T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Yabancı uyruklu işçi istihdamı

Türkiye'de işsizliğin giderek büyümesine karşılık, yabancı işçi istihdamı da sürekli artış göstermektedir. Bu durumda kendi işçilerimize iş bulma ümidi zayıflamışken, yabancı uyruklu işçi istihdamı niçin gelişme gösteriyor?

Yabancı uyruklu işçi istihdamı gerçeğini yaşayan ilk ülke bizim ülkemiz değil, şüphesiz. 1960'lı, 1970'li yıllarda Almanya başta olmak üzere, Batı Avrupa ülkelerine gönderilen işçilerimizle, biz de dış (yabancı) ülkelere işçi ihraç eden ülkeler arasına önemli ölçüde giren ülkelerden biriyiz. Ancak 1990'lı yıllarda SSCB'nin dağılmasından sonra başta Karadeniz Ekonomik İşbirliği üyesi ülkelerden Türkiye'ye yoğun işçi girişleri olmuştur.

İşçi akını var

Yabancılar mevzuatını yeterince düzenleyemeden yabancı işçi akınına uğrayan Türkiye'nin istihdam politikasını yakından ilgilendiren bu durum hakkında, çağdaş gelişmelere uygun çözümler üretmesi gerekmektedir.

Bir ülkenin girişim yapısının gücü, yabancı sermaye ve yabancı işçi girişiyle doğru orantılıdır, kanımca. Her ne kadar işsizlik yanında yabancı işçi gerçeği de ekonomimizi zorlayan bir sosyal vak'a ise de, ekonomideki olumlu gelişmelerin sözkonusu iki olumsuzluğu tedavi etmesi mümkündür. Ancak Kasım 2000 ayı sonlarında çıkan finansal krizden sonra, bu konularda olumlu sinyallerin kolayca alındığı ve alınacağı söylenemez.

Buna Şubat 2001 ayının sonunda çıkan ve dalgalı kur uygulamasıyla kendini gösteren kriz şartları da eklendiğinde, umutvar olabilmek zorlaşmaktadır. Hatta giderek başarısı tartışılan ve de çöktüğü öne sürülen istikrar programının işsizliği artırmaya başladığı belirginleşmiştir.

Bu durum, yabancı uyruklu işçi istihdamının ilkeli ve azaltılmış bürokrasiyle yürütülmesini çok lüzumlu kılmaktadır.

Yabancıların istihdamını düzenleyen mevzuatın çağdaş bir yapıya kavuşması için, artık sürekli gayret gösterilmesi, dağınık ve ilkesiz bir yapı gösteren bu mevzuatın derli-toplu hale getirilmesi zorunluluğu doğmuştur. İstihdamdan sorumlu Bakanlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olduğu halde, yabancıların istihdamı konusunda, mevcut yasaların dikkate değer bir yetkisi ve etkisi yer almamıştır.

Kısaca belirtmek gerekirse, yabancıların çalışması konusunda ülkemizde 70 civarında yasa, tüzük, Bakanlar Kurulu kararı, yönetmelik ve talimatname bulunmaktadır. Ayrıca bu mevzuat, çok önceden hazırlanmış olduğundan güncelliğini ve müeyyidesini yitirmiş, günümüzün ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelmiştir. Bunun için anılan Bakanlıkça hazırlanmış olan "Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun Tasarısı"ndan basında sıkça sözedilir hale gelmiştir.

Türkiye'de istihdam edilen yabancıların sayısı hakkında kesinliğe yakın istatistik araştırması bulunmamaktadır. Ancak spekülatif olarak ülke bazında bir milyonu aşan yabancı işçiden sözedilmektedir.

İşsizliğin sürekli genişlediği dönemde, yabancı işçiliğin de artmış olmasının mutlaka anlamlı bir nedeni vardır. Kalifiye ve ucuz işgücünün pahalı ve vasıfsız işgücü karşısında daha üstün olduğu tartışılamaz ise yabancı işçilerin tercih edilmesinin nedenini bulmuş oluruz.

Yabancılar kayıtdışı

Ve yabancı işçilerin büyük kısmı, kayıtdışı ekonomi şartlarında çalıştıklarından, vergi, sigorta primleri, vb. maliyetler de ortadan kalkmaktadır. Hatta asgari ücretin bile ödenmediği bilinmektedir. Bu şartlarda Türk vatandaşı olan işçilerin yoğun bir haksız rekabet karşısında oldukları söylenebilir.

Küreselleşen bir yapıda, yabancı işçiliğini yasaklamanın tutarlılığını savunmak ve sırf bu nedenle yerli işçilerin de işsiz kalmasını onaylamak doğru olmaz.

İlkeleri sağlama koymak ve uygulamak şartıyla, yabancıların istihdamını ülke yararına çevirmek mümkündür.


27 Şubat 2001
Salı
 
TAHSİN SINAV


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED