YazarlarBen yiyemedim sen ye

Ben yiyemedim sen ye

Yaşar Süngü
YaşarSüngüGazete Yazarı

Türkiye, İran-Turan Bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve Avrupa-Sibirya Bölgesi gibi üç farklı bitki coğrafyasının kesişme noktasında yer alıyor.

Türkiye’deki bilinen bitki taksonlarının (sınıflandırma) sayısı son verilere göre 12 bine çıktı.

Endemik (yerel) takson sayısı ise yaklaşık 3 bin 750’ye ulaştı.

Bu bitkilerin büyük bir kısmı halen doğadan toplanmakta, son yıllarda doğal ortamdaki miktarları talebi karşılayamayan bazı türlerin de yetiştiriciliği yapılıyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Ben yiyemedim sen ye
Haber Merkezi05 Kasım 2017, PazarYeni Şafak
Ben yiyemedim sen ye yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


***

Gelişmiş ve zengin ülkelerde başlayan sağlıklı beslenme trendi tıbbi bitkilere olan talebi arttırdı.

Bizde de bunlar oldukça bol.

Defne ve kekik üretiminde dünyada ön sıradayız.

Doğada kendiliğinden yetişen kekik, defne, meyan kökü, ıhlamur, adaçayı, biberiye, meşe palamudu gibi ürün ihracatından geçen yıl 128 milyon dolar döviz kazandık.

REKLAM

Kekik ihracatından 45 milyon dolar, defne yaprağı ihracatından 26 milyon dolar, adaçayı ihracatından ise 5 milyon dolar döviz elde edildi.

Bunlara odun dışı orman ürünleri deniyor.

Sektörün 2023 hedefi 2 milyar dolarlık ihracat.

***

Türkiye’de iç tüketimde farklı amaçlar için kullanılan ve ticareti yapılan bitki türü sayısı 350-400 civarında ancak dış ticareti yapılan bitki türü sadece 140.

Ülkemizden yurtdışına en çok dış satımı yapılan bitkilerin başında; kekik, defne, adaçayı, anason, biberiye, çemen, çörekotu, dağ çayı, kapari, kırmızıbiber, kimyon, kişniş, mahlep, meyan kökü, nane, oğulotu, rezene ve sumak ile kardelen ve lale gibi bazı soğanlı ve yumrulu bitkiler geliyor.

Ancak ne yazık ki bunların hammadde olarak satışı yapılıyor.

REKLAM

Yani işlemeden doğadan toplayıp satıyoruz.

Bu şu demek;

Örneğin biz kekiğin hammaddesini 1 liradan satıyoruz.

Yabancı şirketler bu doğal ürünleri güzelce işleyip, ambalajlayıp dünyaya ve bize 100 liradan satıyorlar.

Oysa aynı şeyi biz yapsak, hammadde de bizde olduğu için milyar dolarlar kazanmamız işten bile değil.

***

Ancak son yıllarda ekonomik anlamda değer kazanan ve piyasa talepleri artan bazı bitki türleri kendi doğal yayılış alanları dışında da üretilmeye başlanmış.

Tarım Bakanlığı tarafından alternatif ürün kapsamına alınan Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin ilk aşamada özellikle tütün dikim alanlarında üretimi teşvik edilmiş.

Kekik üretiminde başarılı sonuçlar alınmış, ancak kekik üretimine uygun olmayan alanlarda yapılan bilinçsiz üretimler başarısızlıkla sonuçlanmış.

REKLAM

Ne demiş atalarımız; İş bilenin kılıç kuşananın.

  • Dükkan sanal, alışveriş gerçek
  • Türkiye’de internet üzerinden gerçekleşen ödeme tutarı 2011 yılında 18,7 milyar liraydı.
  • 2016 yılı itibariyle 68,4 milyar liraya ulaştı.
  • 2017 yılının ilk 6 aylık dilimindeki online alışveriş tutarı 44,4 milyar lira.
  • İnternetten kartlı yapılan ödemeler son 5 yılda 3 kattan fazla arttı.
  • 2011 yılında yüzde 8,4 olan internetten alışveriş yapanların oranının 2017 yılı itibariyle yüzde 24,9’a ulaşması bekleniyor.
  • Çarşılar, internet dünyasında çok hızlı kuruluyor.
  • Ticaret erbabına duyurulur

Açlık ve obezlik atbaşı

Dünyada 2000’li yılların başında azalma eğilimine giren küresel açlık, 10 yıllık aranın ardından tekrar tırmanmaya başladı.

Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunun tamamını doyurabilecek gıda mevcut olduğu halde 815 milyon kişi açlıkla karşı karşıya.

Dünyanın bir kısmı açlıkla mücadele ederken 640,9 milyon yetişkin de obeziteyle baş etmeye çalışıyor.

Bu sayı ise dünya nüfusunun yüzde 12,8’ine tekabül ediyor.

Dünya nüfusu içerisinde obez oranı 1980-2014 yılları arasında ikiye katlanmış.

Biriler çok yedikçe, birileri de az yemeğe mahkûm oluyor.

Denge bozuk.

Mideyi bir kapla doyurmak mümkün ama gözü kolay kolay doyuramıyorsun.

REKLAM

Çözüm tok gözlülerin sayısını artırmakta.

  • Zamandan kazandık ama…
  • Antoine de Saint- Exupéry’nin Küçük Prensi susuzluk giderici haplar satan adama;
  • “Bunları neden satıyorsun?” diye soruyor.
  • Adam zamanın tasarrufundan bahsedince, kazanılan o elli üç dakikada ne yapılacağını soruyor bu defa Küçük Prens. Adam da canının istediğini yap diyor.
  • Küçük Prensin cevabı şu: Keyfimce harcayacak elli üç dakikam olsaydı ağır ağır bir çeşmeye doğru yürürdüm.