Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

G.Saray orada da yener

Ciddi bir maç izlemeyi ne kadar da özlemiş. Gazozuna bile olsa insan zevk alıyor.

Sarı-kırmızılı takımın 'takım' olma özelliğini kaybetmediğini, net olarak gördük. Top kaybettiği zaman pres yaparak yeniden kazanan, yardımlaşmadan örnekler veren, her iki kanadı da iyi kullanan ve gol bölgelerinde çok çabuk çoğalan Galatasaray'dı.

Ümit Karan zaten iyi bir kumaştı. Bu takıma daha çok goller kazandıracağı da bir gerçek. Rakip savunmaya uyguladığı pres, kendisi için olmasa da yanındaki arkadaşlarına fayda sağlıyor. Galatasaray, ilk yarıda onun ayağından bir gol kazanırken, adaşı Davala kendi kazandırdığı penaltıyı dışarı attı.

Bu Galatasaray karşısında Vllaznia, ilk ve tek kornerini ancak 25. dakikada kullandı.

Bu analize bir başka açıdan bakacak olursak; acaba tüm bu övgüler uluslararası hiçbir başarısı bulunmayan bu takım karşısında ölçü müydü?

Kuşkusuz değildi...

Çünkü Galatasaray, savunmasında hiç problem yaşamadı. Karşılarında onları zorlayacak ne bir takım, ne güçlü ve özellikleri bir futbolcu vardı. Yani Galatasaray pres yemeden gücü konusunda kanaat sahibi olmak falcılıktan öteye gitmez.

Ama yukarıda yazdığımız özellikleriyle, Galatasaray 'takım' olma özelliğini kaybetmemiş. Bu arada Bülent sakarlığını, Arif de beceriksizliğini üstünden atamamış. Oyuna ikinci yarıda giren Berkant ve Perez ise uyum sorunu yaşamayacaklarını gösterdiler. Kerem de doğrusu Taffarel'i hiç aratmadı.

Keşke biraz daha farklı kazanabilselerdi.


26 Temmuz 2001
Perşembe
 
SALİH SEZER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED