|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Döviz yastık altına
Uzmanlar döviz ve repodan alınan vergilerin artırılmasının paranın dövize, dövizin de yastık altına kaçmasına yol açacağını söylediler.
Prof. Dr. Esfender Korkmaz, repo ve döviz hesaplarından alınan vergilerin artırılmasının parayı dövize, oradan da yastık altına iteceğini söyledi. Stopaj oranlarını değiştirmenin istenen etkiyi yapmayacağını savunan Korkmaz, "Repoyu cezalandırmak tasarrufların dövize kaymasına neden olur. Döviz hesaplarını da cezalandırırsanız, para yastık altına gider veya faizler artar. Ayrıca kriz dönemlerinde vergilerde yapılan değişiklikler, piyasa tarafından, olumsuz gidişin bir tescili olarak algılanır. Ters teper. Mamafih, bu revizyon açıklandıktan sonra borsa düştü, döviz arttı" dedi.
Sorun hükümete güvensizlikTasarruf sahibinin kısa vadeyi tercih etmesinin sebebinin güvensizlik olduğunu vurgulayan Korkmaz, güvensizlik ortadan kalkmadan vergi oranlarında yapılacak marjinal değişikliklerin etkili olmayacağını kaydetti. Güvensizliğin, kriz ve iç borçların çevrilmesi konusundaki olumsuz beklentilerden kaynaklandığını belirten Korkmaz, "Stopajın getirdiği avantajlar uzun vadeli riskleri karşılayacak büyüklükte değil. Repoyu cezalandırmak bu riskleri gözardı edecek oranda değil" diye konuştu.
'Kimseye faydası olmaz'Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sudi Apak da iç borç stoğu ortada olduğu sürece döviz ve repoya vergi getirilmesi uygulamasının hiçbir faydasının olmayacağını söyledi. Uygulamanın kamu finansmanıyla ilgili olduğunu ve reel sektörle ilgisinin bulunmadığını ifade eden Apak, iç borç stokunun 92 katrilyona (70 milyar dolara) çıktığını belirterek, bu iç borç stoku var olduğu sürece uygulamanın reel sektöre ve kamuya hiçbir faydası olmayacağını söyledi. Stok olduğu müddetçe faizlerin değişmeyeceğini savunan Apak, "Burdan çıkartılması gereken bir başka mesaj daha var; iç borç, dış borca hiçbir şekilde yönlendirilmeyecek. Bunu anladı bürokratlar. Bu olumlu bir gelişme" dedi. Takas olayını örnek gösteren Apak, uygulamanın ileriye dönük sorunlar ortaya çıkarabileceğine dikkat çekti.
BANKA PAKETİT akas işlemi ile bankaların açık pozisyonlarını kapatmalarını sağlayan hükümet, bankaları rahatlatacak bir dizi kararı uygulamayı koyuyor. Devlet Bakanı Kemal Derviş tarafından açıklananan kararlara göre, repo ve kısa vadeli TL mevduatlar üzerindek stopajlar arttırılırken, uzun vadele TL hesaplarındaki stopaj düşürülüyor. Bankaların Merkez Bankası'ndaki munzam karşılıklara da faiz uygulaması getiriliyor. Maliye Bakanı Sümer Oral'ın katılmadığı basın toplantısında, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, Hazine Müsteşarı Faik Öztrak ve BDDK Başkanı Engin Akçakoca da katıldı. Derviş, Türkiye'nin istikrar programını mutlaka uygulamak zorunda olduğunu belirterek, "Türkiye'nin başka şansı yok" dedi. Derviş, Türkiye'ye gelecek olan IMF Başkan Yardımcısı Fisher için de, "Türkiye'yi çok seven bir kişi. Fischer'in gelişi olağandır" dedi. Derviş, ekonomide düzelme olmadan reel sektörde mucize yaratmanın mümkün olmadığını ifade ederek, "Reel sektörü mikro tedbirlerle rahatlatmak mümkün değildir" dedi.
Finans kesimine yönelik kararlarBankaların Merkez Bankası'nda tuttukları zorunlu munzam karşılıklara faiz uygulanacak. Bu faiz üç ayda bir ödenecek. Faiz oranı, mevduata uygulanan faiz oranının ağırlıklı ortalamasının başlangıç için yüzde 80'i olarak belirlenecek. Döviz tevdiat hesapları zorunlu karşılıkları için ise faiz verilmeyecek. Döviz tevdiat hesabı stopaj oranları 1 yıldan az vadeli mevduat için yüzde 16'dan yüzde 18'e çıkarılacak. 1 yıldan uzun vade için oran değişmeyecek. Repoya ek vergi: Repo stopaj oranı yüzde 16'dan yüzde 20'ye yükseltilecek. 3 aydan az vadeli olan TL mevduatlarına yüzde 16 oranında stopaj alınacak. 3-6 ay vadeli TL hesaplarından yüzde 14, 6-12 ay vadeli TL hesaplarından yüzde 10, 12 aydan uzun hesaplardan ise yüzde 6 oranında stopaj uygulanacak. Hazine tahvil ve bono gelirlerindeki beyanname sınırı 50 milyar liraya çıkarılıyor. Tahvil ve bonodan 50 milyar liranın altında gelirden vergi alınmayacak.
Kamuya yönelik kararlar2001 yılı sonuna kadar iç borçlanma itfalarında yapılacak operasyon ile, borçlanma oranı düşürülecek. Hazine'nin, yılın ikinci yarısında toplam 40 katrilyon liralık itfa için, 32,6 katrilyon lira borçlanması gerekiyor. Aradaki yaklaşık 7 katrilyon liralık fark ise, bütçe ve dış destekten sağlanacak. Hazine, 2001 yılının ikinci yarısında yapacağı 32,6 katrilyon liralık borçlanmayı, 19 katrilyon liraya düşürecek. İç borçlanma ihaleleri, rutin salı günlerinin dışındaki günlerde de yapılacak.
Üretime yönelik kararlarKaynak Kullanımı Destekleme Fonu oranları bankalarca tüketicileri kredileri dışındaki krediler yüzde 5'ten yüzde 3'e, bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye'de yerleşik kişilerin yurtdışından sağladıkları krediler yüzde 6'dan yüzde 3'e, kabul kredili, vadeli akretidif ve mal mukabili ithalat işlemleri yüzde 6'dan yüzde 3'e düşürülecek.
Reel sektörün canlandırılmasına yönelik BDDK'nın Aktif Yönetim Şirketi kurması kararlaştırıldı. Zor durumda olan şirketler yeniden yapılandırılacak.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |