![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Fiyat pazarda oluşur"Tek parti zihniyeti"nin belirleyici olduğu "Üçlü" koalisyon hükümetinin elinde, bütün kesimleriyle ekonomi, patlamaya hazır bir bombaya dönüştü. Devlet'in "94" yılındaki finansal krizi aşmak için, bankalardaki mevduata sınırsız garanti vermesinin finans sistemini böylesine sarsacağını kimse düşünmemişti. Mevduata verilen "garanti" toplanan tasarrufların hileli yollardan banka sahiplerinin, sermayesiz şirketlerine aktarılmasına büyük bir hız ve yoğunluk kazandırdı. Finans kesimini altüst eden "güvensizlik" ve "ilkesizlik" özel kesimle birlikte, kamu kesiminin ekonominin gerçeklerinden uzak, "pazar"a müdahalerinden kaynaklanıyor. Fiyatlar pazarda oluşur. Devlet kapalı kapılar ardında belirlediği fiyatı pazarda geçerli kılmaya kalkarsa, pazarın hassas dengesini bozmakla kalmaz, soygunlarla birlikte haksız kazançları da çığ gibi büyütür. Ekonomi teorisinde en çok tartışılan konuların başında pazarın yapısı ve işleyiş düzeni gelir. "Soğuk savaş" döneminde dünya pazar ekonomisi taraftarları ve karşıtları olmak üzere iki büyük gruba bölünmüştü. Bir taraf "pazar" ekonomisini kutsallaştırırken, diğer taraf da "planlı" ekonomiyi kutsallaştırdı. Oysa keremet "pazar" ya da "plan"da değil, "dürüstlük" ve "şeffaflık"tadır. Dayatmacılığın olduğu yerde gizlilik, gizliliğin olduğu yerde de haksızlık vardır. Haksızlıkla ilkesizlik elele gider. Ayrıca pazarın oldukça hassas ve karmaşık bir yapısının olduğunu herkes bilir. Haksız kazançları büyütmek için pazara müdahale etmeye kalkanlar, farkında olmadan pazarın çok hassas olan yapısını düzeltilemeyecek bir biçimde bozarlar. Vurgun peşinde koşan banka "yönetici"leriyle açgözlü tasarruf "sahip"leri, pazarın kurallarını ayaklar altına alarak sınırsız garanti veren "devlet"le elele verirse, yalnızca Türkiye'nin değil, bütün dünyanın "finans" kesimini krize sokarlar. Kaynak dağıtım kararları, "pazar"a değil de kendilerini ülkenin sahibi gibi gören "politika"cılara bırakılırsa, milyarlarca dolar, "yüksek faiz" peşinde koşan tasarruf sahipleriyle, "sıfır maliyetli fon" arayan bankacıların kasasına gider. Anadolu'da denildiği gibi: "Para sokaktan toplanmaz." Çünkü para bağ ve bahçede yetişmez. Hileli yollardan para kazananlar, topladıkları paranın altında kalırlar. Dünyanın her yerinde para ürün ve hizmet üretiminden kazanılır. Kim üretim yapmadan, paradan para kazanmaya kalkarsa, kendisiyle birlikte bütün bir toplumu da dinamitler.
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|