YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Siyah, beyaz ve gri

 
MHP, Türkiye'deki milliyetçi hareketin yönünü değiştirecek hareketliliklerin merkezinde siyasetle ilk kez çıplak bir biçimde temas ediyor.

 

Devletin her alanda belirleyici olmasından yakınan çevrelerin, işlerin bir başka şekilde yoluna koyulabilmesi için zaman zaman öne sürdükleri tekliflerin kayda değer özellikleri çok sınırlı oluyor. Yakınanlar, yakınmalarını giderecek bir teklifler dizisinin sahibi olarak çıkmıyorlar ortaya. Sadece devletin şimdiye kadar yaptıklarını yapmaması gerektiğini dillendirip duruyorlar.

Bir tek sermaye çevreleri yakındıkları konularda önü sonu düşünülmüş teklifleri uygun zamanlamayla sıralayabiliyor. Bunun dışında talepler dillendiren çevreler ise sadece negatiflikleri vurgulayarak pozitif sonuçlar elde etmeye çalışıyorlar. Fakat bu da işin tabiatı icabı sonuç alıcı olmuyor.

Öcalan hakkında verilen kararın ertelenmesinin ardından Kürt sorunu ile ismi özdeşleşmiş olanlardan süreçle ilgili ciddi bir değerlendirmenin gelmemesi dikkat çekici. Ankara'da yapılan ve yeni durumu değerlendiren toplantı ise dinleyenleri epey sıkmış ve biraz da şaşırtmışa benziyor. Yeni dönemle birlikte ortaya gelecek gelişmelerin ekonomik yoksulluk ve siyasal baskı altındaki insanlara dönük ne gibi iyileşmeler getireceğinden çok, yeni döneme dair siyasal liderlik tartışmaları hakim renk olarak ortaya çıkmış daha çok. Böylece, devletin siyaseti baskılamasından yakınanların, Öcalan'ın beyanlarını aşan bir durum değerlendirmesi yapmaktan çok uzağa düşerek kendi kendilerini başka baskılara gönüllü soktukları görülüyor.

Benzer durumlar siyasetin bütün alanları için de geçerli.

Gelinen noktada eleştirilere konu olsa da, arkasına farklı destekleri alsa da, MHP, Türkiye'deki milliyetçi hareketin yönünü değiştirecek hareketliliklerin merkezinde siyasetle ilk kez çıplak bir biçimde temas ediyor. Üstelik bu temas Kürt sorunu üzerinden gerçekleşiyor. Birçok etkenin zorlamasıyla olsa da MHP "kendine rağmen geldiği" bir noktada siyasetin sadece oyunlarıyla değil dinamikleriyle de etkileşim içine giriyor. Bu noktada, yakın zamana kadar MHP'nin politikalarından haklı olarak rahatsızlık duyanların, milliyetçi hareketin yeni temas noktaları üzerinden girdiği yeni alanın değerlendirmesi üzerine söyleyebildikleri çok sınırlı. İşin garibi milliyetçi hareketin gidişatından kendini sorumlu hisseden isimlerin değerlendirmeleri, MHP'nin içinde olduğu etkileşim sistemi ve bu doğrultuda MHP'ye atfedilenlerin çok gerisinde.

Bütün bunlar, siyasetten bunca çok bahsedilmesine rağmen siyasal düşünce üretiminin ne derece kısır olduğunu gösteriyor ülkemizde. Bu kısırlık en çok da devletin eleştirildiği noktadan sonrasına dair söylenenlerde gösteriyor kendini.

Devletin siyasallaşmasını eleştirenler, devletin siyasetten çekilmesini talep ederek bitiriyorlar değerlendirmelerini. Fakat yıllardır bu yapılmasına rağmen ne devlet siyasetten çekiliyor, ne de siyaset anlamlı bir performans sergileyebiliyor. Devletin siyasallaşma kararlılığına rağmen ortaya çıkan siyasetin yeniden devreye girme zamanları ise hep gözden kaçırılıyor.

Şimdi Türk milliyetçiliğinin ve Kürt milliyetçiliğinin siyaset üzerinden girdiği temas bu alanlardan biri ve çok önemli, ama yine gözden kaçıyor. Milliyetçi bakışların siyah ve beyaz algısına rağmen, bu algıların etkileşimi ile gri bir alan uç veriyor. Ama bu gözden kaçırılıyor.

Oysa gözden kaçan bu alanlar, siyasete kendini yeniden düzenleyip devlet yönetiminde yetke kullanımına yeniden kavuşabileceği birçok seçeneği ortaya sunuyor. Bu merkez sağı ve solu da ilgilendiriyor ve aslında onlara asıl yeni dinamikler veriyor. Üstelik böylesi zamanlarda devlet bütün gücüyle sahnedeyken, "siyaset" bir varlık gösterebilme imkanına kavuştuğu için siyasallaşmanın doğru güzergâha çekilebilmesi daha anlamlı olabilecekken, siyah ve beyaza ayarlanmış siyasal bakış, gerçek siyasetin rahmi olan bu "gri" alanları göremiyor...

Bütün bu temas alanlarına rağmen siyaset susuyor. Susturulmaktan yakınan legal siyasetin unsurlarının, konuşmanın en mümkün olduğu zamanda susmalarını affetmek artık ihtimal dahilinde değil.


19 OCAK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ömer Çelik

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...