T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Demirel'in sözleri Çankaya'ya dokundu!..

Vah Demirel vah.. Bu hallere düşecek politikacı mıydı?

"Sabah"ta, Nuriye Akman'a "gerçekten önemli" bir demeç vermiş..

Bu demeçte hem Mesut Yılmaz'ı, hem "Hükûmet"i, benzetmiş..

Ayrıca, Cumhurbaşkanı Sezer'i de, "Anayasa'yı işletmemekle" suçlamış..

Bravo Nuriye Akman'a!..

İyi konuşturmuş Demirel'i.. Bilmem kaçıncı Cumhurbaşkanı, eteğindeki bütün taşları dökmüş..

Ama "Sabah", bu önemli açıklamalara, 1'inci sayfasında, tek sütûn bile yer ayırmamış.. Götürmüş, 21'inci sayfaya atmışlar Demirel'i..

Haklılar Sabah'çılar..

Devletle çözmeleri gereken bunca problemleri varken, "eski devlet"i büyütecek halleri mi var..

Ya, demokrasi mücadelesi için kendisini feda etmeye hazır olan Mesut Yılmaz, kızarsa Demirel'in sözlerine?

Neyse.. Zaten gazetecilik böyle birşey oldu.. Sermaye sahibi Kartal'da, yönetim Nişantaşı'nda, akıllar da Ankara'da..

Gelelim, Demirel'in Nuriye Akman'a söylediklerine..

Sabah önemsemese de, Çankaya önemsemiş Demirel'in söylediklerini.. Dün hemen bir açıklama yapıldı..

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Tacan İldem, Sezer adına şunları söyledi..

-Koalisyona ortak bir siyasi partinin liderinin (Mesut Yılmaz) yaptığı, ancak diğer koalisyon ortaklarınca benimsenmemiş açıklamaların, hükûmetin görüşünü yansıtmadığı, duraksamaya yer vermeyecek kadar açıktır. Böyle bir durumda, devlet organları arasında görüş ayrılığından söz edilmesine de olanak bulunmamaktadır..

Peki Demirel, Nuriye Akman'a bu konuda ne demişti?

-Hükûmetle, Silahlı Kuvvetler tartışmaya girdiyse, Türkiye'ye yararı yoktur. (Cumhurbaşkanı) tarafsız kalıyorsa, Anayasa'nın 104'üncü maddesi işlemiyor demektir. Al Anayasaya bak.. Ne diyor? Cumhurbaşkanı Anayasa'nın uygulanmasını, devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.. Bunu yorumlamaya da gerek yok değil mi?

Siyasete ilgi duyanlar hatırlar..

Demirel bu 104'üncü maddeyi 28 Şubat post-modern müdahalesinde işletmişti. Arkasında yeterli çoğunluk bulunan Tansu Çiller'e, "devlet organlarının uyumu bozuldu" gerekçesi ile başbakanlığı vermemişti..

Böylece, arkasında yeterli sayı olmayan Mesut Yılmaz'a Başbakanlığı verdi ve "devlet organları"nın, brifing medyası ile uyumlu çalışması sayesinde, milletvekili transferleri yapılıp, Mesut Yılmaz'a güven oyu sağlandı.

Neyse.. Sonra Mesut Yılmaz, kendisine Başbakanlığı veren Demirel'e de, "Devlet Organları"na da, vefa borcunu ödedi.. Demirel'i seçtirmedi.. Genelkurmay'la kavgaya girdi..

Demirel'in, Cumhurbaşkanı Sezer'e, "cumhurbaşkanlığı dersi" vermesine gelince..

Sonuç ortada..

Sezer diyor ki mealen..

-Mesut Yılmaz, kendi başına ileri geri konuşan bir âdemdir.. Devletin organı falan değildir..

Aslında Demirel'in Mesut Yılmaz'a bakışı da farklı değil.. Özetle şöyle..

-Askeri otorite sivillere değil, siviller askeri otoriteye bağlı tezinin sahibi, kendisini bağlı hissediyorsa, çıksın o bağlılıktan.. Kendi kendini bağlamışsa, onun sorumluluğunu niye başkasına atıyor?.. Kumandanı siz tayin ediyorsunuz.. Beğenmiyorsanız, kabul etmeyin!..

ŞAKA

Kim horoz, kim tavuk?

Nuriye Akman, Demirel'e sorarken, konuyu askeri darbelere getirmiş.. Sonra şöyle gelişmiş diyalog..

AKMAN- Bu ülkede bazan kapınızı çalmıyorlar bile.. Langırt diye giriyorlar, alıp götürüyorlar.

DEMİREL- Demokrasi var da, demokrasinin işleyişinde, sıkıntılar var.

AKMAN- Yani yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?

DEMİREL- Yumurta-tavuk hikayesini sormuşlar.. Horoz "arkadaş ben onu bilmem. Ben işimi yaparım" demiş..

CANLARIM BENİM

Onların mumu ve AK Parti'nin ampulü..

Canlarım benim.. İşi gücü bıraktılar, acaba "Recep Tayyip Erdoğan ne yapacak" sorusuna cevap aramaya takıldılar..

Bu arada, "belki pompalarız" diye, Mesut Yılmaz'ı da "demokrasi ve sivillik kahramanı" ilan etmeye kalktılar..

Ama Mesut Yılmaz'ın İçişleri Bakanı, Konya'daki kurşunlanma olayında Akkise halkını suçladı..

Mesut Yılmaz'dan çıt bile yok..

Tepki gösteren siyasetçi, "her zaman sivil ve demokrat" olan Besim Tibuk..

-İçişleri Bakanlığı müfettişlerini dava edeceğiz, diyor L.D.P. Genel Başkanı..

Bu arada, özelleştirme yapan Devlet, Sümerbank'ı da, "Ordu Yardımlaşma Kurumu"na verdi..

Mesut Yılmaz yine sessiz..

Ama bizim canlar, kafalarını Tayyip Erdoğan'ın ampulüne takmışlar..

Böyle şeyler umurlarında bile değil..

Bir de, Genelkurmay Bildirisi'nde, "ekonomik iflas", "banka hortumlamaları" falan gibi suçlamalar vardı..

Bu da, canların gündeminde değil..

Neyse.. Galiba bu konuları izlemek, bizlere düşüyor.


18 Ağustos 2001
Cumartesi
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED