T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Söylentilere kanmayın

Göğüs kanseri konusunda yaygın söylentilere inanan pek çok kadın hayatını tehlikeye atıyor. Uzmanlar, kanserin kesin bir tedavisi olmadığına dikkat çekiyor.

Bilim adamları, kadınları en fazla korkutan hastalıkların başında gelen meme kanseri hakkında hala aydınlanmayan noktaların olduğunu söylüyor. Yaygın korkuların bu bilinmezlikten kaynaklandığını kaydeden uzmanlar, hastalık hakkında doğruları ve doğru bilinen yanlışları açıkladı. Uzmanlar, ne kadar eğitimli olurlarsa olsunlar pek çok kadının söylentilere inanarak yanlış yönlendiğini ve hayatlarını tehlikeye attığını belirtti.

Kalıtımın, meme kanserinde önemli bir etkiye sahip olduğunu kaydeden uzmanlar, "Özellikle birinci dereceden bir yakınınız, sözgelimi anneniz, kızkardeşiniz veya kızınızda meme kanseri varsa, sizde de ortaya çıkma ihtimali iki kat fazladır. Öte yandan ailede hastalığın olmaması, tehlikeden uzak olduğunuz anlamına gelmez" diyor. Meme kanserine yakalanan kadınların yalnızca yüzde 10-20'lik bir bölümünün aile bireylerinde meme kanserine rastlandığını söyleyen uzmanlar, 80 yaşına kadar yaşayan her sekiz kadından birinin hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanacağını tahmin ediyor.

KANSERE İKİ TÜR GEN NEDEN OLUYOR

Son araştırmalarda, kalıtımsal meme kanserinin, BRCA1 ve BRCA2 olarak adlandırılan iki gen türünün mutasyonları sonucu meydana geldiği belirlendi. Meme kanseri bir yakını olanlarda mutasyon olup olmadığı, tetkikler sonucunda ortaya çıkarılabiliyor. Ancak mutasyonun varlığı, kanserin mutlaka oluşması anlamına da gelmiyor. Doktorlar, mutasyon görülen kadınların yarısında kanserin ortaya çıkmadığını belirtiyor.

Sağlıklı bir yaşamla (egzersiz, diyet, alkol ve sigaradan uzak yaşama gibi) meme kanserinin engellenebileceğine işaret eden uzmanlar, sağlıklı bir yaşam tarzının hastalık riskini önemli ölçüde azaltmakla birlikte hiçbir garanti taşımadığını vurguladı. Alkol tüketimi, obezite ve yağlı bir beslenmenin meme kanseri riskini artırdığına yönelik kanıtlar bulunduğunu söyleyen uzmanlar, vakaların üçte ikisinde herhangi bir risk faktörü belirlenemediğini de hatırlatıyor.

Meme kanseri, hem kalıtımsal hem de çevresel faktörlerden etkileniyor. Aynı koşulların farklı kadınları farklı şekillerde etkileyebileceğini vurgulayan doktorlar, hastalıktan korunmak için hiçbir garantili yol olmadığını dile getiriyor.

Erkekte de gögüs kanseri riski var

Göğüs kanserinin, sadece bir kadın hastalığı olmadığına dikkat çeken uzmanlar, hastalığın seyrek olmakla birlikte erkeklerde de görüldüğünü vurguluyor. İstatistiki veriler, her 100 göğüs kanseri vakasından birinin erkeklerde görüldüğünü gösteriyor. Erkeklerde göğüs dokusu ve az miktarda olmakla birlikte dişilik hormonu bulunduğunu hatırlatan bilim adamları, erkeklerde de göğüs kanseri tehlikesinin var olduğunu bildiriyor. DEODORANT KANSER YAPMAZ

Bilim adamları, sütyen giymenin ve deodorant kullanmanın meme kanserine yolaçtığı yolundaki söylentilerin, yalnızca akla aykırı bir hipotez olduğunu belirtiyor. Terlemeyi önleyen deodorantların toksin atımını engellediği, böylelikle lenflerde toplanan toksinlerin hücrelerde mutasyona yol açtığı yolunda yaygın bir kanı olduğunu dile getiren doktorlar, "Terleme, toksinlerin atılmasını sağlayan bir mekanizma değildir. Hiçbir giyim maddesi ya da kullanacağınız hiçbir deodorant kansere neden olamaz".

MAMMOGRAFİDEN VAZGEÇİLMEZ

Bazı uzmanlar, mammogramların kanser riskini çok az artırdığını kabul ediyor, ancak bu tehlike yüzünden mammografi çektirilmemesine şiddetle karşı çıkıyorlar. Mammografinin yararları, yol açabileceği tehlikeden ağır basıyor. Düzenli olarak tıbbi test yöntemlerinden kaynaklanan radyasyona tabi kalmanın birkaç kanser vakasına neden olduğunu, ancak aynı yöntemlerin milyonlarca kanser hastasının hayatını kurtardığını belirten doktorlar, sözkonusu tehlikenin sadece teorik olduğunu kaydediyor.


 
Merak tiryaki yapıyor Ege Üniversitesi'nde 3 bin 533 öğrenci üzerinde yapılan anket çalışmasına göre, gençlerin sigara içme alışkanlığı konusunda yüzde 83 oranında arkadaş çevresi etkili olurken, babasından etkilenenlerin oranı yüzde 5,6'da kaldı. Öğrencilerin sigaraya başlama nedenleri arasında, merak duygusunun payının yüzde 38 olduğu, yüzde 1,2'sinin reklamlardan etkilendiği belirlendi. Öğrencilerin yüzde 33'ü, sigaraya başlama nedenleri arasında arkadaş etkisini saydı. Ankete katılan öğrencilerin yüzde 56'sının babasının, yüzde 30'unun annesinin, yüzde 29'unun kardeşinin sigara içtiği saptandı. Sigara içenlerin yüzde 80'inin 18 yaş altında sigaraya başladıkları, tiryakiliğin en sık 16-17 yaşları arasında geliştiği görüldü. Sigara içenlerin yüzde 62'sinin yabancı marka sigaraları tercih ettiği anlaşıldı.
Kuşların nesli suni döllenmeyle korunacak İngiltere'de kartal yetiştiricisi bir çiftçi ile bir suni döllenme uzmanı biyologun ortaklaşa girişimi sonucunda, dünyanın "laboratuvar koşulları dışında suni döllenme yoluyla doğan" ilk kartalı dünyaya geldi. Yöntem, bazı nadir kuş cinslerinin neslinin tükenmesini önleme yolunda umut yarattı ve devrim niteliğinde bir gelişme olarak nitelendirildi. Kartal yavrusuna "Thor" adı verildi. Melez bir kuş olan Thor'un, babasının altın kartal cinsi bir İskoç kartalı, annesinin de Rusya'nın kır kartallarından olduğu belirtildi. Güney Lanarkshire'daki Elvanfoot kasabasında bir çiftlikte dünyaya getirilen Thor'un doğması, babasının dondurulmuş spermleriyle döllenen anne yumurtasının 39 gün kuluçkada tutulmasıyla sağlandı.
30 Mayıs 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED