Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

DT, Godot'yu bekliyor

Devlet Tiyatroları'nın bu yılki seyirci sayısı önceki sezona göre yüzde 28,5 oranında azaldı. DT'nin önümüzdeki sezon için hedefi yüzde 80 doluluk oranı.

Devlet Tiyatroları salonlarının doluluk oranları yüzde 82'den, yüzde 66'ya indi. 1999-2000 sezonunda 1 milyon 300 bin olan seyirci sayısı, geçen sezon 926 bin 953'e düştü. DT Genel Müdür Vekili Faruk Günuğur'a göre bu büyük düşüşün nedeni ekonomik kriz.

Önceki sezon toplam 4 bin 409, geçen sezon ise 4 bin 34 temsille seyirci karşısına çıkan devlet tiyatrolarında, doluluk oranları da yüzde 82'den yüzde 66'ya düştü. Buna karşılık bilet fiyatlarının artırılması nedeniyle 1999-2000 sezonunda yaklaşık 615 milyar 325 milyon lira hasılat elde eden Devlet Tiyatroları, geçen sezon 896 milyar 252 milyon lira hasılata ulaştı. DT salonlarında geçen sezon tam bilet 3, indirimli biletler 1.5 milyondan satıldı.

Seyirci sayısındaki düşüşe ilişkin soruları yanıtlayan Devlet Tiyatroları Genel Müdür Vekili Faruk Günuğur, ekonomik krizin tiyatro sanatını da etkilediğini belirterek, özel tiyatroların da bundan nasibini aldığını söyledi. Ekonomik durum düzeldikçe seyirci sayısının artmasını umduklarını ifade eden Günuğur, önümüzdeki sezon "gerçek" seyirciyi tekrar tiyatroya çekmeyi amaçladıklarını söyledi. Günuğur, "Bu sezonda seyirci sayımızı katlamayı planlıyoruz. Salonlarda en az yüzde 80 doluluk oranı bulmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Günuğur şunları kaydetti: "Yıllar önceki, karda kışta gişelerin önünde kuyruklar oluşturan seyirciyi çok özlüyoruz ve bunu tekrar sağlamak istiyoruz. Bunun için de yeni sezonda kaliteli oyunlarla yola çıkacağız. Televizyonların etkisiyle insanlar evden çıkmak istemiyorlar. Onları tekrar nasıl kazanabileceğimizin hesaplarını yapıyoruz. Devlet tiyatrolarının bir misyonu var. Sırf seyirci olsun diye sadece basit komedilere gitmek bize göre değil. Sanatsal ve eğitim misyonumuzdan ödün vermeden klasik oyunlara da diğer oyunlara da belli ölçüler içinde yer vereceğiz."

 
Böyle buyurdu Nietzsche!
Dogmatik, spekülatif felsefi sistemlere karşı olan Nietzsche, modern insanın içinde bulunduğu yabancılaşmayı üç aşamada; tabiatta, toplumda ve şahsın hayatında yaşanan boyutlarıyla ele alıyor ve çözümler öneriyor.
Yoksa Truva, bir hayal miydi?
Tübingen Üniversitesi tarihçilerinden Frank Kolb, antik Truva kentinde kazı çalışmaları yapan Manfred Korfmann'ı kamuoyunu Truva konusunda yanıltmakla suçladı. Kolb, Tübingen'de yaptığı açıklamada, Korfmann'ın, Truva kentini dönemin en önemli ticaret merkezi olarak göstermeye çalıştığını, ancak bunun doğru olmadığını savundu. Korfmann'ın tezleriyle ilgili hiçbir delili bulunmadığını söyleyen Kolb, Korfmann'ı bu konuda açık tartışmaya çağırdı. Kolb, daha önce yaptığı bir açıklamada da "Birçok arkeologun da bunu bildiğini, Korfmann'ın kazı sonuçlarının, tezlerini doğrulamadığını ve bunun için, bulduğu bazı eşyaları birbiriyle karıştırarak kendi hayalinde bir Truva görüntüsü oluşturduğunu" söylemişti. Kolb'un suçlamalarını bugüne kadar cevapsız bırakan Korfmann, uzun yıllar süren kazı çalışmalarında gün ışığına çıkarttığı çok sayıda eseri, Stuttgart kentinde "Truva Hazineleri" adı altında sergilemişti. Aynı eserler, bugünlerde Braunschweig kentinde sergileniyor.
27 Temmuz 2001
Cuma
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED