Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Böyle buyurdu Nietzsche!

Dogmatik, spekülatif felsefi sistemlere karşı olan Nietzsche, modern insanın içinde bulunduğu yabancılaşmayı üç aşamada; tabiatta, toplumda ve şahsın hayatında yaşanan boyutlarıyla ele alıyor ve çözümler öneriyor.

Yabancılaşmanın Batı felsefesindeki temsilcisi olan Nietzsche'nin felsefesinin detaylıca incelendiği bir kitap "Nietzsche'nin Felsefesi"... Kitabı, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Fehmi Baykan kaleme almış. Ve Kaknüs Düşünce serisinin 20. kitabı olarak yayınlanmış.

Kitaba göre, dogmatik, peşin kabullenmelere dayalı spekülatif felsefi sistemlere karşı olan Nietzsche, modern insanın içinde bulunduğu yabancılaşmayı (dÈcadence) üç aşamada çözüm yolu olarak Batı zihniyetine uyarlamış pagan-mistik bir modeli öngörmüştür.

Kitap üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölüm, Nietzsche'nin ahlak, din, felsefe ve sosyo-politik ideolojiler alanlarında dÈcadence'nin tezahürünü nasıl tahlil ettiği ana hatlarıyla işleniyor. İkinci bölüm, Nietzsche'nin dÈcadence (çökme) meselesine getirdiği çözümler üzerinde duruluyor. Üçüncü bölümde ise, Nietzsche'nin öğretisini katkılarını ve eksiklerine değinilmiş. Nietzsche'nin çöküntüye (dÈcadence) karşı olan çözümü de "kendini aşma" ve "üst insan" olma hâlinden, pagan mistisizminden esinlenerek çözümler önerdiğine yer verilmiş.

Nietzsche, dÈcadence'yi açıklarken üç bakımdan ele alır:

1. Tabiatta dÈcadence: Her yaşayan organizma zaman içinde ölmeye ve çözülüp çürümeye mahkümdür.

2. Toplumda dÈcadence: DÈcadent bir toplum köhnemiş ahlâk telâkileri, baskıcı eğitim zihniyeti, hayata-karşı din" inançlarıyla şahısların tabiatla enerji alış-verişini engeller, onları tıkar, hatta boğar. Sonuç olarak, bu tip toplumlarda insanlar duyguları ve iç güdüleriyle yâni yaşama fonksiyonlarıyla temaslarını yitirir; kendi özlerine yabancılaşırlar.

3. Şahsın hayatında dÈcadence: Nietzsche'nin asıl üzerinde durduğu dÈcadence budur. Bunun sebebini de şöyle açıklar: DÈcadence bir toplum kültürel unsurlarını benimsetmek için yaptıkları girişim (enkültürasyon) sonucu "iç güdüleri" ile temaslarını yitirmişler. Bu şekilde fonksiyonlarını yitiren, kullanamaz hale gelen fertler statik ve dejenere olur. Nietzsche Özellikle Hristiyanlık dinindeki ruhban sınıfının tutumlarını yanlış bulmuş ve bu nedenle dinibir dÈcadence'nin nedeni olarak kabul etmiştir.

"Kilisenin uygulamaları hayata düşmandır"

Nietzsche'nin ihtirasların manevileştirilmesi ile kökünden yokedilmesi arasındaki hayatı farkı açıklayan şu pasajla kitaptan bir bölüm sunalım size: "Kilise, ihtiraslarla, onlara kesip atarak mücadele eder; uygulaması, "tedavisi", hadım etmedir. Kilise, "bir ihtirasın nasıl spiritüalize (manevileştirme) edileceğini, güzelleştirileceğini, tanrılaştırılabileceğini" asla sormaz. Kilise her zaman cinselliği, gururu, iktidar hırsını, tamahı, intikam duygusunu kökten yoketmek için disiplini vurguladı. Ama, ihtirasların köküne hücum etmek hayatın köküne hücum etmektir. Kilisenin uygulaması hayata düşmandır."



27 Temmuz 2001
Cuma
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED