![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Altan abi CHP'ye ombudsman olsunHasan Fehmi Güneş, "Yüzü emeğe dönük, altı ok ilkelerinden taviz vermeyen parti yaratmak için yola çıktık" diyor, "Çabamız delegeler tarafından takdir edilecektir." O iş bitti Hasan Bey, geçmiş ola... Dünya yeni bir çağa, yeni bir üretim tarzına, yeni ilişkiler düzenine evriliyor. 30'ların bağa gözlük, melon şapka, haki potin, patiska boyunbağı kullanılan bozkır Ankara'sı yok artık. Zülfü Livaneli biraderimin de belirttiği gibi, "dünya değişiyor." Kendisi değişmemiştir, hâlâ övünerek dünya liderleriyle teşrik-i mesaisini anlatmaktadır, hâlâ kendisini CHP için yegâne kurtarıcı saymaktadır ama, dünya değişiyor. Siz de değişin. Gerçekte halkın partisi olmayı deneyin. Zor değil... Evet, önümüzdeki günlerde CHP'de kurultay var. Yine hırgür, yine hizip çekişmeleri, yine fraksiyon kavgaları. Hasan Fehmi Güneş bayrak açmış, "CHP sol bir parti olmalıdır" diyor. Altan abi bu işi kıvıramadı. Gereğinden fazla demokrat. Altı oku sahiplenemiyor. Partiyi ufak ufak sağa kaydırıyor. İşte bu gidişe "dur" diyor Hasan Fehmi Güneş. Genel başkanlık için yarışacakmış. Olur... Demek ki marjinallerin, sonradan görme burjuvaların, tırmak kemiren devrimcilerin, şizofreniye tutkun aristokratların partisi kalmaya devam edecekler. Peki, Altan abi ne diyor? Altan Öymen... "Ağabeyliğimi sürdürüyorum. Kurultayda benimle kucaklaşmak isteyen kardeşlerimi kucaklayacağım. Kucaklanmak istemeyenler, kendileri bilir." Kucaklanmak istemeyenlerden biri de Sefa Sirmen. O da aday olacakmış. Deniz Baykal ise Pazartesi'ni bekliyor. Altan abi "gel" derse, gelip adaylığını açıklayacak. İki kesim çarpışacakmış kurultayda. "Altan abi-Deniz Baykal" kliğiyle, kendilerine "solcu" diyen Hasan Fehmi Güneş kliği. Deniz Baykal kazanırsa, Altan abi de Erdal İnönü gibi otomatikman ombudsmanlığa yükselecek. Bakalım kurultay, Hasan Fehmi Güneş'in dediği gibi "yüzü emeğe dönük" bir genel başkan çıkarabilecek mi? 28 Şubat sürecinde bir anda ilkeler unutulmuş, dünya görüşünün üzerine kalın bir çizgi çekilmiş, "sosyalizm", "artı değer", "eşit paylaşım" gibi laflar bir kenara itilmişti de hani... Bakalım... Resmî ideolojinin "ulus devlet" formatını ne zaman atacaklar? Ne zaman "artı değerin paylaşımı"nı esas alan gerçek bir "halk partisi" olacaklar? Sanayi devriminin getirilerini "üretimden kopuk" bir biçimde Türk halkına asker sopasıyla dayatmanın "devrimcilik"le bir alakası bulunmadığını, gerçek devrimciliğin üretimsizliğe, verimsizliğe, adaletsizliğe karşı savaşmak olduğunu bakalım ne zaman anlayacaklar... Yanlışlığın kendilerinde mi, temsil ettikleri sınıfta mı, yoksa "solculuk", "ilericilik" adına sarıldıkları o kokuşmuş "bozkır ideolojisi"nde mi olduğunu bakalım ne zaman kavrayacaklar? Bekliyoruz... Göreceğiz...
meyavuz@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|