|
|
|
|
Antalya'nın henüz kavurmaya başlamayan makul sıcağında İkinci Lig Ekstra Play-Off karşılaşmalarını izleyen şanslı gazetecilerden biriyim. Basın tribününde oturan tek kadın gazeteci olarak gazetem Yeni Şafak'ın farkını bir kez daha görüyorum. Antalya'da yaşanan hem dram hem coşkuya taraftar olanlar da gazetemizin adını duyunca daha bir heyecanla başlıyorlar anlatmaya: "Anadolu'nun fethini ancak sizler gibi aydın gazeteciler duyurabiliyor. Süslü medya, doğru dürüst gazeteci bile göndermemiş. Bir de bizim gazetemize gerici derler." Birinci Lig'e çıkmanın hayalini kuran taraftarlar en çok Fener'i, Cimbom'u, Kartal'ı şehirlerinde ağırlamanın hayalini kuruyorlar. Oturduğum yerde bir taraftan maçı izliyorum, diğer taraftanda basın mensuplarına kulak kabartıyorum. Yorumlar öyle ilginç ki sormayın; biri "şu takımlara bak, içlerinden Birinci Lig'de oynayacak 3 tane topçu çıkmaz" diyor, bir diğeri "şu çocuklara bak, aslanlar gibi. Şampiyonlar Ligi'nde bile top koşturur bunlar." Spor müdürümüz Ümit Aktan ise olumlu düşünenlerden: "6 senedir bu müsabakaları takip ediyorum, futbol zevki açısından çok enterasan. Kazanan takımla beraber coşuyor, kaybeden takımla kahroluyorsunuz. Sonuçta kaybeden kuzu kuzu evine dönüyor. Gerçekten 2. Lig takımlarının oyuncuları, ne hakeme itiraz etmeyi öğrenmişler henüz, ne de gözyaşlarını tutabilmeyi." İşte böyle ilginç olaylara, ilginç yorumlara sahne oluyor Antalya'daki mücadeleler.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |