T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

Meclis katibi Trakyalı olunca
'h' harfi güme gidiyor

Meclis Divan Katibi ve DSP Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, yıllardan beri Divan'da oturmasına rağmen Trakya şivesini bir türlü üzerinde atamadı. Şimşek, tipik bir Trakyalı olarak kelimelerin başındaki "h" harflerini yutmaya devam ediyor. Tabi bu yutuş, bazı milletvekillerinin sinirine dokunuyor. Özellikle yoklamalar sırasında DSP Kastamonu Milletvekili Hadi Dilekçi'nin adı sürekli "Aadi Dilekçi" olarak telafüz edilince Dilekçi, her seferinde renkten renge giriyor. Şimşek, MHP'li Hamdi Baktır'ın adını da bugüne kadar bir türlü doğru söyleyemedi. Şimşek'in tek doğru telaffuzünün Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan olması da Dilekçi ve Baktır'ı sinirlerini iyice tahrip ediyor. Çünkü Şimşek, iş Hüsamettin Özkan'ın adını okumaya gelince, iyice bir yutkunduktan sonra, "Hüüüsamettin Özkan!" diye bağırmaya büyük özen gösteriyor.


Dedelek nasıl 'Hamidiye Paşası' oldu
ANAP lideri Mesut Yılmaz, Grup Başkanvekilleriyle yemek yiyordu. Bir ara Grup Başkanvekili İbrahim Yaşar Dedelek'e dönerek, "Nasılsın Paşam! Herkes sana niye 'Paşam' diyor Yaşar Bey?" diye sordu. Dedelek anlatmaya başladı: Efendim biliyorsunuz şu günlerde Salkım Hanımın Taneler filmi yüzünden MHP'lilerle bizim bakanımız Karakoyunlu fena tartışıyorlar. Geçen gece genel kurul çalışması sırasında MHP'lı bazı arkadaşları sitem etmeye başladı. Bizimkilerin genel kurul çalışmalarına katılmamasından yakındılar: "Yaşar Ağabey olmuyor ama. Baksana arkanda kaç ANAP'lı var?" deyince arkama dönüp baktım. Sadece 6 güneydoğu milletvekilimiz ordaydı. Utandım. Verecek cevap bulamayınca. "Görmüyor musunuz, Hamidiye Taburları arkamda" deme gafletinde bulundum. Bir MHP'li laf attı: "O zaman sen de Hamidiye Paşası mı oluyorsun?" diye. Bende başımı salladım. İşte o günden beri Hamidiye Paşasıyım.
MHP'liler SP'li Batuk'u neden karşıladı
SP'li TBMM Divanı Katibi Mehmet Batuk, Meclis'in "0017" plakalı makam otosu ile il divan toplantısına katılmak üzere Zonguldak'a gitti. Zonguldak girişinde oldukça kalabalık bir grup, polis eskortları eşliğinde bekliyordu. Ancak kalabalığa yaklaşınca, insanların elinde MHP bayraklarını gören Batuk, pencereyi açıp selamlamaktan vazgeçti. Ancak bekleyenler hala durumun farkında değillerdi. MHP bayraklı araçlarla SP milletvekilinin aracının peşine takıldılar. Ancak kırmızı plakalı aracın SP İl Başkanlığı önünde durmasıyla MHP'liler kendine geldi. MHP'liler, aslında 0017 bakan plakalı Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu'nu bekliyorlardı ve SP'li Batuk'un 0017 Meclis plakalı aracını görünce, Mirzaoğlu zannederek peşine düşmüşlerdi. MHP konvoyu, hızla geriye dönerek, Mirzaoğlu'nu karşılamaya gitti.
GÖKÇEK, KALEMLİ'YE 'HEDİYE' ALMIŞ
Melih Gökçek 1994 yılında belediye başkanı seçildiği zaman Refah Partisi Ankara Milletvekili idi. Gökçek belediye başkanlığını seçti. Ancak, Gökçek'in belediye başkanlığı mazbatasını alabilmesi için Meclis Genel Kurulu'nda bu durumun okunması gerekiyordu. Gökçek, TBMM Başkanı Mustafa Kalemli'ye giderek "Sayın Başkan, benimle ilgili yazıyı okuyun size bir takım elbise" dedi. Kalemli de Meclis'in ilk oturumunda Gökçek'in milletvekilliğinin düştüğüne dair yazıyı okudu. Kalemli, Vakko'dan takım elbiseyi giydi.
Çifte tabancalı 'yeğen' genel müdür
Ankara'da bir siyasetçinin yeğeni olan bir KİT Genel Müdürü'nün marifetleri konuşuluyor. MHP'nin etkili isimlerinden birinin yeğeni olan Genel Müdür, bir sağlık kuruluşunda 'memur' iken, 'dayısı' sayesinde kısa sürede daire başkanı, genel müdür yardımcısı ve 'şeker gibi' bir kuruma Genel Müdür oldu. Belinde taşıdığı iki tabancasını göstermeyi marifet sayan Genel Müdür, kendisine kanun ve kuralları hatırlatan personeli odasına çağırıp 'tabancısının bakımını yaparken' karşılıyormuş.
'Aman Aysel Hanım duymasın'
Meclis Başkanı Ömer İzgi, parlamentoda basın bürosunu ziyaret ederek, gazetecilerin yeni yılını kutluyordu. Bürolara girip gazetecilerle tek tek tokalaşan İzgi: "Düğünüm var, davetlimsiniz" dedi. İzgi'nin eşine olan "saygısını" bilen bayan gazeteciler "düğünüm var" sözü karşısında işi şakaya vurarak, "Hayırdır efendim; ikinci mi?" diye sordular. Ömer İzgi telaşla müdahale etti. İzgi, "Aman bunu Aysel Hanım duymasın çocuklar" dedi. Ardından ilave etti: "Yanlış anlamayın benim düğünüm değil, kızımı evlendiriyorum..."
Kabinede 'kim gitsin' yarışması

Devlet Bakanı Abdulhaluk Çay'ın azledilmesinden sonra Meclis kulislerinde 'Kim gitsin?" tartışması başladı. Aynı akibete uğrayan Devlet Eski Bakanı Sadi Somuncuoğlu'na sıranın kime geldiğini sorduk. Tek bir cevap bekliyorduk. O şıkları saydı:
A) Hükümetle kan uyuşmazlığına düşen...
B) Kemal Derviş ile görüş ayrılığına düşen...
C) Yolsuzluğa bulaşan...
D) Yolsuzluklara tüm gücüyle karşı duran...
E) Hepsi...


ERCAN YAVUZ
BİLAL ÇETİN
FARUK MANGIRCI
VELİ TOPRAK
NEVZAT DEMİRKOL
HAKAN GÖKTEPE


31 Aralık 2001
Pazartesi


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED