|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'nin üç gramafoncusundan biri olan Mehmet Öztekin, 40 yıldan bu yana 'çocuklarım' dediği gramafonlarıyla yatıp kalkıyor.
Herkes onu Gramafoncu Baba olarak tanıyor. Türkiye'nin üç gramafon tamircisinden biri olan Mehmet Öztekin, 40 yıldır yaptığı gramafonlarıyla iyinin, doğrunun ve güzelin sesini her eve sokmaya çalışıyor. Artık bu işten ekmek yok diyen Gramafoncu Baba'nın atölyesinin hala açık olmasının tek nedeni ise gramafona olan sevgisi. Mehmet Öztekin'in koleksiyonundaki 43 gramafon ile açılan Türkiye'deki ilk kişisel gramafon sergisi, Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde bir hafta boyunca ziyarete açık kaldı. Sergideki fiyatları 300 milyon ile 1,5 milyar lira arasında değişen gramafonlardan 15 tanesi ise bizzat Gramafoncu Babanın ellerinden çkmış. 'Her evde sevgiyi seslendiriyorum' Öztekin, Gramafon'a olan bağlılığını ise şöyle dile getiriyor: "Mesleği babamdan devraldığım. 40 yıldan bu yana, dükkanımda Gramafon yapıp, tamir ediyorum. Ancak 40 yılın sadece 25 yılında bu işten ekmek yiyebildim. Geri kalan dönemde dükkanımı cebimden sermaye katarak açık tuttum. Gramafona olan sevgimin nedeni ise taş plak ve Türk Sanat Müziği'ne olan tutkum." Gramafon sahibi olanların eskiden parmakla gösterilebildiğine dikkat çeken Öztekin, "Yaptığım gramafonların fiyatlarını memurun alabileceği bir düzeye çekmeye çalıştım. Düşüncem şuydu. Ben bazı şeylerin bozulmasından duyduğum rahatsızlığı, bağırsam ancak elli metre ileriye ulaştırabilirim. Ama doğruları ve güzellikleri bağırtırsam, yani taş plakları ne kadar çok çaldırırsam, o kadar ses olacak ve neyin ve kimin güzel olduğu o zaman ortaya çıkacak." 'MP3'lerin atası
Öztekin, gramafon'un tarihçesini de şöyle anlatıyor: "Gramafon, ilk olarak 1857ëde icat edildi. Ancak başlangıç tarihi 1877 olarak kabul ediliyor. Çünkü, 1857'de Avrupa'da bir matbaaa işçisi gerilmiş bir zar, onun altına takılmış sivri bir uç ve altında da isli bir camdan oluşturduğu yapay kulak ile sesin titreşimlerini kaydetti. Gergin zarın üzerine konuşulduğunda hareket eden sivri uç, sisli camın üzerine titreşimleri kaydediyor. Ancak bu ilk ses kaydı, sadece hareket olarak görülebiliyor, işitilemiyordu. 1877'de, Edison'un yaptığı gramofon ile insanlık tarihinde ilk kez ses kaydedilerek duyulabildi. Böylece sesin kaydedilerek başka bir yere taşınması imkanı gramafon sayesinde oluştu. Yani, teknolojinin son ürünü olan MP3 ya da CD'lerin atası Gramafondur. Gramafon Türkiye'ye ise ilk kez 1900'lü yıllarda geldi. O zamanlar , evde sadece büyükler dokunabilir, ve üzerine mavi boncuk asılırdı."
|
|
|
|
|
|
|