diye bir şey olmadığından, ‘ABD/düşman’ zayıflar.

İşte böyle bir iklimde patlayan Katalan krizi; İngiltere’nin AB’den kopması, Trump’ın “önce Amerika” politikaları, Türkiye-AB’nin kopma noktasına değin yaklaşan gerilimlerle birleşiyor ve ‘bütün Avrupa’nın kimyasını bozma potansiyeli üretiyor.

Katalonya referandumu “Kürdistan” referandumu ile aynı konjonktüre geldiğinden, fiziken tehdit altındaki AB’nin değerlerini de rendeliyor...

REKLAM

BARZANİ’Yİ AFFEDER MİSİNİZ?

Kamuoyunun Erbil yönetimine ilişkin genel güvensizliği bilinmeyen bir sosyoloji değil. Referandum oldu bittisinden sonra da -ki Ankara, Tahran, Bağdat’a haber vermemesi bile oyunu izah ediyor- bu hissiyat kangren seviyesine yükseldi.

Ankara’nın askeri ve politik seçeneklerinin uç noktalarda bulunması algıyı zorlaştırmasın. Yani, “bir gece ansızın gelebiliriz” de doğru, “Erbil yanlıştan dönme erdemini gösterirse biz yine sahip çıkarız” da...

Mesela, “İsrail, Türkiye’nin müdahale etmesini istiyor” önermesi, “gerekeni hemen yapalım” arzusundakileri düşündürmez mi?

Veya... Referandum, Ankara-Tahran-Bağdat üçgenini yeşertti. (Genelkurmay Başkanı Tahran’a ayak basar-basmaz, İran tanklarının Kuzey Irak sınırlarına palet çevirmesi ne demek?) Cumhurbaşkanı İran’dan dönerken bu yöndeki “yol haritası” da sabitlenmiş olacak. Bu yeni durum referandum öncesi Türkiye’nin elindeki kimi olanakları yeni ortaklarla konuşmasını gerektirmeyecek mi?

REKLAM

Tereyağından kıl çekme, değişen şartlara rağmen o kazanımları korumaktır.

Yoksa-istediği kadar reel -politik dışı olsun- herhangi bir politik, askeri hedef gütmeden de Barzani yönetimi sağlam bir sopayı hak ediyor.

Konuyu bağlamadan; referandumun hem öncesinde hem sonrasında Barzani’nin tekrarladığı bir cümle kafamı kurcalıyor: “Artık ölsem de önemli değil”... Bir şey duyduğum için söylemiyorum, bir rahatsızlığı mı var?

LAS VEGAS: YÜKSEKTEN VE UZAKTAN...

Literatüre yerleşir mi bilemem ama “yüksek binalardan” ateşlenen silahların ‘gerçek tetikçileri’ hep karanlıkta kalıyor. Las Vegas da öyle ve Kennedy suikastı da Taksim vakası da öyleydi! Dahası hepsinde “devletin içi” fena kokuyordu...

Saldırı çok soru barındırıyor ve en güvenilir ağızlardan gelen bilgiler dahi aynı gün yalanlanabiliyor.

REKLAM

Emniyet güçlerinin, “terörist etkisiz hale getirildi” açıklamasının akşama doğru, “kendini vurdu”ya revize edilmesi bir şey değil ama “DAEŞ üstlendi”nin FBI tarafından “yok öyle bir şey, uluslararası örgüt yok” demesi çok şey!

Arzu ederseniz, “katil mahalleden”miş diyerek alanı iyice lokalleştirebilirsiniz ama işin aslı, “uluslararası bağlantı yok” demek “ulusal” demektir. Trump iktidarını öyle veya böyle etkileyeceği aşikâr...

Olaydan sonra Londra metrosuna yönelik bir terör girişiminin meydana gelmesini, yukarıda çizdiğimiz Almanya (ABD)-İngiltere rekabetinin “kısa mesajlaşması” sayanları dışlayamam...

Çünkü iki Berlin dün birleşmişti!