|
|
|
|
Sporun, özellikle de futbolun (en azından eli kalem tutan biri olarak) içinde olunca haliyle tüm dünyadaki gelişmeleri takip etmek gerekiyor. Çünki sizlere haber vermek, ahkam kesmekten daha birincil işimiz. Kimi zaman tuttuğumuz takımı yok yere yüceltip, kimi zaman eleştirdiğimiz oluyor. Başarısını kıskandığımız takımları haksız yere yerdiğimiz de oluyor. Futbolda olup biteni elbette muhabirlerimizin getirdiği bilgilerden öğreniyoruz. Türk ve dünya basınını da takip ediyoruz elbette. Bire bir futbolcu ve yöneticilerle de sohbet ediyoruz. Aynı zamanda internet'ten de faydalanıyoruz. Benim de şahit olduğum durumun tuhaflığını bazı okuyucularımız da paylaşıyorlar. Aynı günün farklı gazetelerinde birbirini hiç tutmayan haberleri gören okuyucu acaba "hangisine inanmalı" diye düşünür olmuş. Geçen gün Jardel'i Juventus'a transfer eden bir gazete, bu haberi manşetine taşırken diğer gazetelerde bu durum "Jardel'in sorunu çözülemiyor" şeklinde yeralıyordu. Jardel'le ilgili gelişmeleri biz de internet'ten izliyoruz. Haber "www.soccerage.com" sitesinde "Juventus 9 numaralı oyuncusunu arıyor" şeklinde başlıyor ve birkaç futbolcunun adı Jardel'le birlikte sıralınıyordu. Biz bu haberi aynen, duyduğumuz gibi verirken, adı büyük kendi büyümeye çalışan bir gazete ise dokuz sütuna sığdıramıyordu "Juventus'un 9 numarasını." Futbolcu transferlerinde de aynı traji-komik durum sözkonusu. Geçen ayın çeşitli gazetelerine göre büyük takımlar, en az 50'şer futbolcu almalıydı. Tesadüfen bir futbolcunun hangi takıma gideceğini bilen gazetelerse bunu ertesi gün yine manşet yapıyor, medyum memiş edasıyla ahkam kesiyorlardı. Bir de başka bir komik yanı var bu "haber atlatma" işinin gazetelerin spor sayfaları ve köşe yazarları arasında. Anladığımız kadarıyla hiçbir sohbetleri, muhabbetleri yok. Ve sadece bu yazılar sayesinde fikir alış-verişinde bulunuyor. Bir köşe yazarı, "Ben size ne demiştim geçen günkü yazımda? Kulak asmadınız. Ya işte böyle!" diyerek kendi gazetesine sitem ediyordu. Çok şükür bizim "haber atlatma" stresine giren bir ekibimiz yok. Kendi yağımızda kavrulup, doğru haberi, doğru yorumla siz okuyucularımıza ulaştırmaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bizim okuyucumuz ne boyalı basına pabuç bırakır, ne de bizim dışımızda yazılanlara inanır. içi dolu kutucuk
En çok düşmanlarınızı sevin. Çünkü dostlarınız, hatalarınızı size söylemezler.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |