Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
New York Times yazınca farkediliyor!

Türkiye'de öyle şeyler oluyor ki insanın şaşırmaması mümkün değil. Bazen olup bitenlere bakıp neyi nereye koyacağınızı, gelişmeleri nasıl anlamlandıracağınızı, ne diyeceğinizi bilemiyorsunuz.

Tam bu özellikte bir gelişme şu günlerde medyada görülen New York Times (NYT) gazetesinde yayımlanan bir yazının Türkiye'deki gelir dağılımı adaletsizliğini ve bu alandaki tehlikeli gidişi ele almasıdır. New York Times gazetesinin Türkiye muhabiri Boğaz'daki bir gece kulübünü merkeze alarak farklı gelir gruplarına dikkat çekerek giderek derinleşen gelir bölüşümündeki adaletsizliği çarpıcı örneklerle ele alan bir yazı kaleme almış.

Bunda şaşılacak bir şey yok. Dünyadaki önemli gazetelerin Türkiye'de muhabirleri var. ve bunlar zaman zaman önemli haberleri ve gelişmeleri ele alan yazılar yayımlarlar. İşin şayırtıcı tarafı Türkiye'deki medyanın bu yazıdan hareketle ülkemizdeki adaletsizliği ve bu alanda giderek derinleşen farklılığı keşfetmesidir.

Eğer takip ettiyseniz bu haber üzerine nerede ise bütün gazeteler NYT'deki yazıyı özetleyen birer haber yaptılar. Televizyonlar bu yazıda sözü edilen gece kulübünü ve benzer farklı mekanları görsel malzeme olarak sunan çarpıcı haberler sundular. Böylece gelir dağılımındaki adaletsizliğe, giderek açılan zengin-fakir makasına ve nihayet zenginlerimize neler oluyor dercesine sorular soran özel haberler yaptılar.

Bunda da bir olağanüstülük yok. Toplumda olup bitenleri haber yapmaları gayet normal bir durum. İşin şaşırtıcı yanı şurda; NYT böyle bir haber yapmadan önce bu durumdan Türk medyası habersiz miydi? Ülkedeki bu tür gelişmeleri bir yabancı gazetenin haber yapması ve konuyla ilgili bir yazı yayınlaması üzerine mi fark etti? Diyelim ki söz konusu gazetede böyle bir haber ve yazı çıkmasaydı Türk medyası bu konuyla ilgili haber yapacak mıydı?

İşte beni şaşırtan burasıdır. Buna bir anlam vermek o kadar da kolay değil. Bir yabancı ülkemizin yaşadığı derin ekonomik kriz ortamında sosyal kesimler arasındaki derinleşen gelir adaletsizliğine dikkat çeken bir yazı yayınlıyor ve bizde ülkemizde böyle bir sorunun olduğunu o zaman fark ediyoruz! Şayet böyle bir yazı yayınlanmasaydı medyamızın böyle bir haberden, gelişmeden haberi olmayacaktı; ne gazeteler bu yönde haber yapacak ne televizyonlar bununla ilgili görüntüler yayınlayacaklardı! Bu durumu anlamak mümkün değil!

"Öteki Türkiye" her zaman vardır...

Bu haberden hareketle Türkiye'deki bazı gelişmeleri değerlendirmek mümkün.

Öncelikle Türk medyasının kendi sosyal gerçekliğinden ne kadar habersiz olduğu bütün boyutlarıyla ortaya çıkıyor. Plazalarda, medya towerlardaki serin masa başlarında haber yazanlar Türkiye'nin gerçekliklerinden habersizdirler. Hatırlayın kısa bir zaman önce Hürriyet'ten Serdar Turgut bir "Öteki Türkiye" tartışması başlatmıştı. Türkiye'nin farklı yanına dikkat çekmiş ve gidişin hiç de iyi olmadığını yazmıştı. Konu üzerinde birkaç yazı yazmış ve bir tartışma doğmuştu. Serdar Turgut'un yazdığı bu durum aslında yeni bir şey değildi. Bu toplumun her gün yaşadığı bir gerçeklikti; ama plazalardaki gazetecilerin tesadüfen fark ettikleri bir durumdu. Turgut'un bu tavrına dudak büküp geçenler, popülistlik yapıyor diyenler, duygu istismarı yaptığını söyleyenler bile çıkmıştı. Bir zaman sonra o tartışma unutulup gitmişti. Elbette ki Serdar Turgut'un dikkat çektiği Öteki Türkiye yerinde duruyordu ve yaşamaya devam ediyordu.

NYT'ta yayınlayan yazı ile başlayan tartışma da aslında buna benzemektedir. Türk medyası Öteki Türkiye'yi veya "Gerçek Türkiye"yi bir kez daha keşf etmektedir. Birkaç gün sonra bu tartışmanın da son bulacağını ve unutulup gideceğini söylemek mümkün.

Bu durum Boğadaki barlarda, Bodrum, Marmaris ve diğer tatil beldelerinde su gibi para harcayan zengin kesimlerin varlığını ortan kaldıracak değil. Aynı şekilde ülkedeki milyonlarca işsizin, giderek artan açların durumunu ortadan kaldıracak değil. Bu gerçeklikler olduğu gibi devam edecektir. Belki de Türk medyası bu konuları, eğer bir yabancı gazete haber yaparsa o zaman fark edecek ve bunun haber değeri olduğunu düşünecektir. Yabancılar haber yapmazsa o zaman böyle bir gerçekliğin farkında bile olmayacaktır.

Yabancılara karşı "snobizm" derecesinde duyarlı ve buna karşılık kendi gerçekliklerine karşı sağır ve kör bir medya camiası beni korkutmanın ötesinde hayal kırıklılığına ve umutsuzluğa sevk ediyor.


26 Temmuz 2001
Perşembe
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED