|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Doğalgazın parası faize
Doğalgaz bedellerini tahsil edemedği için bankalardan faiz alan Botaş'ın aylık borcu 12 trilyon lirayı buluyor.
Havaların soğuması ile birlikte gündeme gelen doğalgaz fiyatlarındaki skandal büyüyor. Botaş, maliye ve belediyer üçgeninde gerçekleşen doğalgaz vurgunun parası, bankalara gittiği belirlendi. Belediye ve TEAŞ'tan olan doğalgaz alacaklarını tahsil edemeyen Botaş, Rusya'ya olan borçlarını bankalardan aldığı kredilerle ödüyor. Botaş, bu krediler karşılığında da bankalara trilyonlarca liralık faiz ödemesinde bulunuyor. Hazine Müsteşarlığı'nın verilerine göre, başta Rusya olmak üzere doğalgaz üreten ülkelerden her yıl milyarlarca metreküp gaz alan Botaş, bu gazın bir kısmını TEAŞ'a, bir kısmını da çevrim santrallerine diğer kısmını da konut sektöründe tüketilmek üzere belediyelere veriyor. Botaş, bu kurumlara verdiği doğalgazını bedelini zamanında tahsil edemiyor. Sadece TEAŞ'tan 18 Haziran 2001 tarihi itibariyle Botaş'ın gecikme cezası hariç 701.8 trilyonluk alacağı bulunuyor. Botaş, kurumların doğalgaz bedellerini ödememesi nedeniyle Rusya'ya ve Maliye Bakanlığı'na olan vergi borçlarını ödemeyez hale geldi. Botaş, Rusya'ya olan borçlarını ve nakit ihtiyacını Ağustos 2000 tarihinden bu yana bankalardan aldığı kredilerle döndürmeye başladı. Botaş'ın bankalara olan kredi borçları sürekli katlanırken, kuruluş aylık olarak yaklaşık bankalara 12 trilyon liralık faiz ödemesinde bulunuyor. Botaş Genel Müdürlüğü'nün elindeki gaz fazlasını eritmek için, doğalgaz borçlarını ödemeyen sanayi kuruluşlarına gaz vermeye devam ettiği bildirildi. Bu çerçevede, sanayi kuruluşları ile santrallarla tekrar masaya oturularak, doğalgaz borçlarının yeni ödeme takvimine bağlandığı ve bu kuruluşlara ödeme kolaylıkları sağlandığı bildirildi. İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş (İGDAŞ) Genel Müdürü Süreyya Polat, 2001 yılı Ocak-Kasım ayları arasında doğalgaz satış oranının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.1 azaldığını belirterek, "Bunun nedeni, fiyatların artması. Doğalgaz fiyatlarında indirimler yapılmazsa, hava kirliliği tekrar gündeme gelir" dedi. Polat, geçen yıl sonunda 1 milyon 570 bin olan abone sayısının, bu yıl sonunda 1 milyon 685 bine yükseldiğini söyledi. Geçen yıl Ocak-Kasım ayları arasındaki 11 aylık dönemde, 1 milyar 609 milyon 304 bin metreküp gaz satılırken, 2001 yılının aynı döneminde tüketimin 1 milyar 543 milyon 80 bin metreküp olarak gerçekleştiğini anlatan Polat, şunları kaydetti: "Abone artışına karşın 2001 yılının Ocak-Kasım arasındaki doğalgaz satış oranı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.1 azaldı. Bunun nedeni, fiyatların artması. Doğalgaz fiyatlarında indirimler yapılmazsa, hava kirliliği tekrar gündeme gelir. Çünkü, kömür yakılmaya başlanacak. Vatandaş ithal kömür pahalı olduğu için kaçak kömür kullanacak. Bunun sonunda 1994'teki gibi 'hava kirliliği nedeniyle toplu ölümler olacak' diye gazetelerde yine yazılar çıkacak. Gaz maskeleri dağıtılacak. Böylece teknolojik bir ürün kullanılmadan fiyaskoyla sonuçlanmış olacak. Bu doğru değil. İstanbul'da kazandığımız havayı kaybetmek istemiyoruz. Çocuklarımız kurşun solumasın." Polat, doğalgaz fiyatlarıyla konusunda İGDAŞ'ın 'günah keçisi' gibi gösterildiğini belirterek, "Fedakarlık sadece bizden isteniyor. Burada sorumluluk bir kişinin üstünde değil. Sorunun çözümünde üç kesimin fedakarlık yapması lazım. Ekmek, su gibi ihtiyaç maddesi olan doğalgaz üzerindeki KDV'yi ve ÖTV'yi devlet kaldırsın. BOTAŞ ile İGDAŞ da fiyatlarını indirsin" dedi. Polat, geçen yıldan beri dövizdeki artış nedeniyle doğalgaza yüzde 136 oranında zam yapıldığını dile getirdi. Hava kirliliği bulunan kentlerde, havada yoğun olarak bulunan ozon ve karbonmonoksit gazına maruz kalan hamile kadınların bebekleri kalp sorunuyla doğabiliyor. American Journal of Epidemiology adlı derginin 1 Ocak tarihli sayısında yer alan araştırmanın sonuçlarına göre, ozon ve karbonmonoksit gazı bebekte kalp hasarı riskini üç kat artırıyor. Uzmanlar, California civarında 1987-1993 yılları arasında doğan 9 bin bebekle ilgili bilgileri tahlil ederek, bu sonuca vardı. Sağlıklı doğan bebeklerin yaşadıkları bölgeler ile kalp sorunuyla doğan bebeklerin yaşadıkları bölgeler karşılaştırılırken, ilk aşamada ozon ve karbonmonoksit, kalp sorununun nedeni olarak belirlendi.
|
|
|
|
|
|
|
|