|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Önümüzdeki hafta içinde ek bütçe Başbakanlığa sevk edilecek. Ek bütçe büyüklüğü 28 katrilyon lira olarak öngörülmektedir. Bunun 20 katrilyon lirası faiz ödemesine ayrılmıştır. Kriz öncesi hazırlanan bütçede faiz ödemeleri için 16.7 katrilyon lira ödenek ayrılmıştı. Ek bütçede yer alacak rakamı da ilave ettiğimizde 2001 yılında toplam olarak 36.7 katrilyon liralık faiz ödemesi yapılacağı ortaya çıkar. 2001 yılında toplanması hedeflenen vergi gelirleri toplamı ise 37 katrilyon liradır. Eğer Hükümet, daha doğrusu Kemal Derviş, gelir hedeflerine ulaşır ve harcamalarda ödenekler içinde kalabilirse içinde bulunduğumuz yılda vergi gelirlerinin % 99'u faizlere gidecek. Yanlış okumadınız. Bir yılda 65 milyon kişiden toplanan vergilerin % 99'u, Devlet'e borç veren bankalara ve bunların arkasındaki sermayeye aktarılacaktır. Bunların sayısı 50.000 kişiyi geçmemektedir. 65 milyondan alıyor, 50.000 kişiye aktarıyor. İşte Kemal Derviş mucizesi dedikleri şey. Böyle bir tabloyu açıklamak ve uygulamak her yiğidin işi değil. Kemal Derviş bunu zevkle yapıyor. 2001 yılında faiz ödemeleri Devlet'in toplam personel harcamalarının 3 katından daha fazladır. Yatırım harcamalarının ise neredeyse 10 katıdır. Faiz ödemelerinden yapılacak % 10'luk bir tasarrufla Devlet memurlarının maaşlarına % 40'ın üzerinde zam yapılabilir veya yatırımlar ikiye katlanır. Nüfusun % 30'unu besleyen tarım kesimine aktarılması düşünülen kaynak toplamı ise sadece 1.1 katrilyon lira. Faiz ödemelerinin % 3'üne tekabül etmektedir. Kemal Derviş'in kopardığı gürültünün kaynağı bu 1 milyar Dolarlık destek. Başbakan dahil Hükümet'in hiçbir üyesi 35 milyar Dolarlık faiz ödemesini sorgulama imkanına sahip değil. Buna mukabil, Kemal Derviş buğday üreticilerine ödenecek 70 milyon Dolarlık kaynak için anında müdahele ediyor ve dediğini yaptırıyor. Türk tarımı ölüme terk ediliyor, MHP dahil Hükümet'in bakanları seyrediyor. Bütün bunlar üç-beş günlük koltuk saltanatı için sineye çekiliyor. Niyet mektubunu imzaladıktan sonra, MHP'nin problem çıkarmasını da anlamak mümkün değil. Belki tribünlere oynuyor. MHP yoksa imzaladığı metnin ne anlama geldiğini bilmiyor muydu?
Ödenecek reel faiz
Bu rakamları 2001 yılı için tahmin edilen 1 milyon 69 bin liralık ortalama Dolar kurundan Dolara çevirmemiz halinde 2001 yılında ödenecek faiz Dolar cinsinden 34.3 milyar Dolara tekabül etmektedir İyimser bir tahminle 2001 yılında kamu borçlanmasının reel faiz oranını % 30 olarak kabul edelim. Bu duruma göre ödenecek reel faiz toplamı 10 milyar Doları aşmaktadır. Bu paranın bir kısmı da yabancı spekülatif sermaye tarafından döviz olarak yurt dışına çıkarılacaktır. Bunun için ayrıca dış borç faizi de ödenecektir. Ek bütçe ile düzeltilmiş haliyle 2001 bütçesinin en ilginç özelliklerinden birisi de faiz dışındaki bütün harcama kalemlerinde 2000 yılına göre Dolar bazında düşüş olmasıdır. Toplam bütçe giderleri 75 milyar Dolardan 69 milyar Dolara, Personel giderleri 16 milyar Dolardan 13 milyar Dolara, Faiz hariç transfer harcamaları 16 milyar Dolardan 12.6 milyar Dolara gerilemiştir. Faiz ödenekleri ise 31.9 milyar Dolardan 34.3 milyar Dolara yükselmiştir.
Cari işlemler dengesi
2000 yılında aşırı değerlenen TL nedeniyle 9.8 milyar Dolar açık veren cari işlemler dengesinin 2001 yılında 1 milyar Dolar açık vereceği beklenmektedir. 8.3 milyar Dolarlık turizm gelirlerine rağmen 1 milyar Dolar tutarında cari işlemler açığı öngörülmesi, gerçekçi kur politikasına dönülmeyeceği ve ekonomideki çöküşün temel nedeni olan aşırı değerli TL politikasında ısrar edileceğinin işaretini vermektedir. Devalüasyonun olumlu sonuçlarından birisi ihracatçı firmaların rekabet güçlerini artırarak ihracatı teşvik etmesidir. Dış ticarette, Mart ayına yansıyan olumlu gelişmeler, yılın ikinci yarısından itibaren tersine dönmeye başlayacaktır Zira, krizden sonra uygulanan kur politikası, TL'nin aşırı değerlenmesine yol açacaktır. Bu durumda dış ticaret makası ithalat lehine açılmaya başlayacaktır. Cari işlemler açığının 1 milyar Dolar olarak tahmin edilmesi de yorumumuzu doğrular niteliktedir. 2001 yılında Türkiye'nin en az 40 milyar dolar döviz ihtiyacı bulunmaktadır. Bunun 30 milyar Dolarlık bölümü 2001 yılında ödenmesi gereken dış borç ve faiz tutarından, geriye kalanı ise bankaların ve Merkez Bankası'nın vadesi gelen dış borç taahhütleri ile negatif sermaye hareketlerinden oluşmaktadır. Bu paranın nasıl karşılanacağı, iç borç stoku ve yüksek faiz ödemeleri ile birlikte düşünülmesi gereken esas problemdir. İç ve dış borç rakamlarının büyüklüğü, buna karşılık kaynakların yetersizliği piyasaları tedirgin etmektedir. Kemal Derviş rüyasının bitmesi için belki sonbaharı dahi beklemeyeceğiz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |