|

Picasso tadında lokum

Son zamanlarda Avrupa'da gündemde olan Türk lokumunu Picasso'nun konsatrasyon olarak kullanmış. Türk lokumu Napolyon'un da vazgeçemediği tatlardan birisiydi.

00:00 - 11/08/2006 Cuma
Güncelleme: 20:48 - 14/08/2006 Pazartesi
Yeni Şafak
Picasso tadında lokum
Picasso tadında lokum

Geçtiğimiz ay Amerika'dan gelen misafirime dönüşünde hediye olarak baklava ve lokum aldım. Daha sonra da iade-i ziyaret yapmak üzere Amerika'ya gidişimde "Gelirken ne istersin" diye sorduğumda tereddütsüz hemen lokum istedi. Yurtdışında bizim ürünlerimizi tanıttığımızda ve tattırdığımızda lezzetine hayran kalmayan pek yok gibi. Gerçekten de iyi bir lokum nefis bir damak tadıdır.


Aslında son yıllarda misafirliğe giderken ve gelen misafirlerimize ikram ederken lokumdan daha çok şeker ve çikolata sunuluyor. İstersek bunu biraz daha lokuma doğru çevirebiliriz. Hatta içtiğimiz kahvelerin yanına güllü veya damla sakızlı lokum isteyebiliriz. Kahvenizi sade yaptırıp yanında güllü lokumla içmeyi deneyin. Eminim ki kahveyi ve lokumu daha fazla seveceksiniz.


AVRUPA'DA LOKUMUN YÜKSELİŞİ

Aslında su, şeker ve nişastadan ibaret bir yiyecek olan lokum, son birkaç haftadır Avrupa'da özellikle İngiltere'de herkesin ilgi odağı oldu. Bunun başlıca nedeni de C.S. Lewis'in romanından uyarlanan bir film. Üstelik İngiliz gazetelerinde Türk lokumunun tarihçesi, tarifleri ve çeşitleri ile ilgili yazılar yayınlandı.


Her ne kadar tarihçesinde hatalı bilgiler verilse de Türk lokumu İngiltere'nin dev süpermarketlerinde %200'lere varan satış rekorları kırıyor. Yunanistan'ın, lokumun kendi buluşları olduğuna dair iddialarına da yer veren gazeteler ünlü yazar Dickens'in kitabında da Türk lokumundan bahsedildiğini kaydetmiştir. Hatta daha öncesinde de Napolyon'un en sevdiği yiyeceklerden bir tanesinin Türk lokumu olduğunu, Picasso'nun da lokumu konsantrasyon aracı olarak kullandığını belirtmiştir.


"...Üsküdar'a gider iken bir mendil buldum,/ Mendilimin içine de lokum doldurdum./ Kâtibimi arar iken yanımda buldum..."


Bizim yıllardır dünya arenasında tanıtımını yeterince yapamadığımız Türk lokumu Disney filmleri sayesinde bir anda dünya gündemine oturuverdi. Oysa lokum, yüzyıllardır bizim kültürümüzde yaşayan bir besin. Öyle ki lokumun; sade, fındıklı, Antep fıstıklı, cevizli, bademli, Hindistan cevizli, portakallı, gül yapraklı, çilekli, limonlu, naneli, vanilyalı, zencefilli ve daha pek çok çeşidi bulunmaktadır.


Hayatımızda kimi zaman "...Üsküdar'a gider iken bir mendil buldum,/ Mendilimin içine de lokum doldurdum./ Kâtibimi arar iken yanımda buldum..." nağmeleriyle yer bulan lokum, kimi zaman da damat adayının kız beğenmeye giderken şık bir kutu içinde buluverir kendini. Eski insanların sade kahvelerini yudumlarken kahve bitene kadar emilmek suretiyle yanında aldığı lokumu biz de bu hafta köşemize buyur ettik.


Lokumun tarihçesi

Lokumun Osmanlıca rahat ul-hulküm yani boğaz rahatlatan kelimesinden türediği rivayet edilir. 15. yüzyıldan beri Anadolu'da bilinmekle birlikte, özellikle 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaygınlaşan lokum, Avrupa'da bir İngiliz seyyah vasıtasıyla 'Turkish Delight' adıyla 18. yüzyılda tanınmaya başlamıştır.


Lokumun ilk üreticilerinden sayılan Hacı Bekir Efendi 1777 senesinde Kastamonu'dan İstanbul'a ge-lerek Bahçekapı'da açtığı ufak bir dükkânda lokum vb. gıda maddelerini üretmeye başlamıştır. İki asırdan bu yana lokum üretimini başarıyla gerçekleştiren Hacı Bekir devrin padişahı tarafından da Nişan-ı Ali Osmanî ile taltif edilmiş ve sarayın şekercibaşısı olarak hizmet etmiştir.


Daha önceleri bal ya da pekmez ve un bileşimi ile yapılan lokumun 17. yüzyılda 'kelle şekeri' olarak bilinen rafine şeker ile özellikle nişastanın bulunup ülkeye getirilmesiyle yapımı ve lezzeti de değişmiştir. Günümüzde Hacı Bekir, Hafız Mustafa, Cemilzade gibi yüzyılı aşkın bir süredir lokum ve şekerleme üzerine hizmet veren halen birkaç yer mevcuttur.


LEZZETLİ SÖZLER


Evlerinin önü dutdur,

Dudun yaprağı sıkdır,

Büyük kıza oruç tutdur,

Küçük kıza lokum yutdur.

(ANONİM)

18 yıl önce