T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
AK Parti ve siyasi alan

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmalarında, daha başlar başlamaz en önemli vurguyu "siyasi alanın genişletilmesine" yapıyor. Bunu çok önemsemek gerekir. Çünkü mevcut depolitizasyon ortamında yükselen bir değer olduğunun ve bu kendisine getiri sağlasa da bunu aşması gerektiğinin farkında olmalıdır yeni oluşum.

Depolitizasyon ortamı, siyasi alanın daraltılmış olması sayesinde varlığını sürdürüyor. Bu ortam içinde başarı yakalamak için siyaset üretmeyi bir kenara bırakarak sadece iktidar olma taktikleri üretmek yetiyor. Üzerine akan ilgiye bakarak AK Parti'nin de böyle bir tuzağa düşme ihtimali var. Erdoğan başlar başlamaz bu tuzaktan uzak duracağına dair kararlı bir görüntü çiziyor.

AK Parti daralmış ve depolitize siyasi ortam içinde çıktı. Depolitizasyondan etkilenmemesi çok zor görünüyor. Fakat bu zorluğu aşmaya yönelmek durumunda. Aksi halde sadece depolitizasyon içinde bir "sayısal varlık" olur ama kendini bir "siyasal varlık" olarak inşa etmede sıkıntılar çeker.

Bu nedenle yeni oluşumun diğer partilerin başarısızlığını esas alan bir rehavete kapılmaması gerekiyor. Eğer "hiçbiri partisi"nin doğal olarak kendine akacağı hesabıyla hareket ederse, depolitizasyonun bir parçası haline gelir. Bu da siyasi hayat için bir yeniliği ifade etmez, yenilik sadece AK Parti'ye gönül vermiş olanlar için bir yenilik olur.

Oysa yeni oluşumun öncelikle Türkiye'nin bütünü için bir yenilik olması gerekir. Bunun için ölçü, yeni hareketin kendine "nasıl bir siyasal mekan" seçtiği ile ilgilidir. Eğer yeni hareket hükümet olma fırsatı elde etmek için mevcut depolitize siyasal mekana sabitlenirse, bu durumda yenilik zemin kaybetmiş olur. Böyle bir durum oy kaybettirmeyebilir, hatta hükümet olma fırsatını da kolaylıkla üretebilir ama buradan "yeni bir siyasal mekan" türemez, Türkiye'nin bu arayışı sürmeye devam eder ve seçmen ilgisi yeniden bunu kollamaya başlar.

Yeni oluşumun öncelikle yeni bir siyasal mekan araması gerekir. Bunu yaparsa, böylece, her türlü yenileşmeyi doğal olarak istihdam edecek bir yapı üretmiş olur. Türk siyasal hayatında yenileşmenin standartlarını koyacak bir siyasal zemin haline gelebilir AK Parti.

AK Parti açısından seçmen desteğini almaya dönük hamlelerle siyasi alanın genişlemesine dönük hamleler paralel gitmek zorundadır bu nedenle. Kuşkusuz yeni olan budur. Seçmen desteğini yeterince alsa bile yeni oluşum, bunu yeni bir siyasal mekan inşa etmek üzere konumlandırma iradesini gösterirse, gerçekten son derece önemli bir yenileşme kapısı aralar.

Önemli olan atılan her adımda, seçmen desteğini almaya çalışmak kadar, siyasal zeminin kırılganlıktan kurtulmasına da yönelmektir. Siyasal zeminin kırılganlıktan kurtulmasına yönelen ve bu yolla doğal seçmen desteğini istihdam etmeyi önemseyen bir parti, Türkiye'nin üstündeki ağır bagajların süratle atılmasını sağlayacaktır.

Türkiye'yi kilitleyen ve AB'ye tam üyelik sürecini sıkıntıya sokan tartışmaların kendiliğinden aşılması da böylece mümkün olacaktır. AK Parti kurmaylarının daha başlangıçta siyasi alanın genişlemesine vurgu yapmalarının, siyasi pozisyonlarla içeriklendirilmesi gerekir...


18 Ağustos 2001
Cumartesi
 
ÖMER ÇELİK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED