T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
"Masalımsı tarih" bilinci bırakılmalı!

Geniş kitleler için "tarih", okunulanlardan çok "duyulanlar"ı ve "hatırlananlar"ı ifade eder..

Bizim kültürümüze "Basılı Kitap" çok geç girdiği için, tarih bilinci, genellikle masallar ve rivayetler üzerinde oluşmuştur..

Tarih, "olanlar"a değil, "olması istenilenler"e ve "hayaller"e dayandırılmıştır..

Bunu, gelişmiş Batı ülkelerinde de zaman zaman görürüz.. Özellikle totaliter rejimlerde, "toplum mühendisleri"nin yanında, "tarih mühendisleri" de harıl harıl çalışır..

Totaliter rejimlerin tarih mühendisleri, hergün yeniden "ideolojik tarih"i yazarlar.. Tarihi, resmi ideolojinin gerekleri doğrultusunda yeniden şekillendirirler..

Bizde ise, genlerimizdeki bilgiler doğrultusunda, tarih mühendisliği ile masalcılık karışmıştır..

Bu masalcılık geleneği, Türkiye'nin dünyanın "en önemli ve tek" ülkesi olarak kabul edilmesi anlayışını getirmiştir..

Olaylar, genellikle "yaşanılan zaman"dan soyutlanmıştır..

"Ölmüş lider"ler hiç ölmeselerdi, tarihin akışı da değişebilirdi gibi tezler üretilmiş ve bunlar, toplum tarafından da benimsenmiştir..

"Resmi ideoloji", tehditler, tehlikeler ve düşmanlar üzerinde varlığını sürdürebildiği için, tarih içinde de, bunların varlığı araştırılmaya çalışılmıştır.. Tabii büyük tutarsızlıklara düşülmüştür..

"Modern Türkiye"nin, ideolojik tarih oluşturma sürecini de artık kırması gerekiyor.. Çünkü tarihi objektif biçimde değerlendirip, anlayamadan, bugünü anlamak ve yarına dönük dersler çıkartmak mümkün değildir..

Tarihteki kişilere dönük saplantılı sevgi ve nefretleri aşamazsak, bugünkü siyaseti de, aynı duygularla sürdürürüz ve siyasi kan davalarından kurtulamayız..

Son dönemlerde televizyondaki tartışma programlarında, sözünü ettiğimiz "masalımsı ideolojik tarih" anlayışının seslendirilmesine, çok sık tanık oluyoruz..

Ya da, 28 Şubat benzeri müdahale dönemleri ertesinde, "10'uncu Yıl Marşı" benzeri söylemlerin bazı kesimlerde simgeleşmesi, yine bu "masalımsı ideolojik tarih" anlayışını kanıtlıyor..

Örneğin "10'uncu Yıl Marşı"nda "Yurdu demir ağlarla ördük" deniliyorsa ve 10'uncu yıl olan 1933'ten 75 yıl sonra, hâlâ Ankara-İstanbul arasındaki demiryolunun ilkelliği tartışılıyorsa, bu söylemin içeriğinde bir yanlış olması gerekir..

Eğer 1'inci Dünya Savaşı ertesinde, yenilen bütün İmparatorlukların yerinde cumhuriyetlerin kurulduğu bilinirse, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir "mucize" değil, tarihi determinizmin bir yansıması olduğu görülür..

Ne Cumhuriyet'in herşeyi eksik ve yanlış, ne de Osmanlı'nın herşeyi geri ve aksaktır.. Atatürk biz Türkler'e moderniteyi ve çağdaşlığı getirmiştir.. Fatih Sultan Mehmet de, biz Türkler'e İstanbul'u vermiştir..

Özetle, "tarih"i yeniden tanımlamalı ve masalcı gelenekten artık kopmalıyız..

ŞAKA

Hafif yanlış teşhis!

Adamın sol gözü çok ağrıyor, sol kulağı çınlıyor, sol bacağı zor hareket ediyor, sol kolu tutmuyordu..

Doktora gitti.. Uzun bir inceleme sonucu, doktor teşhisini söyledi..

- Ciddi bir hastalığa tutulmuşsunuz.. Sol gözünüzü alacağız.. Sol kolunuzu ve sol bacağınızı keseceğiz.. Sol kulağınızın sinirlerini çıkartacağız..

Ameliyat yapıldı..

Adam nekahat dönemi sonrası gömlekçiye gitti.. Gömlekçi, adamın giydiği gömleğe baktı.. Sonra şöyle dedi..

- Siz iki numara küçük gömlek giyiyorsunuz.. Bu, sol gözünüzün ağrımasına, sol kol ve sol bacağınızın tutulmasına sebep olur..

TÜRKİYE-İMF

Konuşmadan önce bir yutkunun!

Bizim ileri gelenler ve ileri gidenler, bazan, ağızlarından çıkan kelimeleri tartmadan konuşuyor..

Örneğin bilmem farkında mısınız?

İMF yetkilileri, kaç gündür Türkiye'ye verilen mali destek konusunda, açıklamalar yapıyorlar..

Son olarak "The New York Times" gazetesine demeç veren bir üst düzey İMF'ci, aynı konuyu vurguladı..

- Türkiye'ye verilen İMF desteğinin, Türkiye'nin ABD'ye Afganistan savaşında verdiği destekle ilişkisi yok.. Yeni kredi paketi, Türkiye'nin jeo-stratejik öneminden ötürü çıkmadı..

Bu tür açıklamaların nedeni, başta Başbakan Ecevit olmak üzere, bazı ileri gelen ve ileri gidenlerin yaptıkları konuşmalardır..

- Biz ABD'yi terörle mücadelede desteklediğimiz için, İMF de bizi destekliyor..

Bu tür konuşmaların, özellikle İMF'nin Alman Başkanı Köhler'i rahatsız ve huzursuz ettiğini bilmeliyiz..

Sonuçta ne olur biliyor musunuz?

İMF öyle yeni şartlar getirir ki, Ecevit de verdiği destekten pişman olur..


18 Aralık 2001
Salı
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED