![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Taktik sorularFenerbahçe, iyi kapanan bir rakip bulunca ve de duygusal olarak maça doğru hazırlanmadığı için ağır bir bedel ödeyebilirdi. Dün gece biraz silahları olan bir takım olsaydı, Fenerbahçe'yi safdışı bırakabilirdi. Ama Erzurumspor, edi-budu sınırlı, yapacağı şeyler de çok kısıtlı bir takım olduğu için, -üstelik- seyircisinin arkadan durmaksızın ittiği bir takıma karşı kazanamazdı. Fenerbahçe ilk 30 dakikada hakem Mutlu Çelik'in yorum hatalarının da desteğiyle, sadece bir golle kurtuldu. İkinci hafta üst üste yine bir sarı karttan yırtan Mustafa Doğan ve avantaj uygulamalarındaki taraflılık, Fenerbahçe'nin işine yaradı hep. Fakat oyun oynama sıkıntısı çeken Fenerbahçe, hünerli ayaklarının bireysel marifetleriyle maçı kıvırdı. Derseniz ki, "Önemli olan 3 puan", derim "Tamam!..." Derseniz ki, "Futbol kalitesi", derim "Başka kapıya!.." İlk yarı biterken, çok kritik bir dakikada golü bulup Fenerbahçe'yi soyunma odasına sağlıklı gönderen Rapaiç, gol dışında hiç yoktu. Yusuf'un ise neden yalnış toplar kullandığı ve rakip olmayan bir alanı niçin beklediği taktik sorulardandı. Sol kanatta çizgi yerine kaleyi tercih eden Baliç'in de niye maç seçtiğini sorarsam; sanıyorum, en kritik taktik sorulardan birini sormuş olurum. Özetle, dün gece 3 puanı Mustafa Denizli'nin taktiği veya Fenerbahçe'nin hırsı kazanmadı. Sadece Fenerbahçe taraftarı Erzurumspor'u yendi.
uaktan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|