T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

A K T Ü E L

Çalınan hayatlar

"O gece bebeğimin iri siyah gözleriyle bakışlarım buluştu, ancak ne olduğunu anlayamadan kaybettim Berkant'ımı" diyen acılı baba iki yıldır depremde kaybettiği oğlunu arıyor.

Deprem bölgesindeki bazı anne ve babalar, felaketin şokunu 17 Ağustos gecesinin yıkıcılığı ile yaşamaya devam ediyor. Çünkü onlar canlarından çok sevdikleri çocuklarını kaybettiler o gece. Aradan 2 yıl geçmesine rağmen evlatlarını bulma umudunu kaybetmeyen aileler, devletten yardım bekliyorlar. Ahmet Dolucan adlı depremzede de Gölcük'te 4 yaşındaki oğlu Berkant'ın yıkıntılar arasından çıkarılışını görmüştü. Bir an bebeğinin iri siyah gözleri ile bakışları buluşmuş, yüreğinden taşan sevinci yaşamaya fırsat bulamadan Berkant'ı kaybolmuştu.

Çocuk hırsızları mı çaldı?

Berkant, acaba yardıma muhtaç felaketzedelerin organlarını ameliyat masasında çalan mafyanın eline mi düşmüştü? İşte bu soru yiyip bitiriyor Ahmet Dolucan ve aynı kaderi paylaşan aileleri. "Devlet, kayıp çocukların bulunması için genelge çıkardı ama bu çaba yeterli olmadı" deyen kayıp yakınları, "Yalnız deprem bölgesinde değil, ülkenin her köşesinde çocuklarımız aranmalı. Tüm sivil toplum kuruluşları da bizlere yardım elini uzatmalıdır" diyorlar.

Yalova, yazlıkçıları arıyor

Yazlık sitelerin yoğun olduğu Yalova'da, sitelerin yıkılmasıyla, en büyük sorunu esnaf yaşıyor. Esnaf, şehir sakinlerinin yazlıkçılar ve emeklilerden oluştuğunu, yaşanan göç nedeniyle, büyük maddi sıkıntıya düştüklerini belirtiyorlar. Diğer bölgelerin tersine Çınarcık sahilleri, ise depremden iki yıl sonra bile cıvıl cıvıl. Yazlıkçılar her yıl olduğu gibi yine sahilleri doldurmuş.

Devlet yardıma el koydu

Deprem bölgesinde konuşulan isim Veli Göçer'den sonra MHP Gümüşhane Milletvekili Bedri Yaşar. MHP'li Yaşar, bin 22 deprem konutun ihalesi aldı. Konutları bitiremeyen ve işleri kötü gidince icralık da olan Yaşar, 11 trilyonluk istihkakı kaptırmamak için işlerini yakınları adına kurduğu şirkete devretti. Yaşar'ın, Dünya Bankası kredili deprem konutları ihalesinde 11 trilyonluk oyunu ortaya çıkması depremzedelerin büyük tepkilerine yol açtı.

Aynı tarihte ihalesi yapılan ve yapımına başlanan deprem konutları tamamlanırken, Yaşar'ın sahibi olduğu "Evren Yapı Malzemeleri İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayii Limited Şirketi" aldığı bin 22 konutun inşaatının ancak yüzde 65'ini tamamladı. Bu sürede işleri iyi gitmeyen Yaşar, Toplu Konut İdaresi'nden istihkak alacağını kurdukları ikinci bir şirkete aktardı. Böyle, alacaklılara gitmesi gereken 11 trilyon Yaşar'ın çalışanları ve yakınları adına kurduğu "Ankara Beton AŞ" kasasına girdi. Deprem felaketinin ardından toplanan paralara devlet tarafından el konulmasını da eleştiren depremzedeler, "Bu paralar deprem bölgelerine aktarılsaydı tüm sorunlarımız ortadan kalkardı" diye konuşuyorlar.

Felaketler sıraya girdi

Marmara'yı vuran 17 Ağustos depremi, çarpık yapılaşmayı durduramadı. Belediye ve bakanlıkarasındaki uyumsuzluk nedeniyle, yeni yerleşim çalışmaları tezatlara sahne oluyor. Yalova'nın merkezinde belediye, üç katın üstünde yapılaşmaya izin vermezken, devlet altı katlı hasarlı binaya onarım kredisi veriyor. Buna, depremi rant haline getiren mühendisler de eklenince yeni felaketlerin şimdiden sıraya girdiğini görüyoruz.

Deprem tüccarları

Bölgede, hasarlı binaların onarımı da büyük bir rant pazarı oluşturdu. Bakanlık, hasarlı binaları ağır, orta ve hafif olmak üzere sınıflandırırken, orta hasarlıların da onarılmalarına izin verdi. Çok sayıda vatandaş, binalarını onararak kurtaracağı düşüncesiyle tadilat hizmeti veren bürolarla anlaşarak, onarım çalışmalarına başladı. Şehir Plancıları Odası'na göre, onarım çalışmaları tüccar pazarlığına dönüştü. Yalova'da mühendislerin onarmak istemedikleri orta hasarlı binalar için şehir dışından gelenler fiyat kırarak onarım işlerini gerçekleştiriyorlar.

Resmî daireler bilmece

Deprem bölgesindeki, kamu binaları da onarılmayı bekliyor. Kocaeli'ndeki 20'si ağır, 35'i orta ve 155'i hafif, Sakarya'da 44'ü ağır, 50'si orta, 105'i hafif, Bolu'da 4'ü ağır, 9'u orta, 23'ü hafif, Yalova'da 18'i ağır, 12'si orta, 4'ü hafif, Düzce'de de 16'sı ağır, 44'ü orta ve 106'sı hafif hasarlı eğitim kurumları bulunuyor.

Bölgedeki resmî daireler ise tam bir bilmece. Resmî dairelere işi düşenleri herkes başka bir yere gönderiyor. Sakarya Valiliği konteynırlara taşınmış. Sağlık Ocağı, Nüfus Müdürlüğü, Kızılay Kan Merkezi, Tapu Sicil Memurluğu hepsi konteynırlarda halka hizmet vermeye çalışıyor. Gölcük'te de durum bundan farksız değil.

En büyük miras işsizlik

Depremin geride bıraktığı en büyük miras ise işsizlik. Depremzedeler, yeni iş sahaları açılmasını isterken, kalıcı konutların ticaret ve sanayi merkezlerinden uzak olması herkesi kara kara düşündürüyor. Depremde çok sayıda işyeri yıkılırken, açık olan dükkanlar da alım gücünün azalması nedeniyle iş yapamamaktan şikayetçi. Valiliklerin, işsizlik sorununu çözmek için açtığı inşaat kursları ise ilgi görmedi. Parklarda, kahvehane köşelerinde günlerini geçirmeye çalışan depremzedeler, işsizlik sorununun çözülmesini bekliyorlar.
BİTTİ

 
'Demir Kilise' Haliç'e kayıyor
19. yüzyılın sonlarında Viyana'da prefabrike olarak üretildikten sonra Haliç kıyısına monte edilen ve "demir kilise" olarak da adlandırılan tarihi Sveti Stefan Bulgar Kilisesi, Haliç'e kayıyor. Kilise hakkında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Yüksek Mühendis Mimar Prof. Dr. Mete Tapan ile Yüksek Mimar Hasan Kuruyazıcı tarafından inceleme yapılarak "Bir Yapı Monografisi" isimli kitap hazırlandı. Çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Mete Tapan, "Binanın çevresinde ve özellikle kazıklara oturmayan bölümlerinde Haliç'e doğru büyük bir kayma söz konusu" dedi. Kaymaların üst yapıyı da etkilediğini, kilisenin batı ve doğu cephesinde yırtılmalar olduğunu, bu çatlak ve yırtılmaların 2-3 santime ulaştığını anlatan Prof. Dr. Tapan, "Bu binanın deneyim sahibi uzmanlar tarafından en kısa sürede onarılması lazım. Bu İstanbul'un kültür mirası açısından çok önemli" diye konuştu.
Haliç'in dibi ranza ve masa dolu
Balıkadamlar Spor Kulübü bünyesinde kurulan Sualtı Arama Kurtarma Grubu (SAKUT), her türlü hava ve su koşulunda dalış yaparak arama-kurtarma faaliyetini gerçekleştiriyor. Caddebostan Balıkadamlar Spor Kulübü'nde İnkılap Obruk başkanlığında çalışan SAKUT, 16 özel eğitimli dalgıçla tehlikeli sularda dalış yapıyor. 45 metre derinliğindeki Haliç'in 3-4 metre üst su tabakasının bulanık olduğunu ifade eden Obruk, şöyle konuştu: "Haliç'in yüzeyden 15 metre altındaki su temiz. Üstten ışık almadığı için bu temiz suda görüş mesafesi ışıkla 7-8 metre. Dipte ise 20 santimetre çamur var. Dipte büro masaları, hastane ranzaları, sandal gibi değişik malzemeler bulunuyor. Bunlar balıklara yuva olmuş."

17 Ağustos 2001
Cuma
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED