YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan


  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Bilgin'in siyasi manevrası

Önce Park Holding'in sahibi Turgay Ciner'in, Sabah Gazetesi'nin yarısını aldığı haberi geldi. Daha sonra devlet Etibank'a el koydu. Arkasından, kimileri tarafından methiyeler düzülen, bir "ödeme planı" balonu ortaya atıldı. Ve son olarak, Dinç Bilgin medya dünyasındaki bütün varlığını üçlü bir konsorsiyuma devrettiğini açıkladı. Ancak ne olduysa ondan sonra oldu. Bilgin'in veda yazısının yayınlandığı gün Sabah Grubu, böyle bir satışın olmadığını açıkladı. Arkasından Bankacılık Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel, "Bizim iznimiz olmadan böyle bir satış olamaz" diye bir açıklama yaptı. Bütün bu gelişmeler doğal olarak "Neler oluyor?" sorusunu gündeme getirdi.

Konuyla ilgilenen kişilerle konuştuk. Kimse söz konusu satışın gerçekçiliğine inanmıyor. Onlara göre; bu olay siyasi bir manevra. Ve bu manevranın arkasında "bir siyasi partinin" yönlendirmesi var. Burada tek doğru şeyi Bankacılık Üst Kurulu söyledi. Böyle bir satış onların izni olmadan gerçekleşemezdi.

Peki, şimdi ne olacak? Kim doğru söylüyor? Dinç Bilgin gerçekten medya dünyasından çekildi mi? Çekildiyse Sabah Grubu bunun tam tersini içeren açıklamayı neden yaptı? Acaba Bilgin, işlerin kötü gittiğini anlayınca son bir manevrayla kendini kurtamaya mı çalıştı? Birileri bu sorulara cevap verirse çok iyi olacak.

Önal, batırdığını itiraf ediyor

Hemen hemen her gün gazete sütunlarında Devlet Bakanı Recep Önal'ın açıklamalarıyla karşılaşıyoruz. Son günlerde bu açıklamalar içinde en meşhur olanı "Kamu bankalarının şu kadar zararı var" açıklaması. Bakan'ın açıkladığı ve açıklamadığı bazı noktalar üzerinde durmak istiyorum;

Önal'ın açıklamalarına göre, Ziraat ile Halk Bankası'nın görev zararları toplamı yıl sonu itibariyle 20.2 milyar dolar olacak. Bu zararın 8 katrilyon liralık kısmı, yani 12 milyar doları Ziraat'e, 8 milyar doları da Halk Bankası'na ait. Ziraat Bankası'na, görev zararına mahsuben bu yıl ödenen yaklaşık 1 katrilyon lira ile daha önce ödenen 500 trilyon lira da dahil edilecek olursa bu rakam 9.5 katrilyon liraya yani 14 milyar dolara ulaşıyor.

Hükümet bir yandan Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) 4 katrilyon lira almak için uğraşırken, kamu bankaları ile birlikte bankaların Türk ekonomisine yüklediği fatura 40 milyar dolar. Ziraat ve Halk Bankası'nın 20 milyar dolar, Emlak ve Vakıfbank'ın zararı da 10 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. El konan bankaların yüklediği 10 milyar dolarlık zararı da hesaba katınca 40 milyar dolara ulaşıyorsunuz.

Gelelim işin en püf noktasına; bu zararın neredeyse yüzde 75'i son iki yılda, yani şimdiki hükümet döneminde meydana geldi. Bu nedenle Sayın Bakan Önal'ın, ortaya çıkan görev zararlarının miktarı ile ilgili açıklamaları bir yana bırakıp, zararın nedenlerini ve sorumlularını ortaya çıkarması gerekiyor. Yoksa değişen hiçbir şey olmayacak? Zararlar katlanarak büyüyecek.

Telekom kime peşkeş çekilecek?

Son günlerde piyasalardaki dalgalanma haberlerinin yanısıra ekonomi sayfalarında Türk Telekom'un özelleştirilmesiyle ilgili haberleri de ibretle izledik. Bundan önce GSM 1800 lisans ihalesi döneminde oldukça ilginç açıklamalar yaparak kamuoyunun gündemine gelen Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, son günlerde de Türk Telekom ihalesi ile ilgili çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Yaptı yapmasına da, yine her zaman olduğu gibi eksik yaptı. Bakan Öksüz, "Türk Telekom'un bir holdinge peşkeş çekilmeye çalışıldığını, Telekom'un, gerçek değerinin çok altında bu holdinge verileceğini" öne sürdü.

Şöyle bir düşününce; "Koskoca Bakan. Hem de bu işlerle birebir ilgilenen bir Bakan. Bilmediği bir şey olsa çıkıp böyle konuşur mu?" diye kendi kendinize soruyorsunuz. Ancak Sayın Bakan bir yerde yanlış yapıyor. Türk Telekom'un peşkeş çekileceğini söylediği holdingin ismini açıklamamakla büyük hata yapıyor. Peşkeş çekileceğini söylediği Türk Telekom'un, özelleştirilmesiyle ilgili kararnameye imza atan Sayın Bakan şimdi ne söyleyecek çok merak ediyorum doğrusu. Kısacası Bakan Öksüz'ün, töhmet altında kalmaması için bütün bildiklerini açıkça söylemesi gerekiyor.


4.ARALIK.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Murat Kelkitlioğlu

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...