|
|
|
|
Ekonomik krizin iyice Türkiye'yi içine kapattığı, hatta milyonlarca insanı yarınını düşündürecek boyutlara getirdiği bir ortamda içinde bulunduğumuz bölgede olup bitenlerden bahsetmenin ne kadar zor olduğu ortada. Ancak sonuçta hiçbir ekonomik kriz uluslararası ilişkilerden bağımsız düşünülemez. Ortadoğu'da Türkiye'yi de yakından ilgilendiren en önemli gelişme, yeni ABD yönetiminin bölge politikasının ipuçlarını vermesi bakımından Dışişleri Bakanı Powell'in bölgeye yaptığı ziyaretti. Özellikle Irak'a karşı gerçekleştirilen "rutin dışı" bombalamadan sonra gerçekleşen üst düzey ziyaret daha anlamlı hale geldi. Öncelikle İsrail-Filistin konusunda Bush yönetiminin yaklaşımı, barış sürecine bakışı anlamında Powell'in ziyareti önemliydi. Hem Arafat hem de Şaron'la görüşen Dışişleri Bakanı taraflar arasında umut verici bir sonuç alamadı. Şaron'un Filistinliler'e uygulanan kuşatmada önemsiz bir jest yapmasının dışında iyileştirici bir gelişme olmadı. Fakat Bush yönetiminin tavrını ele veren en önemli açıklama Clinton döneminde yapılan arabuluculuk sayesine belli bir düzeye gelen tarafların pozisyonunu büyük ölçüde belirleyen anlaşmaları pek sahiplenmek istememesidir. Beyaz Saray'ın, Clinton'un öncülüğünü yaptığı taslağın sadece Clinton'u bağlayacağını açıklamasına Arafat haklı olarak itiraz etti: Hiç bir hükümet selefinin yaptığı anlaşmaları tanımazlık edemez. Arafat Şaron'un sertlik yanlısı imajının getirdiği dezavantajı kullanarak bir yanda kontrollü gerilimi tırmandırmayı, diğer tarafta barış sürecini kaldığı yerden sürdürmeyi amaçlamaktadır. Nitekim Arafat'ın ABD yönetiminin Clinton'un öncülüğünde başlatılan girişimlere itibar etmeyen politikasına karşı itiraz sesini yükseltmesi yeni dönemde hangi stratejiyi izleyeceğinin işaretlerini vermektedir. Bu zamana kadar Arafat izlediği stratejinin, İsrail'in olanca manevra alanına karşın hedefine ulaştığı söylenebilir. Amerikan Dışişleri Bakanı'nı Ortadoğu gezisinin en önemli bölümünü şüphesiz Irak'a yönelik yaptırımlar konusunda bölge ülkeleriyle yaptığı görüşmeler oluşturuyordu. Özellikle, dün Suriye'ye yaptığı ziyaret de bu anlamda önemliydi. Irak'a karşı 10 yıl önce kurulan ittifakın en önemli partneri olan Suriye'nin Irak'la yeni ittifak kurması ABD açısından hayli önemliydi. Günlük 100 bin varil Irak petrolünü akıtacak Irak-Suriye petrol boru hattının açılması Amerika için stratejik öneme sahip. Suriye'nin çiçeği burnunda devlet başkanının hem İsrail'den gelecek barış taleplerine hem ABD'nin baskılarına karşı koyup koyamayacağı şüpheli. Ancak ABD açısından Irak'ı uluslararası sistemin dışında tutmayı amaçlayan yeni stratejisinin çok kolay yürümediği ortada. Zira hem Avrupa Birliği'nin Fransa üzerinden hem Rusya'nın ve en önemlisi Arap ülkelerinin Irak karşıtı cephede eski pozisyonlarında olmadıkları ortada. En azından ambargonun meşruiyetinin hem bölgesel ülkeleri hem de bölge üzerinde hesabı olan güçler açısından tartışılıyor olması ABD'nin yeni bir Irak politikası geliştirmek zorunda olduğunun işaretini veriyor. Türkiye'nin pozisyonu ise iç politikadaki gelişmeleri bire bir yansıtır durumda. Ambargodan rahatsız olan Türkiye ilginç bir suskunluk içinde. Başkan Bush ile Ecevit'in (New York Times'a göre 5 dakika süren) telefon konuşmasının ardından İncirlik'ten kalkan uçaklara itiraz etmemekle sonuçlanan bir noktaya gelindi. Türkiye'nin Amerika ile yenilenen stratejik ortaklığı Irak politikasına bu şekilde yansıdı. Ekonomik sarsıntıyı komplo teorilerine prim veren izah tarzını doğrulayan bir suskunluk. Mısır'da gerçekleşen D8 toplantısının bu karambolde kimsenin ilgisini çekmediğini söylemeye bile gerek yok. Ne Cumhurbaşkanlığı düzeyinde katılıyor oluşumuz ne de üye ülkeler arasında işadamlarına yönelik vizeyi kaldırma planı, ticaret hacminin beş yılda iki katına çıkarılması gibi kararların alınmış olması politik nedenlerden dolayı medyanın ilgisini çekmedi. Paradoksal biçimde, aynı ilgisiz tavır İslam Konferansı tarafından da sergilendi. Türkiye'nin öncülüğünde başlatılan girişimi kendine rakip olarak gören İslam Konferansı Örgütü de Türkiye gibi davranarak toplantıya ilgisiz kaldı.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |