Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Futbol muhakematı

Bu Galatasaray, O Galatasaray değil.. Ben beğenmedim.

Oyun karakteri zayıflamış, değişmiş ve eksilmiş..

Mesela,

Arif uzun bir süredir rakibe verdiği zarardan fazlasını kendi takımına veriyor. Olmuş bir kifayetsiz muhteris.

Hasan sıradan işleri hiç sevmiyor, kestirmeden gitmek yerine uzun yolları seçip topa "ilan-ı aşk" ediyor.

Ümit Davala sürekli üç kişilik oynamak zorunda kalıp, altına pijama giymiş papyonlu smokini olan "damat adayı" gibi dolanıp duruyor ve tabii ki tükeniyor.

Suat kalmış tek başına. Sahanın dört dönümü kalmış tek bücüre. Üstelik bücürlerden "4 onluk" olmak üzere olanına. Üstelik 90 küsürde golü bulmak da ona kalıyor.

3 defans sabit.. Arnavutluk'un "pırasa tarlası"ndan getirilmiş ve sahaya sürülmüş "ırgatları"na 3 sabit defansla oynuyorsunuz. Adamlar bile şaşırıyor bu kadar ciddiye alınmalarına. Pres yok. Bazıları eski alışkanlıktan dolayı çoğalıveriyor toplu alanın önünde, bazıları işin farkında değil.

Cimbom'un en büyük silahı olan "Cimbom presi" olmuş "patetisin püresi"...

Takım halinde topun arkasında olmak fikri eriye eriye yok olmuş, takım halinde topa bakan, fikir üretemeyen, sürprizden yoksun, rafine futbolu tarih olmuş bir takım var ortada.

Kaledeki yabancı belli ki konuya yabancı...

Ayhan, şu sıralarda bile kadroyu zorlayamıyor. Şimdiden duhuliye seyircisi olmuş, Bülent Akın'la birlikte yana ve geriye oynamaktan bitap düşmüş, takıma katkılarından geçmiş kulübeye turnusol olmuş kalmışlar.

Ayakları "kedi patisi" ikisininde...

Perez oynadığı yer ve yaptığı işler itibariyle yabancı kontenjanını neden işgal eder anlayamadım.

Popescu savarona gibi müzelik, Ergün bayağı bir tadilat ister durumda...

Lucescu, üretimsiz bir fabrikatörün kriz sonrası çaresizliğini, prefabrik evlere çevirdiği koca Galatasaray'ın mimari şaheserini sağ işaret parmağını emerek seyretmekten öteye geçemeyen bir Laleli eşrafı garibanlığında.

Şu ana kadar yapılan iyi bir şeyler olduysa bunlarda biraz Bülent Ünder'in payı var diye düşünüyorum. Şampiyonlar Ligi görmüş, deneyimli ve Terim'in çok tuttuğu Ahmet Yıldırım'ı ver, üstüne Mehmet Aksu'yu koy bir de para say ve yerine ne olacağı meçhul bir Ayhan'dan medet um. Üstüne üstlük maç gecesi evine gelen hacizle uğraş.

Ben peşin olarak söylemek istiyorum ki, Arnavut takımını geçeriz. Hatta orda yeneriz de, ama Norveç takımı bize biraz zor gelebilir. Bu kadronun Şampiyonlar Ligi'nde çıkması mucizedir ve ligi kazanması hayaldir. Çünkü 10 gün sonra başlayacağı noktada bir giyotin beklemektedir Galatasaray'ı.

Antep'te 3'lük olup lige girerlerse ve ardından dönüp 2. ön eleme oynarlarsa bu takımı kimse kurtaramaz.

Cem Uzan bile!...

Yönetim, paralarını vermeden oynamalarını istiyor. Bilmiyorlar ki "aç ayı oynamaz."

Yani anlaşılan, ben Galatasaray'ı beğenmiyorum...


27 Temmuz 2001
Cuma
 
ÜMİT AKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED