T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

E K O N O M İ

Ne dediyse tersi oldu

Bakanlık koltuğuna oturduğu tarihlerde, "Bakan olmasam, paramı TL'ye yatırırım" diyen Devlet Bakanı Kemal Derviş'e inananlar zararlı çıktı.

Ankara'da "döviz oyunu" oynanıyor... Döviz rezervleri artan Merkez Bankası, dövizdeki dalgalanmalara müdahale etmiyor. Merkez Bankası'na ve Hazine'ye takas işlemi karşılığında, döviz ve faizlerin düşürülmesi sözü veren bankalar da, bu sözlerinde durmuyor. Dövizdeki dalgalanmayı engellemeyen Merkez Bankası, "batıyoruz" diyen TOBB'u döviz toplayarak, döviz kurlarını sıçratmakla suçluyor. Dolar kurunun 1 milyon 300 bin lira seviyesindeyken, "Bakan olmasam TL'ye yatırım yapardım" diyen ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Derviş'e inananlar ise haliyle yine zarar ediyorlar.

Bakan'a da inanamazsak!

Hükümetin hazırladığı ekonomik program ve IMF'nin direttiği kanunların Meclis'ten geçmesinin ardından "Yaz sonunda ekonomi düzelmeye başlar" diyen Kemal Derviş, bu konuda da isabet kaydedemedi. Derviş, önceki gün yaptığı açıklamada ekonominin ancak 15 ay içinde düzelebileceğini itiraf etmek zorunda kaldı.

Yine Bakanlık koltuğuna oturduğu tarihlerde, "bakan olmasam, paramı TL'ye yatırırım" diyen Kemal Derviş'e inananlar da zararlı çıktı. Bakan Derviş'in, bu açıklamayı yaptığı sırada dolar 1 milyon 200 bin seviyesindeydi. Derviş'in açıklamalarına rağmen dolar 1 milyon 400 bin sınırına kadar dayanıp, geri dönmüştü.

Ekonomiden sorumlu bakanın dolarla ilgili hiçbir tahmini tutmazken, tam aksine Derviş'in "döviz düşecek"," TL'ye yatırım yapan kazanır" dediği anlarda, dolar yükselişe geçti, TL'nin inişi ise sürdü.

Uzmanlara göre döviz kurlarında yaşanan dalgalanmadan, Merkez Bankası da bankalar da kârlı çıktı. Merkez'in talebi kısarak enflasyonun düşük çıkmasını sağlamak ve döviz rezervlerini yükseltmek için, döviz kurlarını müdahale etmediği belirtiliyor.

Döviz rezervleri arttı

Döviz kurlarına müdahale etmeyerek, bankaları ve reel sektörü döviz kurlarını yükseltmekle suçlayan Merkez Bankası'nın, döviz rezervlerinin 1.4 milyar dolar atması dikkat çekti. 3-10 Ağustos 2001 tarihleri arasında 17 milyar 593 milyon dolar olan bankanın döviz rezervleri, 10 Ağustos'ta 18 milyar 964 milyon dolara çıktı.

Bankalar da suçlandı

Merkez Bankası yetkilileri, reel sektör temsilcilerinin yanında dövizdeki dalgalanmaların başta yabancı bankalar olmak üzere bazı özel bankaların spekülatif alımlarından kaynaklandığını da öne sürdü. Devlet Bakanı Derviş'in, bankaların spekülatif hareketlerini engellemek için, bu bankalara murakıp gönderdiği belirtiliyor.

Bakan trilyonluk oyuna seyirci

Döviz kurunda yaşanan her dalgalanmayla kapısına kilit vuran işletmelerin sayısı artarken, Devlet Bakanı Kemal Derviş sadece bakmakla yetiniyor, Ankara'da ise trilyonluk "döviz oyunu" oynanıyor. Ekonomi kulislerinde konuşulanlara göre, döviz kurlarında haftabaşında yaşanan dalgalanma da spekülatif hareketlerden ortaya çıktı. Döviz kurlarının belirlenmesinde etkili olan tüm kurumların adeta dövizle dans ettiği belirtildi. Merkez Bankası ise haftabaşından itibaren tekrar yükselişe geçen döviz kurlarına müdahele etmek yerine, piyasada oluşan aşırı dalgalanmanın Türkiye'nin en büyük örgütü TOBB'un döviz toplamasından kaynaklandığına ilişkin haber sızdırdığı belirtildi.

 
Kriz depremden beter
Tüm Marmara Bölgesi'ni etkileyen ve binlerce binayı kullanılmaz hale getiren deprem bile ekonomiye son iki krizin verdiği hasar kadar zarar vermedi.
Ankara'da dolara yasak
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, üyelerine 'dövizle ticaret yapma yasağı' getireceklerini ve uymayanları cezalandıracaklarını söyledi.
Dolar hızını kesti borsa yükselişte
Dolardaki yükselişin durdulması amacıyla, MB yöneticilerinin, özel bankalarla çözüm arıyışına girmesi doların hızını kesmesine neden oldu.
Oral: Vergi indirimi olmayacak
Maliye Bakanı Sümer Oral, reel sektörün ısrarla üzerinde durduğu vergi indiriminin program gereği sözkonusu olmayacağını söyledi.
Dalgalı değil, yükselen kur!
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Başkanı Nejat Koçer, dalgalı kur değil, yükselen kur sistemi uygulandığını savunarak, "Dalganın ileriye gittiği gibi, geriye çekilmesi de olmaz mı? Türkiye'de kur, sürekli yükseliyor. Dalga bunun neresinde? Eğer bunun adı dalgalı kur ise bu dalgada yüzecek babayiğit yok" dedi. Koçer, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin nereye olduğu bilinmeyen bir yöne doğru gittiğini, 6 aydan beri ekonomik kriterlerin yerine konulamadığını, ticaret kurallarının işlemediğini, 1.5 milyon liraya dayanan doların ise Şubat ayına göre yüzde 120'ye varan oranda yükseldiğini ve sıkıntıların kriz olmaktan çıkıp, kaosa doğru sürüklendiğini vurguladı. "Reel sektör olarak yüzde 25-30 arasında devalüasyon bekliyorduk, yüzde 120'lere varan devalüasyonu hiç beklemiyorduk. Ama buna rağmen ekonomik kriz bitirilemedi" diyen Koçer, "İşadamları ve sanayiciler, ne yapacaklarını bilemez duruma geldiler" dedi.
17 Ağustos 2001
Cuma
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED