![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Düşünce özgürlüğünü kim geliştirecek?Hükümet Avrupa Birliği (AB)'ne üyelik sürecini önemsediğini göstermek için konuyu gündemine aldı ve bu süreçte yapılması gerekenleri belirleyerek kamuoyuna duyurdu. Kamuoyuna duyurulan metinde bir husus özellikle dikkat çekiyordu: Hükümet AB sürecinde yapılması gerekenlerle ilgili bir karar almış değildi, sadece yapılması gerekenlerin altını çiziyordu. Yani ortada hükümetin aldığı bir karar yoktu! Bunu nereden mi çıkarıyorum? Hükümetin açıkladığı metindeki cümlelerin nasıl bittiğine dikkat ettiniz mi? Sanıyorum gözünüzden kaçmıştır. Yetkili bir kurulun bir konuda aldığı karar cümlesi nasıl bir fiil kipiyle biter? Mesela "hiç kimse okullara başörtüsüyle girmeyecek" cümlesi bir karar cümlesidir. Kesinlik ve yapılması gerekeni, ilgililerin uymaları gereken hususu ifade etmektedir. Buna karşılık "hiç kimse okullara başörtüsüyle girmemeli" cümlesi ise bir kararı değil bir isteği, talebi ve arzuyu ifade eder. Hükümetin metnini yeniden bir kez daha gözden geçirdim. Bakın her bir paragrafın bitiş kelimesi nasıldır? "hızlandırılmalıdır", "yer almalıdır", "yapılmalıdır", "yasalaştırılmalıdır", "tedbirler alınmalıdır", "yapılmalıdır", "kurulmalıdır", "ağırlık verilmeli", "kurulmalıdır", "hızlandırılmalıdır", "oluşturulmalıdır", "uygulanmalıdır", "gösterilmelidir", "sonuçlandırılmalıdır"... Görüldüğü gibi ortada hükümet tarafından alınmış bir karar yok. Sadece yapılması gerekenlerle ilgili bir arzu, istek ve talep var. Oysaki hükümet bir karar merciidir. Karar almalı ve derhal uygulamaya aktarmalı! Yapılması gerekenlerle ilgili olarak "...yapılmasına karar verilmiştir" demesi gerekirdi. Ortada bir karar ve kararlılık olmasa da, hükümetin yapılması gerekenlere işaret etmiş olması bile önemli bir gelişme olarak kabul edilmelidir. Bunu hükümetin yapılması gerekenleri belirlemesi çabası olarak değerlendirebiliriz. Dolayısıyla bundan sonraki çalışmalarda alınması gereken kararlar hususunda bu metin yol gösterici olabilir. Mesela hükümet diyor ki "düşünce ve anlatım özgürlüğü geliştirilmelidir." Bu önemli bir merhaledir. Demek ki hükümet, toplumun bu yöndeki taleplerini, ihtiyaçlarını ve ısrarlı isteklerini değil AB sürecinin gerekli şartlarını dikkate alarak böyle bir hedef belirlemiş bile olsa bu önemli bir gelişmedir. Demek ki hükümet de Türkiye'de düşünce ve anlatım özgürlüğünün geliştirilmesi gerektiğine inanmakta, böyle bir arzuyu izhar etmektedir. Hükümetin bu istek cümlesi eğer bununla ilgili bir karar ve irade arkasından gelmezse fazla bir anlam ifade etmeyecektir. Zaten ülkemizde herkes böyle bir ihtiyacı dile getirmektedir. Ne var ki karar mercilerinde olanlar bu isteğin gerçekleştirilmesi yönünde bir çaba göstermemektedirler. Bu hedefin gerçekleştirilmesi için "düşünce ve anlatım özgürlüğü"nü kısıtlayan yasal ve kurumsal yapılar ve düzenlemeler belirlenip bunların ortadan kaldırılması yönünde bir karar alınır, bu yönde bir çaba gösterilirse hükümetin bu sözü bir anlam kazanabilir. Hükümet programlarına, koalisyon protokollerine bakıldığında bu türden isteklere, "...malı, ...meli" kipiyle kaleme alınmış cümlelere rastlarız. Ama hiçbiri gerçekleşmez. Bu sebeple heyecanlanmaya gerek yok; hükümetin bu son "arzular" metnine ihtiyatla yaklaşmakta yarar var. Eğer bunlarla ilgili bir karar ve çaba söz konusu olursa hem seviniriz, hem de alkışlarız.
ddursun@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|