• En güzel Cuma Mesajları ve güncel resimli Cuma mesajları sözleri!
  • Meteoroloji'den Giresun'a yağış uyarısı! - Hava Durumu
  • Kredi Notu Sorgulama Öğrenme Findeks Kredi Notu Ücretsiz Nasıl Hesaplanır?
  • UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın rakipleri! Maç Takvimi!
  • Galatasaray’ın rakipleri hangi takımlar? Rakipleri tıkla öğren!
  • Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu!
  • Lice'de terör saldırısı: 1 şehit! - Diyarbakır Haberleri
  • e-okul girişi nasıl yapılır? E-okul VBS lise nakil sonuçları ekranı!
  • Fenerbahçe Moussa Sow'u Al Ahli FC kulübüne sattı! -Spor Haberleri
  • TRT Spor canlı izle – Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi Rakipleri hangi takımlar?
  • PFDK'dan kulüplere ceza yağdı! İşte PFDK kararları ve cezaları!
  • Benzine indirim yapıldı! Peki benzin fiyatları ne kadar?
  • Son dakika İstanbul haberleri - Gaziosmanpaşa'da doğalgaz patlaması!
  • Dolar ne kadar? 27 Ağustos döviz kuru fiyatları
  • Kapalıçarşı'da altın çeyrek altın ne kadar? İşte altın fiyatları!
  • Osmaniye’de elektrik kesintisi - Osmaniye Haber
  • Hatay’da elektrik kesintisi - Hatay Haber
  • Vizyondaki filmler! Bu hafta Vizyona girecek filmler hangileri?
  • Muğla'da trafik kazası: 1 ölü, 1 yaralı - Muğla Haber
  • Manisa Haber - Manisa'da trafik kazası: 2 yaralı
  • YSK seçim takvimi beli oldu!
  • Kısa Cuma mesajları, resimli Cuma mesajları, en güzel Cuma sözleri
  • Fenerbahçe Atromitos maçı saat kaçta hangi kanalda?
  • Antalyaspor Fenerbahçe maçı ne zaman saat kaçta?
  • Adana Namaz Vakitleri
  • Adıyaman Namaz Vakitleri
  • Afyon Namaz Vakitleri
  • Ağrı Namaz Vakitleri
  • Aksaray Namaz Vakitleri
  • Amasya Namaz Vakitleri
  • Ankara Namaz Vakitleri
  • Antalya Namaz Vakitleri
  • Ardahan Namaz Vakitleri
  • Artvin Namaz Vakitleri
  • Aydın Namaz Vakitleri
  • Balıkesir Namaz Vakitleri
  • Bartın Namaz Vakitleri
  • Batman Namaz Vakitleri
  • Bayburt Namaz Vakitleri
  • Bilecik Namaz Vakitleri
  • Bingöl Namaz Vakitleri
  • Bitlis Namaz Vakitleri
  • Bolu Namaz Vakitleri
  • Burdur Namaz Vakitleri
  • Bursa Namaz Vakitleri
  • Çanakkale Namaz Vakitleri
  • Çankırı Namaz Vakitleri
  • Çorum Namaz Vakitleri
  • Denizli Namaz Vakitleri
  • Diyarbakır Namaz Vakitleri
  • Düzce Namaz Vakitleri
  • Edirne Namaz Vakitleri
  • Elazığ Namaz Vakitleri
  • Erzincan Namaz Vakitleri
  • Erzurum Namaz Vakitleri
  • Eskişehir Namaz Vakitleri
  • Gaziantep Namaz Vakitleri
  • Giresun Namaz Vakitleri
  • Gümüşhane Namaz Vakitleri
  • Hakkari Namaz Vakitleri
  • Hatay Namaz Vakitleri
  • Iğdır Namaz Vakitleri
  • Isparta Namaz Vakitleri
  • İstanbul Namaz Vakitleri
  • İzmir Namaz Vakitleri
  • Kahramanmaraş Namaz Vakitleri
  • Karabük Namaz Vakitleri
  • Karaman Namaz Vakitleri
  • Kars Namaz Vakitleri
  • Kastamonu Namaz Vakitleri
  • Kayseri Namaz Vakitleri
  • Kırıkkale Namaz Vakitleri
  • Kırklareli Namaz Vakitleri
  • Kırşehir Namaz Vakitleri
  • Kilis Namaz Vakitleri
  • Kocaeli Namaz Vakitleri
  • Konya Namaz Vakitleri
  • Kütahya Namaz Vakitleri
  • Malatya Namaz Vakitleri
  • Manisa Namaz Vakitleri
  • Mardin Namaz Vakitleri
  • Mersin Namaz Vakitleri
  • Muğla Namaz Vakitleri
  • Muş Namaz Vakitleri
  • Nevşehir Namaz Vakitleri
  • Niğde Namaz Vakitleri
  • Ordu Namaz Vakitleri
  • Osmaniye Namaz Vakitleri
  • Rize Namaz Vakitleri
  • Sakarya Namaz Vakitleri
  • Samsun Namaz Vakitleri
  • Siirt Namaz Vakitleri
  • Sinop Namaz Vakitleri
  • Sivas Namaz Vakitleri
  • Şanlıurfa Namaz Vakitleri
  • Şırnak Namaz Vakitleri
  • Tekirdağ Namaz Vakitleri
  • Tokat Namaz Vakitleri
  • Trabzon Namaz Vakitleri
  • Tunceli Namaz Vakitleri
  • Uşak Namaz Vakitleri
  • Van Namaz Vakitleri
  • Yalova Namaz Vakitleri
  • Yozgat Namaz Vakitleri
  • Zonguldak Namaz Vakitleri
  • Cuma Namazı Vakitleri
  • Bayram Namazı Vakitleri
  • Sivil anayasa: Kişisel hak ve özgürlükler

    Darbeden bugüne Türkiye hem normalleşmiş hem de demokratikleşmiştir. Sivil anayasa artık bir zorunluluktur. Bu yapılırken temel hak ve özgürlükler içerisindeki kişisel hak ve özgürlükler de aynı sivil anlayışla düzenlenmelidir

    Doç. Dr. Hakan Taşdemir 00:00 Temmuz 17, 2007 Yeni Şafak

    Sivil anayasa: Kişisel hak ve özgürlükler

    Fotoğraf: Yeni Şafak
    Kişisel hak ve özgürlükler, insan haklarının en eski ve en önemli kısmını oluşturmaktadırlar. Bu haklar, birinci kuşak haklardır ve klasik haklar olarak kabul edilmektedirler. Kişisel haklar, siyasal haklarla ayrılmaz bir bütündürler ve bu sebeple, “kişisel ve siyasal haklar” diye birlikte anılmaktadırlar.

    Kişisel ve siyasal hak ve özgürlükler, insan hakları belgelerinden sonra anayasalarda da kendile-rine yer bulmuşlardır. Devletler anayasalarının “temel haklar ve özgürlükler” başlıkları altında vatandaşlarının sahip olduğu hak ve özgürlükleri düzenlemişlerdir.

    Demokratik ülkelerin temel hak ve özgürlüklere değer ve yer verdiği görülmektedir. Bu ülkelerin siviller tarafından yapılmış ve özgürlükçü anayasalara sahip oldukları da bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla, ileri/gelişkin anayasaların nitelikleri arasında demokratik, sivil ve özgürlükçü olmak önemli yer tutmaktadır.

    Modern anayasaların temel hak ve özgürlükleri, özelde kişisel hak ve özgürlükleri düzenlemesi incelendiğinde şu hususlara rastlanılmaktadır: Bu anayasalar temel hak ve özgürlükleri, anayasanın ilk bölümüne veya temel niteliklerden sonraki ikinci bölüme koymuşlardır. Böylece temel hak ve özgürlüklere verilen değer, ona anayasada verilen yerle de gösterilmiştir.

    Modern anlayışta, temel hak ve özgürlükler bütün olarak ele alınmaktadır. Bunun sonucu olarak, temel hak ve özgürlükler; kişisel, siyasal ve ekonomik hak ve özgürlükler olarak üçe ayrılmaksızın vatandaşlara tanınmaktadır. Bu husus, haklar arasında hiyerarşik ve başka ayrımların kabul edilmediğini göstermektedir.

    HAKKIN ANLAMI VE İÇERİĞİ

    Modern anayasalarda sadece hakkın kendisi ve kapsamı ifade edilmektedir. Hak ve özgürlük, sade bir şekilde belirtimekte, herkes tarafından anlaşılması kolaylaştırılmakta ve anlayış/yorum farklılıklarına sebep olabilecek açıklama ve bilgilerden kaçınılmaktadır.

    Modern anayasaların büyük çoğunluğunda hakların kullanılmasının kısıtlanmasına ilişkin hükümler bulunmamaktadır. Bu konudaki çok az düzenlemede (örn. Finlandiya Anayasası madde 23, İsviçre Anayasası madde 36) ise, bu kısıtlamaların çok sıkı kurallara bağlı olarak yapılacağı düzenlenmektedir. Örneğin, kısıtlama için olağanüstü durum, kanunla yapılma, hak ve özgürlüklerin özüne dokunmama, vb birçok koşul öngörülmektedir.

    Buna karşılık, modern anayasalarda, hak ve özgürlüklerin nasıl hayata geçirileceği ve korunacağı düzenlenmiştir (örn. Finlandiya Anayasası madde 22, İtalya Anayasası madde 28, İsviçre Anayasası madde 35). Ayrıca, devlet yetkililerine, bu konuda görev ve sorumluluklar düştüğü ifade edilmektedir.

    Bu anlatılanlar çerçevesinde, 1982 Anayasası'nın sivilleştirilmesi kapsamında, kişisel hak ve özgürlükler konusunda yapılacak saptama ve önerlerin bazıları şunlardır:

    En başta, 1982 Anayasası temel hak ve özgürlükleri ifade ederken hakkın yanına ödevi de eklemektedir. Bu husus, ödevleri hakkın önüne geçirebilmektedir. Bu sebeple “hak ve özgürlük” demekle yetinilmeli, “ödev” kelimesi kullanılmamalıdır. 1982 Anayasası, hak ve özgürlükleri uzun, detaylı ve anlaşılması zor şekilde ifade etmiştir. Bu çerçevede, lüzümsuz ve teferruat nitelikli birçok husus yer almıştır. İlk önce, temel hak ve ödevlerin başına genel hükümler konulmuştur. Burada hakların niteliği, sınırlanması, kötüye kullanılamaması, durdurulması ve yabancıların durumu gibi birçok detay yer almaktadır.

    HAK VE ÖZGÜRLÜKLER NET TANIMLANMALI

    İkinci olarak, hak ve özgürlükler; kişisel, sosyal ve ekonomik ve siyasi haklar ve ödevler olarak 3 bölüm altında ele alınmıştır. Bu sebeple, oldukça uzun bir metin ortaya çıkmıştır. Kısaltılması yerinde olacaktır.

    Hak ve özgürlüklerin basit ve sade olarak ifade edilmesi gerekirken Anayasamızda buna uygun hareket edilmemiştir. Zira, Anayasa'da, ilk önce, hakların ne olduğu ve kapsamı belirtilmiştir. Ardından bu hakkın neye/nelere aykırı olamayacağı ve neyi/neleri kapsamadığı belirtilmiştir. Hakkın istisnaları da aynı maddede yer almıştır. Maddeler hakkın ne sebeplerle ve nasıl kısıtlanacağını da düzenlemişlerdir. Böylece hakkın özünün anlaşılması zorlaşmıştır.

    Anayasa'nın bazı maddelerinde, o hakka ilişkin hususların kanunlarla düzenleneceği belirtilmektedir. Bundan vazgeçilmelidir. Zira, bu ifadeler, kanunun Anayasa'nın önüne geçtiği düşüncesini doğurabilmektedir. Bu sebeple, Anayasa'daki bazı haklardan çok onu kısıtlayan kanun hükümleri kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bunun çarpıcı örneği olarak, Anayasa'daki düşünce ve ifade hürriyeti (25 ve 26. madde) pek bilinmezken, bunu kısıtlayan Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi oldukça geniş kesimlerce tanınmaktadır.

    Her hakkın kısıtlama sebep/lerinin ayrı ayrı maddelerde belirtilmesi yerine genel bir hakların kısıtlanması maddesi düzenlenmesi uygun olacaktır. Bu madde çok sıkı şartlara bağlanmalı ve istisnai olmalıdır. Genel/esas anlayış, hak ve özgürlüklerin varlığı ve onların korunması olmalıdır.

    Anayasa, hak ve özgürlüklerin kullanılmasını kolaylaştıran düzenlemeler yapmalı ve bu konuda yasama, yürütme, yargı ile kamu görevlilerine sorumluluk vermelidir. 1982 Anayasası sivil bir anlayışın ürünü ve sivil bir anayasa değildir. Bu Anayasa, anarşinin zirveye tırmandığı ve bunu önlemek için yapılmış bir askeri müdahale ortamında hazırlanmıştır.

    Darbenin üzerinden 30 yıla yakın süre geçmiş ve Türkiye hem normalleşmiş hem de demokratikleşmiştir. Bu sebeple, sivil bir anayasanın yapılması konusunda vakit kaybedilmemelidir. Bu yapılırken temel hak ve özgürlükler, bunun içerisinde kişisel hak ve özgürlükler de aynı sivil anlayışla düzenlenmelidir.

    * Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi

      Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Şafak Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

      İrlandalı turist konuştu
      HABER

      İrlandalı turist konuştu

      Böyle satıcı görmediniz
      HABER

      Böyle satıcı görmediniz

      Nusaybin'de hendekler kapatılıyor
      HABER

      Nusaybin'de hendekler kapatılıyor

      Galatasaray'ın rakipleri belli oldu
      SPOR

      Galatasaray'ın rakipleri belli oldu

      İş yerine kurşun yağdırdı
      HABER

      İş yerine kurşun yağdırdı

      Para vermeyen babasının otomobili yaktı
      HABER

      Para vermeyen babasının otomobili yaktı

      Teröristler sivillere saldırdı: 1 ölü
      HABER

      Teröristler sivillere saldırdı: 1 ölü

      Başbakan Davutoğlu Türkeş'le görüşüyor
      HABER

      Başbakan Davutoğlu Türkeş'le görüşüyor

      Trabzon'un yıldızı taraftarla buluştu
      SPOR

      Trabzon'un yıldızı taraftarla buluştu

      Polise bombalı tuzak
      HABER

      Polise bombalı tuzak

      Sivil anayasa: Kişisel hak ve özgürlükler

      Darbeden bugüne Türkiye hem normalleşmiş hem de demokratikleşmiştir. Sivil anayasa artık bir zorunluluktur. Bu yapılırken temel hak ve özgürlükler içerisindeki kişisel hak ve özgürlükler de aynı sivil anlayışla düzenlenmelidir Kişisel hak ve özgürlükler, insan haklarının en eski ve en önemli kısmını oluşturmaktadırlar. Bu haklar, birinci kuşak haklardır ve klasik haklar olarak kabul edilmektedirler. Kişisel haklar, siyasal haklarla ayrılmaz bir bütündürler ve bu sebeple, “kişisel ve siyasal haklar” diye birlikte anılmaktadırlar.

      Kişisel ve siyasal hak ve özgürlükler, insan hakları belgelerinden sonra anayasalarda da kendile-rine yer bulmuşlardır. Devletler anayasalarının “temel haklar ve özgürlükler” başlıkları altında vatandaşlarının sahip olduğu hak ve özgürlükleri düzenlemişlerdir.

      Demokratik ülkelerin temel hak ve özgürlüklere değer ve yer verdiği görülmektedir. Bu ülkelerin siviller tarafından yapılmış ve özgürlükçü anayasalara sahip oldukları da bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla, ileri/gelişkin anayasaların nitelikleri arasında demokratik, sivil ve özgürlükçü olmak önemli yer tutmaktadır.

      Modern anayasaların temel hak ve özgürlükleri, özelde kişisel hak ve özgürlükleri düzenlemesi incelendiğinde şu hususlara rastlanılmaktadır: Bu anayasalar temel hak ve özgürlükleri, anayasanın ilk bölümüne veya temel niteliklerden sonraki ikinci bölüme koymuşlardır. Böylece temel hak ve özgürlüklere verilen değer, ona anayasada verilen yerle de gösterilmiştir.

      Modern anlayışta, temel hak ve özgürlükler bütün olarak ele alınmaktadır. Bunun sonucu olarak, temel hak ve özgürlükler; kişisel, siyasal ve ekonomik hak ve özgürlükler olarak üçe ayrılmaksızın vatandaşlara tanınmaktadır. Bu husus, haklar arasında hiyerarşik ve başka ayrımların kabul edilmediğini göstermektedir.

      HAKKIN ANLAMI VE İÇERİĞİ

      Modern anayasalarda sadece hakkın kendisi ve kapsamı ifade edilmektedir. Hak ve özgürlük, sade bir şekilde belirtimekte, herkes tarafından anlaşılması kolaylaştırılmakta ve anlayış/yorum farklılıklarına sebep olabilecek açıklama ve bilgilerden kaçınılmaktadır.

      Modern anayasaların büyük çoğunluğunda hakların kullanılmasının kısıtlanmasına ilişkin hükümler bulunmamaktadır. Bu konudaki çok az düzenlemede (örn. Finlandiya Anayasası madde 23, İsviçre Anayasası madde 36) ise, bu kısıtlamaların çok sıkı kurallara bağlı olarak yapılacağı düzenlenmektedir. Örneğin, kısıtlama için olağanüstü durum, kanunla yapılma, hak ve özgürlüklerin özüne dokunmama, vb birçok koşul öngörülmektedir.

      Buna karşılık, modern anayasalarda, hak ve özgürlüklerin nasıl hayata geçirileceği ve korunacağı düzenlenmiştir (örn. Finlandiya Anayasası madde 22, İtalya Anayasası madde 28, İsviçre Anayasası madde 35). Ayrıca, devlet yetkililerine, bu konuda görev ve sorumluluklar düştüğü ifade edilmektedir.

      Bu anlatılanlar çerçevesinde, 1982 Anayasası'nın sivilleştirilmesi kapsamında, kişisel hak ve özgürlükler konusunda yapılacak saptama ve önerlerin bazıları şunlardır:

      En başta, 1982 Anayasası temel hak ve özgürlükleri ifade ederken hakkın yanına ödevi de eklemektedir. Bu husus, ödevleri hakkın önüne geçirebilmektedir. Bu sebeple “hak ve özgürlük” demekle yetinilmeli, “ödev” kelimesi kullanılmamalıdır. 1982 Anayasası, hak ve özgürlükleri uzun, detaylı ve anlaşılması zor şekilde ifade etmiştir. Bu çerçevede, lüzümsuz ve teferruat nitelikli birçok husus yer almıştır. İlk önce, temel hak ve ödevlerin başına genel hükümler konulmuştur. Burada hakların niteliği, sınırlanması, kötüye kullanılamaması, durdurulması ve yabancıların durumu gibi birçok detay yer almaktadır.

      HAK VE ÖZGÜRLÜKLER NET TANIMLANMALI

      İkinci olarak, hak ve özgürlükler; kişisel, sosyal ve ekonomik ve siyasi haklar ve ödevler olarak 3 bölüm altında ele alınmıştır. Bu sebeple, oldukça uzun bir metin ortaya çıkmıştır. Kısaltılması yerinde olacaktır.

      Hak ve özgürlüklerin basit ve sade olarak ifade edilmesi gerekirken Anayasamızda buna uygun hareket edilmemiştir. Zira, Anayasa'da, ilk önce, hakların ne olduğu ve kapsamı belirtilmiştir. Ardından bu hakkın neye/nelere aykırı olamayacağı ve neyi/neleri kapsamadığı belirtilmiştir. Hakkın istisnaları da aynı maddede yer almıştır. Maddeler hakkın ne sebeplerle ve nasıl kısıtlanacağını da düzenlemişlerdir. Böylece hakkın özünün anlaşılması zorlaşmıştır.

      Anayasa'nın bazı maddelerinde, o hakka ilişkin hususların kanunlarla düzenleneceği belirtilmektedir. Bundan vazgeçilmelidir. Zira, bu ifadeler, kanunun Anayasa'nın önüne geçtiği düşüncesini doğurabilmektedir. Bu sebeple, Anayasa'daki bazı haklardan çok onu kısıtlayan kanun hükümleri kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bunun çarpıcı örneği olarak, Anayasa'daki düşünce ve ifade hürriyeti (25 ve 26. madde) pek bilinmezken, bunu kısıtlayan Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi oldukça geniş kesimlerce tanınmaktadır.

      Her hakkın kısıtlama sebep/lerinin ayrı ayrı maddelerde belirtilmesi yerine genel bir hakların kısıtlanması maddesi düzenlenmesi uygun olacaktır. Bu madde çok sıkı şartlara bağlanmalı ve istisnai olmalıdır. Genel/esas anlayış, hak ve özgürlüklerin varlığı ve onların korunması olmalıdır.

      Anayasa, hak ve özgürlüklerin kullanılmasını kolaylaştıran düzenlemeler yapmalı ve bu konuda yasama, yürütme, yargı ile kamu görevlilerine sorumluluk vermelidir. 1982 Anayasası sivil bir anlayışın ürünü ve sivil bir anayasa değildir. Bu Anayasa, anarşinin zirveye tırmandığı ve bunu önlemek için yapılmış bir askeri müdahale ortamında hazırlanmıştır.

      Darbenin üzerinden 30 yıla yakın süre geçmiş ve Türkiye hem normalleşmiş hem de demokratikleşmiştir. Bu sebeple, sivil bir anayasanın yapılması konusunda vakit kaybedilmemelidir. Bu yapılırken temel hak ve özgürlükler, bunun içerisinde kişisel hak ve özgürlükler de aynı sivil anlayışla düzenlenmelidir.

      * Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi

      Sivil anayasa: Kişisel hak ve  özgürlükler

      Yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hakim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.

      SON DAKİKA

      #title#