YazarlarBiz aşık olursak bütün borsalar çöker

Biz aşık olursak bütün borsalar çöker!

Yaşar Süngü
YaşarSüngüGazete Yazarı

Ortadoğu’da petrol olmasaydı ne olurdu?

Çok güzel olurdu.

Bu bölge halkının ne dini ne dili ne kültürü ne ezilmişliği ne yoksulluğu ne de ülkelerini sömüren diktatörleri kimsenin umurunda olmazdı.

Ne İngiltere ne ABD ne Rusya ne Çin hiçbirinin gündeminde olmazdı.

Belki de Kuzey Irak’ta bir referandum kararından bile haberleri olmazdı.

Ortadoğu’da petrol olmasaydı, bugün bölge halkı bundan daha fakir bundan daha mağdur ve mazlum olur muydu?

Olmazdı.

Ortadoğu’da petrol olmasaydı bölgede diktatörler olur muydu?

Muhtemelen olmazdı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Biz aşık olursak bütün borsalar çöker!
Haber Merkezi17 Eylül 2017, PazarYeni Şafak
Biz aşık olursak bütün borsalar çöker! yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


***

Ortadoğu ülkelerini yıllardır yöneten diktatörler, ülkelerinin kaynaklarını küresel sermaye patronlarına peşkeş çekmeselerdi,

petrolden elde ettikleri gelirleri tek başlarına yemeselerdi,

REKLAM

saraylar yapmak yerine ülkelerinde evsiz barksız insan bırakmasalardı,

batıdan futbol takımı almak için harcadıkları paraları kendi halkının yetenekli gençlerinden bir takım kursalardı,

batıdan banka almak yerine, kendi ülkelerinde halkının ihtiyacını karşılayacak para vakıfları kursalardı,

petrolden elde ettikleri gelirlerle sülalece ülke ülke gezeceklerine ülkelerini güzelleştirselerdi,

ülkelerinin kaynaklarını yabancı şirketlerle paylaşmak yerine halkıyla paylaşsalardı bugün yaşıyor olurlar mıydı?

Evet.

Halklarından yıllarca çalarak batı bankalarında gizledikleri milyar dolarlar kendilerini kurtarmaya yetti mi?

Yetmedi.

Batının uşaklığını, hizmetçiliğini yapmak yerine halklarının hizmetçiliğini yapsalardı bugün ülkeleri işgal edilir miydi?

Hayır.

***

Amerikan savaş makinesini yöneten ve bugünkü işgallerin tohumunu atan adam ABD Başkan’ı Jimmy Carter.

Carter 23 Ocak 1980’de, ABD’nin Basra Körfezi’nde “Hayati çıkarları” olduğunu ve bölgeye hâkim olmaya çalışacak bir ülkeye karşı “askeri güç kullanımı da dahil olmak üzere her türlü tedbiri” alacağını açıkladı.

REKLAM

Akademisyenlerin Carter doktrini olarak adlandırdıkları bu düşünce, ABD siyasetinin temel taşı oldu.

ABD, Carter’in taahhüdüne uyarak “ hayati çıkarlarını” korumak için düzenli olarak silahlı güçlerini kullandı.

Carter, 1983’te bölgedeki 20 ülkenin çoğunda görevli 85 bin asker ve 15 bin mevcutlu ABD Deniz Kuvvetleri Beşinci Filosu’ndan oluşan Ortadoğu komutanlığı (CENTCOM) ismiyle bir ordu kurdu.

Beşinci filonun devriye gezdiği Hint okyanusu ve Hürmüz Boğazı 2012 itibarıyla dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin yapıldığı yer.

Bölgedeki 20 ülkenin dünya petrol rezervinin yüzde 60’ını doğalgazın yüzde 40’ını elinde bulundurduğunu hatırlayalım.

Bölgedeki varlığını korumak için diktatörlerle ittifak kurdu, özgürlük ve bağımsızlık isteyen siyasileri darbeyle devirdi, bölgede faaliyet gösteren bütün terör örgütlerini de silahlandırdı.

REKLAM

Bunları yaparken de halkına ve dünya kamuoyuna hep aynı yalanları söyledi: Bölgenin istikrarı ve özgürlüğü için yapıyoruz.

Oysa bunun sadece bir tek nedeni vardı; Petrol.

***

ABD bu politikasını ne zamandan beri sürdürüyor?

İngiltere’den Körfez Bölgesi egemenliğini aldığı 1945 yılından bu yana.

Japonya’ya attığı 2 atom bombası ile dünyada ağalığını ilan ettikten sonra İslam dünyasını sömüren İngiltere’de petrol rantını ABD’yle paylaşmaya razı oldu.

ABD, İngilizlerden devraldığı ağalıkla Arap ülkeleri ile ittifaka girdiğinde Yahudilerin Filistin’e göç etmesini desteklemeyeceğini söyledi.

Ancak gizli açık göçü destekledi ve 3 yıl sonra İsrail devleti resmen kurulduğunu ilan ettikten 11 dakika sonra İsrail’i resmen tanıdığını açıkladı.

REKLAM

O günden bu güne ABD siyasetinin bölgede iki temel taşı oldu; Petrol ve İsrail’in güvenliği.

***

1990 yılında Irak’ta Saddam’ı devirmeye karar veren ABD’nin başkanı George Bush, bir toplantıda, “savaş petrol için değil, katlanılamayacak hale gelen saldırganlığa karşıdır” derken senatör Bob Dole niyetlerini gizlemiyordu: Altı harf için Orta Doğu’dayız: P-E-T-R-O-L.

***

63 Müslüman ülke, adını Arakanlılara soykırımla duyduğumuz Myanmar’a bile sözünü geçiremiyorsa Trump’a ve Putin’e dayı demeye mecburuz.

***

Geçen yılın diyaloglarıyla meşhur Poyraz Karayel dizisinin Zülfikar’ı bir bölümde şöyle diyordu;

“Bu dünyayı ne yönetiyor biliyor musun?

REKLAM

Akıl ve zalimlik...

Biz kavuşursak n’olur biliyor musun?

Bütün bankalar iflas eder, bütün hisse senetleri, bonolar yanar...

Biz aşık olursak bütün borsalar çöker!

Mutlu olalım ki küresel sermaye yerin dibine batsın.”