|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bugünlerde izne ayrılabilirim dedikten sonra aradan kaç gün geçti, sayamadım. Bugün yarın derken haftalar devriliyor. Ertelemeler alışkanlık yapınca da bir yere kıpırdamak mümkün değil. Taha Kıvanç, izin dönüşü İngilizler'in "Otobüs şoförünün tatili otobüste geçer" sözünden bahsetmişti iki gün önce. M. Ertuğrul Yavuz da gazeteye geldiği izninin her gününde, postacının izin günlerini, mektup dağıttığı sokakları dolaşarak geçirdiğini söyledi; unuttuğu günlerdeyse biz hatırlattık: "Fırıncının tatili fırında geçer." Bendeniz bu defa şoförden, postacıdan ve fırıncıdan farklı davranmak niyetindeyim. Aslında daha evvelden yazılara ara verip "yıllık iznimin bir bölümünü kullanmak" istiyordum ama, gazete bu, kolay bırakılmıyor. Ben yokken arkadaşların gazeteye mukayyet olacaklarına eminim, o yönden bir endişem yok. Hele koskoca ABD Başkanı bile 31 günlük tatile çıktıktan sonra... Ağustosun 15'i yaz, 15'i kış derler... Biz bunu Ağustosun 15'i yaz, 15'i oku şekline çevirebiliriz. Okunacak kitaplar birikti. İzninizle biraz dinlenmek istiyorum. Deprem bölgesinde olacağım. Soran olursa, "Kuzey Anadolu fayını incelemeye gitti" diyebilirsiniz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |