T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

'YARIN' KORKUSU

Nüfusu hızla yaşlanan AB'yi yarın korkusu sardı. Soruna çözüm arayan AB liderlerinin üç seçeneği var: Doğum oranını artırmak, mülteci kabul etmek ve Türkiye'yi üye yapmak.

23-24 Mart tarihlerinde AB liderleri Stockholm'de toplanarak, Soğuk Savaş sonrasının en büyük problemini, demografik düşüşü tartışacaklar. Avrupa nüfusundaki gerileme kontrolsüz bırakılırsa, 2050 yılı itibariyle 5 AB üyesinin nüfusu bugünkünden 40 milyon daha az olacak. Avrupa'nın bu trendi tersine çevirmesinin mümkün görünmediğini belirten uzmanlar, düşüşün AB'nin küresel güç olma hedefinden uzaklaşmasına yol açacağını belirtiyorlar.

BM'nin tahminlerine göre, AB ülkelerinin nüfusu 2005 yılı itibariyle en yüksek seviyeye ulaşacak ve bu tarihten sonra gerileyecek. Enformasyon Çağı'nda bulunulduğu gözönüne alındığında bir ülkenin ya da topluluğun stratejik bir konuma gelmesi için nüfusunun yüksek olması gerektiğini belirten uzmanlar, nüfusu azalan ülkelerin zamanlar dışa bağımlı hale geleceğine dikkat çekiyorlar.

Avrupa nüfusu zayıflıyor

Rusya örneğini hatırlatan uzmanlar, 300 milyonluk nüfusu ile küresel anlamda ekonomik, askeri ve siyasi bir güç olan Sovyetler Birliği'nin ardından 144 milyon nüfuslu bugünkü Rusya'nın geçmişindeki gibi yeterince güçlü olmadığını ve jeopolitik önemini yitirdiğini vurguluyorlar. BM 2050 yılı itibariyle Avrupa'daki emekli sayısının çalışan sayısının yarısına ulaşacağını bunun da üretimin düşmesine ve vergilerin yükselmesine yol açacağını vurguluyor. Soğuk Savaş'tan sonra savunma açısından ABD'ye bağımlı hale gelen ve son yıllarda bu durumdan rahatsız olan AB'nin Avrupa Ordusu ve ekonomik bağımsızlık gibi ideallerine ulaşması için nüfusunu artırmanın bir yolunu bulması gerekiyor. Atlantik'in ötesinde ise durum çok daha farklı. BM raporlarına göre, 2050'de AB'nin 476 milyon olan nüfusu 430 milyona düşerken, ABD ile Kanada'nın 310 milyon olan nüfusu 2050'de 530 milyona ulaşacak.

AB'nin her yıl 1.6 milyon göçmene ihtiyacı var

AB'nin demografik tehlikeyi atlatması için önünde üç yol bulunuyor: Doğum oranını artırmak, mülteci kabul etmek veya yüksek doğum oranına sahip bir ülkeyi üyeliğe kabul etmek. AB'nin azalan nüfusunu düze çıkarması için yılda 1,6 milyon yeni göçmen kabul etmesi gerekiyor. Ancak AB üyesi 15 ülkenin 2000 yılında kabul ettiği göçmen sayısı bu rakamın ancak yarısına ulaştı. Avrupa'ya iltica eden gruplar arasında Afrikalı ve Ortadoğulu nüfus dikkat çekiyor. 2050'de AB nüfusunun yüzde 75'i mülteci olacak.

Son seçenek Türkiye

Son seçenek olarak ise AB'ye yüksek doğum oranına sahip bir ülke kabul etmek. Bu durumda Avrupalılar'ın önüne çıkan en gerçekçi aday Türkiye. Ancak uzmanlar, Türkiye'yi kabul etmesiyle Avrupa'nın yeniden tanımlanacağına dikkat çekiyorlar. BM verilerine göre, Türkiye'nin 66 milyonluk nüfusu 2050 yılında 100 milyonun üzerine çıkacak. Bu durum ise AB'nin nüfusunun aynı yılda 530 milyona ulaşarak ABD ve Kanada nüfusunun toplamına yetişmesini sağlayacak. Ancak 530 milyonluk AB nüfusunun 5'te birinin Türk ve Müslüman olacağına dikkat çeken uzmanlar, Avrupalılar'ın bu bedeli ödemeyi istemediğini savunuyorlar.

 
PKK faktörü azaldı
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan insan hakları raporunda, terör örgütünün günlük yaşamdaki önemli faktörlerden biri olmaktan çıktığı vurgulandı

Şaron temsilci gönderdi
Arafat'ın ani ziyaretinden sonra Türkiye'yi yakın takibe alan İsrail, Başbakan Şaron'un Özel Temsilcisi'ni dün Ankara'ya gönderdi.

Galiplerin buluşması
Irak'ın resmi El Tavra gazetesi, "Kuveyt toprağı bugün eski Amerikan Başkanı George Bush liderliğinde edepsiz doldu. Bu suçlu, bu sene parasını Kuveyt'ten çekerek en büyük darbesini indirecek" ifadesini kullandı.

Ermeniler'i Fransa katletti
Fransız Parlamentosu, Türkler'in sözde Ermeni Soykırım Yasa Tasarısı'nı kabul ederken, Maraş işgaline katılan bir Fransız subayın tuttuğu günlük, Fransızlar'ın Maraş'tan kaçarken binlerce Ermeni'yi soğukta ölüme terkettiğini ortaya koyuyor.


'Dayaklar' Müslümanlar'ı katlediyor
Endonezya'nın Borneo adasında, Dayak yerlilerinin başlattıkları vahşetin önü alınamıyor. Geçen hafta Dayaklar ile Müslüman göçmenler arasında çıkan çatışmalarda 400'e yakın Müslüman öldü, yüzlercesi de yaralandı. Bölgeden sorumlu bazı yetkililerin Dayaklar'ı çok yüksek bir meblağ ile destekleyip Maduralı göçmenlere saldırttığı iddia ediliyor. Cava'dan gelen Maduralı göçmenlere saldırarak, evlerini ateşe veren, kafalarını kesen Dayaklar'ın vahşetini sürdürmeleri üzerine Devlet Başkanı Abdurrahman Vahid bölgeye özel bir kuvvet gönderme kararı aldı. Endonezya donanması, vahşete maruz kalan insanları Sampit'ten tahliye etmeye çalışıyor. 30 bin Maduralı göçmen gemilerle kıyım bölgesinden kaçıyor. Donanma şimdiye kadar 10 bin Maduralı göçmeni tahliye edebildi.

27 Şubat 2001
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED