![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
İhanetle eş değerHenüz kimseler fark etmiyor, edenler de etrafın duymasını istemiyor, ama şu gerçeği artık görmek zorundayız: Geçtiğimiz hafta yaşanan bir dizi garip ekonomik olay yüzünden ülkemiz epey fakirleşti; bu fukaralığı hepimiz kendi ölçeğimizde paylaşacağız... Hazinenin o pek övünülen döviz rezervleri eridi; borsada işlem gören şirketlerin değeri yerlerde sürünüyor; elinde hisse senedi, bankada Türk lirası hesabı bulunanların parası pula döndü. Ekonomik ölçekler de yerle bir oldu: Bir yıl boyu kabul edilebilir sınırlara düşsün diye her türlü fedakârlığa katlandığımız enflasyon yeniden azdırıldı; faizler akıl almaz oranlara çıktı. Bu gelişmenin sayılarının 81 olduğunu bu vesileyle öğrendiğimiz bankalardan hangisini beyaz bayrak çekmeye mecbur bırakacağını önümüzdeki günlerde hep beraber öğreneceğiz. Bildiğimiz bir şey var: Eriyen dövizleri karşılayacak miktarda yabancı sermaye veya dış kredi girdisi olmaz, ya da eldeki para eden değerleri (sözgelimi Telekom'u) acele elden çıkartamazsak, Türk ekonomisi geçtiğimiz bir haftanın getirdiği sıkıntılardan uzun bir süre kurtulamayacak... Daha fakirleşen bir Türkiye tablosu çizmemize yol açan bu gelişme neden yaşandı? Bu sorunun mâkul bir cevabını hemen verebilmek mümkün görünmüyor. Bu sonucu getiren bir dizi yanlış karar ortada; o yanlış kararların ardında da böyle ortamlarda mutlaka kaçınılması gereken panik hali yatıyor, bunu da biliyoruz. Ancak yine de, akla gelen bütün sebepleri yanyana koyduğumuzda, "Neden?" sorusuna tatmin edici bir cevap bulmamız mümkün olmuyor... Böyle ortamlarda hep yaşandığı gibi durumdan komplo teorileri üretenler de çıkıyor. Cumhuriyet gazetesi, "Bunalımda dış bağlantı senaryoları" başlığı altında verdiği bir haberde, olayı, son zamanlarda çeşitli ağızlardan çıkan Batı karşıtı açıklamalar ve Kıbrıs konusundaki meydan okuyucu tavırla irtibatlandırdı. Kaçan paranın 'yabancı' olması bu ihtimali bütünüyle gözardı etmemizi engelliyor; kriz Türkiye'nin dış etkilere ne kadar açık olduğunu zihinlere iyice soktu. Doğru mudur bilemeyiz; ancak ekonominin kötü yönetimi ile yabancıların ders verme niyetli para çekme işlemi yanyana konulduğunda yaşanan panik hiç değilse biraz anlam kazanabiliyor. Ama bütünüyle değil. Ayrıca, kriz sırasında IMF'nin, sonrasında da ABD'nin sergilediği 'anlayışlı' ve destek çıkan tavırlar karşısında, dış etki senaryolarının epey zayıfladığını da kabul etmemiz gerekiyor... Her zaman açıklayıcı olamasalar bile, mâkulün izahta yetersiz kalması durumlarında senaryolara başvurmakta bir mahzur yoktur. Bu sebeple, ekonomik krize anlam kazandıracağını umduğum bir senaryoya da ben yer vereceğim... Senaryonun temelinde, kendi dışındaki dinamiklerin güdümündeki, yolsuzluklarla mücadele amaçlı 'temiz eller' kampanyasından, hükümetin etkili unsurlarının tedirgin olduğu varsayımı yatıyor. Bu varsayıma varmamızı sağlayan bazı verilere sahibiz elbette. Bu unsurların bazısı kampanyanın kendi kapılarına dayanabileceği endişesindeler; bazısı ise başka hiçbir türlü çözülmeyecek hükümetin sonunu getirebileceği endişesiyle kampanyayı belli sınırlar içinde tutma çabasında. (ANAR'ın dün açıklanan araştırmasından, bu iki ihtimali, kamuoyunun da ciddiye aldığı görülüyor.) İlk elde pek anlaşılamayan zamansız Batı'ya meydan okuma uluslararası alanda çıkacak bir krizin skandalları gölgeleyebileceği düşüncesine dayanıyor olabilir; özellikle Başbakan Bülent Ecevit'in Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini içine sindiremediğini de hesaba katarsak, o çıkışlar bir anlama kavuşabiliyor... İstenilen sonucu almanın yolu olarak uluslararası alanda yapay krizlere bel bağlayanlar, kendi kontrollarında çıkacak sınırlı bir ekonomik krizin de hedefe ulaştıracağını düşünmüş olabilirler... "İşte gördünüz, iş dünyasının kelepçeli görüntülerle tedirgin edilmesi piyasalara güveni zedeliyor" denilmesine imkân sağlayacak kontrollü bir kriz... Ancak, doğru çıkması durumunda ihanetle eşdeğer bu senaryoda, iki krizin bir arada yaşanması, bunu tasarlayanların kontrolü ellerinden kaçırmalarına yol açmışa benziyor... Sebep ne olursa olsun sonuç ortada: Banka soygunları adlarını ezberlediğimiz bazı açgözlüler yüzünden fakir kaldığımızı iyice gösterdi; kriz ise fakirliğimizi biraz daha koyulaştırdı... Yazık, bu ülkeye gerçekten yazık...
fkoru@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|