T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

İ Z L E N İ M

Ekonomiyi Anadolu tüccarı kurtarır

Devleti yönetenler müsrif ve işten anlamıyorlar. Dara düşmüş olmasına rağmen Türkiye'nin ekonomisini düzlüğe çıkarmak zor değildir. Yeter ki bizi dinlesinler, hızımızı kesmesinler, kuralları da biz koyalım.

Balıkesir Ticaret Borsası Meclis Başkanı İbrahim Aytekin Anadolu sermayesinin önemli isimlerinden birisi. Ticari değil yalnız, içtimai, siyasi ve sosyal yönden de önemli birikimleri var. Devletin düştüğü buhran, Anadolu'yu bir baştan diğer başa saran ekonomik kriz, bu ülkeyi yönetenlerin düştüğü girdap, her Türk vatandaşı gibi onu da rahatsız ediyor.

İrtica diye korkutup devleti soydular

"28 Şubat'la birlikte irticanın en büyük tehlike olduğunu gündeme getirdiler ve üniversitelerde okumak isteyen başörtülü kızlarımızı bile tehlikeli saydılar" diyen İbrahim Aytekin öncelikle bu konudaki görüşlerini açıklıyor: "İrtica yaygarası ile ortalığı bulandırıp bazı vurgunlar gerçekleştirdiler. (İrtica birinci tehlike) diyorlardı, neyin ülkemiz için, rejimimiz için daha tehlikeli olduğu son gelişen olaylardan anlaşılıyor."

Başörtüsü bunalımı

Başörtüsünün bir simge olamayacağını ve Müslüman kadınların inandıkları için taktıklarını, başörtüsü kullanmayanlara da saygı duyduklarını söyleyen Aytekin konu ile ilgili olarak çeşitli örnekler verdi: "Maksatları inananları ve inandığı gibi yaşamak isteyenleri huzursuz etmek, Müslümanlar'ı küçük düşürmek, ezmek.. (Kadın, devlet dairesinde başörtüsü ile çalışamaz) diyorlar.. Maksatları başka!.. Bir kadın çaycılık yapar, paspascılık yapar, temizlikçilik yaparsa çalışabilir... Doktor olursa, hemşire olursa, bir masa başı işgal ederse yasak!.. İnananların kime ne zararı olabilir? Banka mı soyarlar, rüşvet mi alırlar, ihtilal yapıp demokrasiyi mi inkıtaya uğratırlar? Kime ne zararı olabilir namaz kılanın, başını kapatanın, Allah adına birşeyler yapanların?..

Kaymakamlarımızı, subaylarımızı, öğretmenlerimizi namaz kıldıkları için irticacılar listesine aldılar, bu kime ne kazandırır? Hak evrenseldir. Laiklik yaygarası ile insan hakları gasbediliyor. 1920'lerden kalma kanunlarla artık bu ülke idare edilemez. Çağdaş, ilerici ve atak politikalarla, insan hakları ve demokrasi ile hedefimize ulaşabiliriz."

İbrahim Aytekin inançlı bir Müslüman olduğu kadar başarılı da bir işadamı. İktisadi yönden yaşanan olayları yakından takip edip çözüm yolları üreten bir Anadolu tüccarı. Halkın sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirdiğini, fakat iş bilmez müflis yöneticiler yüzünden bu ülkenin ekonomisinin batağa saplandığını söyleyen Aytekin bu konudaki görüşlerini de şöyle yansıtıyor: "Ülkede üretim azalıyor. Bunun karşılığında hazır yiyenlerin sayısı artıyor. Ordu hazır yiyor, emniyet güçleri hazır yiyor, bürokratlar hazır yiyor ve üretime hiç katkıda bulunmuyorlar. Biz üretip, biz vergi verip, biz çalışıp devletimize destek çıkıyoruz; ancak devleti yönetenler bizi hiç itibara almıyorlar. Oysa işi bize bıraksalar biz kısa sürede çözüm yolu buluruz. Yeter ki önümüze geçmesinler, hızımızı kesmesinler! Biz kısa sürede çözüm yollarını da buluruz; ancak bir şartla! Müdahale etmesinler, kuralları biz koyalım. Artık bilmiş olsunlar ki sabrımız kalmadı. Bizim imkanlarımızla bankaların kurtarılmasına, KİT'lerin beslenilmesine, soyguncuların kayırılmasına gönlümüz razı değil."

İbrahim Aytekin'in görüşlerini tüm Balıkesirliler destekliyor ve hiç karşı çıkan yok. Anadolu sermayedarlarının devlete olan inancı tam. Ülke; siyasi, içtimai ve iktisadi yönden darboğazda olmasına rağmen devletine de, ekonomisine de sahip çıkıyor ve geleceğe yönelik iyi şeyler düşünüyor.

Mehmet Akyol

 
Ülkeyi yılgınlık sarmış
Kimin ne dediği net olarak belli değil.. Fakat sorunlar yumağı açıldığında aynı noktaya geliniyor... "Çözümsüzlük" "Ekonomik darboğazı aşmak için öneriniz nedir?" sorumuza aldığımız cevaplar oldukça düşündürücü!.
Anadolu tüccarından bazıları "Devlet karışmasın biz millet olarak çözüm yolu buluruz" derken, bazıları "Pislikleri temizletmek lazım" önerisinde bulunuyorlar.
Anadolu insanı çok mağdur, özellikle de ekonomik krizi iliklerine kadar yaşayan KOBİ'ler... Diğer Anadolu yörelerinde olduğu gibi Balıkesirliler de krizden fevkalade etkilenmişler. KOBİ'ler zor nefes alıp veriyor!. Sanki deprem vurmuş Balıkesir müteşebbisini. Bazıları çoktan kepenk kapatmış, bazıları ise maliyeden kayıtlarını bile sildirmiş. Yalnız Balıkesir Sanayi Sitesi'nde 250 işyeri iflas bayrağını çekmiş. Üretim yapan atölyelerin sessizliği ve verimsizliği yürekler acısı! Birçoğu var ki el namus uğruna ayakta durmak için direniyor. Fakat geleceklerinden hiç emin değiller... Hatta "bize ne zaman sıra gelecek, biz ne zaman kilit vuracağız atölyemize?" diye kuşku ve korku içinde derin derin düşünenler var. Bir haddehanecinin "İnsanlarla konuşmayı bırakın, insan fotoğrafı çekmek yerine boş kalan ve sessizliğe bürünen şu atölyelerimizin resimlerini çekin" deyişi; bir başkasının "bak, bu atölyede 17 işçi çalışırdı, şimdi kapısına kilit vuruldu!" demesi karşısındaki acıya dayanmak, hatta ağlamamak mümkün değil. Çaresizlik, kararsızlık ve de geleceğe ümitle bakamamanın acısı hiçbir şeyle mukayese edilemeyecek kadar hazin.


27 Şubat 2001
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED