|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Senaryoyu Hollywood yazdı
Kuşatma Altında Irak, batının yıllardır ortadoğuda düğümlenen senaryosuna açıklık getiriyor. Başrol oyuncuları ve yönetmen aynı, yalnızca mekan değişiyor. İyi adam ABD, kötü adam ise 'islam tehdidi'.
11 Eylül 2001'de Dünya Ticaret Mekezi'ne yapılan saldırı, ABD dahil tüm ülkelerin gözlerini dünyanın geri kalanında şiddetli şekilde hakim olan ABD karşıtı tavra çevrilmesini sağladı.Yine ABD dahil tüm dünya eylemin sembolik, metaforik ve hedefi tam kalbinden vuran bir saldırı olduğunun farkına varmakta gecikmedi. Oysa Amerika bu karşı tavrın çoktandır farkındaydı. Daha 1948 yılında Dışişleri Bakanlığı Planlanlamacısı George Kennan, ABD'nin Ortadoğu politikasının çerçevesini belirlerken, "Biz dünyadaki zenginliğin yaklaşık yüzde 50'sine, ama nüfusunun sadece yüzde 6,3'üne sahibiz... Bu durumda bütün dünyanın kıskançlığı ve öfkesinin hedefi olmaktan kaçınmamız mümkün değildir." demişti. Ancak dünyanın öte yakasında USA Today'e verdiği demeçte,"Saddam hakkında varolan kuşkularım artık kayboldu. Şimdi onun, yanan elektriğimi, akan suyumu ve kızımın çocukluğunu elimden aldığı için ABD'ye karşı koymasını istiyorum." diyen bir Irak'lıya göre, ABD'ye duyulan öfkenin kaynağı kıskançlıktan çok uzaklardaydı. Ortadoğuda yürütülen Anglo-Amerikan politikasının son on yıllık bilançosu; 1990-1998 yılları arasında uygulanan ambargo 5 yaşın altında en az 500 bin çocuğun yaşamını yitimesi. Bu sayı yetişkinlerle 1 milyonun üzerine çıkıyor. ABD'nin bombardımanları ve uyguladığı ambargo, beslenme yetersizliği ve kaynak eksikliği yanısıra temel altyapının, özellikle su arıtma tesisleri, oksijen fabrikaları, elektrik santralleri, telekomünikasyon merkezleri ve hastanelerin harabeye dönmesine neden oldu. Özellikle çocuk ölümlerinin artışının en büyük sorumlusu, su ve kanalizasyon arıtma tesislerine yapılan saldırılardı. Tarım ve çevre araştırmaları sonucu pek çok yerde hasarın kalıcı olduğu saptandı. Birleşmiş Milletler Özel Komisyonu Başkanı Ritter'in ülkenin kimyasal, biyolojik ya da nükleer silah üretecek ve kullanacak kapasiteden yoksun olduğu yolunda yaptığı açıklamalara rağmen yaptırımlar uygulanmaya devam etti. Irak'ın 32 milyonluk nüfusunun temiz sudan yoksun bırakılması, Amerikalılara her nasılsa kabul edilebilir bir sonuç olarak göründü. Left Business Observer, International Socialist Review, Diaspora, Z Magazine ve Race and Class gibi yayınlar için çalışan yaptırımlar-karşıtı sıkı bir eylemci olan Anthony Arnove'un derlediği kitapta, Howard Zinn, Noam Chomsky, Robert Fisk, Nasır Aruri gibi yazarların Irak karşıtı yaptırımların ve savaşın sona erdirilmesi konusunda ortak paydada birleşen yazılarını ve bir ülke halkının sessiz katliamının buruk hikayesini bulacaksınız. Everest Yayınları'ndan çıkan kitap, ABD'nin Irak üzerindeki planlarının yeniden alevlendiği şu günlerde, yakın geçmişle günümüzü kıyaslama ve nelerin hiç değişmediğini farkına varma fırsatı veriyor. KUŞATMA ALTINDA IRAK
Kuşatma Altında Irak, özellikle yaşanan son olaylarla birlikte, Amerikan tarihinin fazlasıyla tekerrürden ibaret olduğunu delilleriyle ortaya koyan bir derleme. İsrail, Mısır, Arabistan, Türkiye ve İran gibi çevre ülkelere silah yardımı yapmaya devam ettiği halde, Irak'ı silahsızlandırma bahanesi ile uyguladığı yaptırımlar ve petrol kaynakları üzerindeki kontrolünü haklı gösterme ihtiyacı ile yürüttüğü Ortadoğu politikası, ABD ve İngiltere'nin 11 Eylül sonrasında Afganistan üzerinde yürüttükleri siyasette de aynı batağa saplanmalarına yol açmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
|