Küçük düşünmek….

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi ÖğünYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 31/07/2017, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Küçük düşünmek….

“Toplumsal” alan , küreselleşme öncesi zamanlarda ekonomik ve siyâsal alanları hem içeren hem de onlardan farkılılaşabilen bir alan olarak algılanıyordu. Yâni zannediyorduk ki; bir ekonomist olarak toplumsala bakmak mümkündü.


Bu, toplumsalın ekonomik değişkenler üzerinden “okunması” manâsına gelirdi. Benzer bir şekilde; toplumsalı, “siyâsal” değişkenler üzerinden okumak da bir siyâsal bilimcinin işiydi. Toplumsalın bir de “kültürel” tarafları vardı. Bu da kültür bilimcilerin işiydi. Toplumsalı ,en genel ve saf manâda “toplumsal” olarak okumak da sosyologların işiydi. Onlar, belki de siyâset, ekonomi ve kültür sosyologlarının çalışmalarının ileri bir sentezini yapan veyâ bu tarz çalışmalara ilhâm kaynağı olan genellemeler, soyutlamalar, perspektifler üreten bir üst-teorik dünyânın temsilcileriydi.

Küreselleşmenin az sayıdaki hayırlı taraflarından birisi de , toplumsalın teorik makaslarla istenildiği gibi kesilip biçilebilemeyeceğini; tasarımının ve daha genel olarak mühendisliğinin yapılamayacağını bize öğretmesi oldu. Bir defâ şunu anladık ki, toplumsal alanlar arasında bizim zannettiğimiz gibi aşılmaz, sızdırmaz sınırlar yoktur. Bir ekonomistin siyâsetten anlamamak; bir siyâsal bilimcinin de ekonomiden anlamamak gibi bir lüksü olamaz. Kültürbilim çalışan birisinin de ekonomi veyâ siyâset bilmeme gibi bir özürü olamaz. Ya zoru seçip; mevcutlardan da daha “bütünlüklü” (holistik) bir bakış geliştirecek veyâ işin kolayına kaçacak ve mevcutlardan daha “parçalı” (fragmante) bakışlar üretecektik. 1990’lı senelerin başlangıcındaki tablo buydu.

Pekiyi , bu epistemolojik tartışmalardan ne çıktı? Bir kere zor olanda ısrar edenler ve bu yolda çalışanlar çıktı. Meselâ I.Wallerstein ve arkadaşlarının temsil ettiği “Sistemci Okul” bunlardan birisidir. Onların modelinde ekonomi, siyâset başta olmak üzere çok sayıda “toplumsal” yapı birlikte ele alınır ve geniş bir “târihsel” düzlemde eşlendirilir. Bu okulun çalışmalarını makbûl bulmayabilir ve eleştirebilirsiniz. Meselâ A. G. Frank ve arkadaşlarının temsil ettiği ve “Sistemci Okulu” eleştiren “Bağımlılık Okulu” buna örnektir. Ama , üretilen çalışmaların çapını küçümsemeye kimsenin gücü yetmez.

Gârip olan husus bu tarz yeni makro teorilerin akademik yapılardaki karşılığı son derecede sınırlı oldu. Meselâ ne tuhaftır ki, son senelerin “gözde” akademik departmanı olan Uluslararası İlişkiler’deki müfredatlarda, Wallerstein, Samir Amin, A.G. Frank, Kojin Karatani, Perry Anderson gibi adamlar hemen hemen yok sayıldı. Bu bölümlerin kaç tânesinde mâhut Siyâsal Târih derslerinde Eric Hobsbawn okutulur acaba? Bunlar yerine “strateji-taktik” gibi görece hayli ucuz kavramlarla düşünen basitlemeci yaklaşımlar hâkim oldu.

Şurasını kabûl ediyoruz ki, dünyâ küreselleştiği evrede daha maddî bir dünyâ hâline geldi. Fâillerden çok fiiller, şahıslardan çok sistemler baskın oldu. Bunun yarattığı en ağır tahribât ahlâkîdir. Fiillerin her zaman olduğundan daha fazla can acıttığı , ama fâillerin silindiği ve sorumlu tutulamadığı bir dünyânın anlaşılması , en başta fiillerin yapısal karşılıklarının doğru anlaşılmasını gerektiriyordu. Bana öyle geliyor ki; bütünlüklü bakışlar gerektiren bu zahmetli işin hakkı verilmediği için her şeyi kültürelleştiren bir sanallığa savrulduk. Bu sanallaşmanın ilk evreleri, kabûl ediyoruz ki “şenlikli”; ama şu aralar idrâk ettiğimiz ileri evreleri ise “kanlı” geçiyor. Daha tahammülsüz ve saldırgan bir kültürel iklim de bu sanallaşmanın getirdiği taşkınlıklara işâret ediyor. Yapılar ve sistemler bastırıyor; bizler ise birbirimizin boğazını biraz daha sıkıyoruz. Bütünlükleri kurmakta ne kadar zorlanıyorsak; o kadar ayrışıyor ve saldırganlaşıyoruz. Gâliba yaşadıklarımız şu kadarını öğretti bize: Küçük önce güzel; daha sonra zehirleyicidir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026