T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
'Taşra' benim neyim oluyor?

Henüz 'taşralılık psikolojisi'yle karşılaşıp şereflenmek (!) bahtiyarlığına kavuşamadığım hâlde; 'taşra'nın algı körlüğüne neden olan çeşitli veçhelerini tanımamın üzerinden uzun seneler geçti.

Çocukluk ve ilkokul çağlarında oturduğumuz İstanbul'un ne anlama geldiğini, ancak, bir taşra şehrinde ve yatılı mektebin o boğucu atmosferinde geçirdiğim ortaokul-lise yıllarının gecelerinde idrak edebildim. 'Taşra'yı duyumsamak ve üstelik bunu yatılı bir mektebin zorla tıkılan "mütalâa" salonlarında, geç uyunup erken kalkılan yatakhanelerinde, yemek listelerinin ceketimden izlendiği yemekhanelerinde ve pazar günlerinin sıkıcı/iç karartıcı havasıyla birlikte, yıkanan çamaşırların asıldığı uzun koridorlarında yaşamak zorunda kalmak; gerçekten berbat bir durumdu benim için.. O bakımdan, üniversite yıllarımın İstanbul'u, kelimenin tam anlamıyla bir "kurtuluş" olmuştu. İstanbul, bana, şiirin ve hayatın ne tür tecrübeler sonrasında kavranabileceğini, nerelerde ve nasıl aranıp bulunabileceğini, niçin önemli ve öncelikli olduğunu öğretti.. Belki yalnız beni bağlayan ve benim için geçerli olan bir hususiyet var ki; bunu itiraf etmek zorunda hissediyorum kendimi: Üniversite yıllarımın İstanbul'u ve o dönemde edebiyat/şiir ortamının nabzının attığı Cağaloğlu çevresi olmasaydı, 'şair' sıfatıyla imza attığım şiir kitaplarının hiçbir esamesi okunmazdı..

Hayat, pek tuhaf! Yine 'taşra'yı duyumsayan ve kaderin garip bir cilvesi neticesinde bugün de taşrada yaşamak mecburiyetinde kalan biriyim ve 1987'den günümüze artık kökleştiğimi sandığım bu Anadolu şehrinde, şiir/edebiyat bağlamında beni böylesi bir uğraş alanının içinde tutup ayakta durabilecek kimi motivasyonları sağlayan belli başlı unsurların başında, gerek iç dünyamın yapı taşlarını gerekse yaşama biçimimin anlam koordinatlarını her türden 'yerel' eğilimin sinsi tuzaklarından korumak ve bunu hayata geçirmek olduğunu düşünüyorum.

Bir şair/yazar için, diğer tüm anlamlarının ötesinde, 'taşra', 'yalnızlık' duygusunun katmerleşmesinin adıdır. Evet, 'taşra' yalnızlığı' müthiş bir yoksunluğu ifade eder.. Ve bu 'yalnızlık' asla paylaşılamaz! Düşünün bir kere; şiiri/edebiyatı konuşabileceğiniz, bu alanın meseleleri üzerine sezgi egzersizleri yapabileceğiniz, sahih tartışmalarla yön tayininde bulunabileceğiniz bir-iki kişi ya vardır ya yoktur, 'taşra'da.. Üstüne üstlük, bir de gündelik yaşamın çeşitli gaileleriyle boğuşmanın verdiği bezginlik ve zihin sersemliği, algı dünyasının parçalanışı vs. 'taşra'daki şairi/yazarı, şiir/edebiyat ilkeleri karşısında 'iflas' durumuna sokmaya yeter de artar bile..

Ben, kendi payıma, tüm bu ve buna bezer 'taşra olumsuzlukları'na, 1995 yılına kadar tahammül edebildim. Gerçi -bugün olduğu gibi- o yıllarda da, İstanbul'la varolan şiir/edebiyat bağlamlı ilişkim hiç inkıtaya uğramıyordu ama, neticede, 'taşra'da mukimdim. Ve beni, içinde debelendiğim bu cendereden çıkarabilecek yegâne yolun/yöntemin bir 'dergi' atmosferi sağlamak olduğunu farkettim. Zira, bu husustaki tecrübelerim (Yönelişler, Bürde), yeterince uyarıcı bir işlevi haizdi sanıyorum. İşte İpek Dili'nin doğuşu, yukarıda bir kısmını sıraladığım sebeplerden ötürü oldu; 'taşra'nın sanat-edebiyat alanındaki bayağı beklentilerine kanmamak şartıyla ve öncelikle şiire/edebiyata dair kimi his ve hassasiyetlerimi yitirmemek adına.. Şimdi, bu kararımın, benim şiir hayatım için nasıl bir 'beslenme' imkânı yarattığını daha iyi kavrıyorum.

Öte yandan, kendimi hiçbir zaman bir 'taşralı' hissetmesem de, fizikî olarak yaşadığım yer bağlamında bu yazıya başlık teşkil eden sorunun -tüylerim diken diken olsa da- cevabını aramaktan vazgeçemiyorum. Oysa, cevabından emin olduğum "Ben nereye aitim?" sorusu karşısında, içim ne kadar da rahat! Zaten, "şimdi ve burada", beni şiir odaklı bir hayat yaşamaya sevkeden de, tastamam, açılımlarına nüfûz etmekten büyük bir memnuniyet duyduğum bu cevaptan başkası değil...


9 Nisan 2001
Pazartesi
 
İHSAN DENİZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED