T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Başörtülülerin oyları

22 Ağustos akşamı, yurt dışında eğitimlerini tamamlayarak yurda dönen başörtülü genç kızların düzenlediği mezuniyet gecesine katıldım. Tıp eğitimlerini tamamlayıp doktor olan 11 genç kız. Şimdi diplomalarının YÖK tarafından tasdiki gibi bir sorunla karşı karşıyalar. Öğrendiğime göre YÖK, onların bir kere de Türkiye'de imtihan olmalarını istiyormuş.

Oradaki konuşmamda şöyle dedim:

"Bu çocuklar, başörtüleriyle kendi memleketlerinde okumak, mezun olup vatanlarına hizmet etmek istediklerinde Ankara'yı bir sınava soktular ve Ankara bu sınavı kaybetti. Yetişmiş insan açığını, ülkenin hizmete susamış bölgelerini, bir insanın öğrenim hakkını, inanç özgürlüğünü vs'yi gözardı ederek "size bu halinizle okula devam hakkı yok, bildiğinizi yapın" dedi. Bu, gerçekten bir devlet yönetimi için sınav kaybı idi. Hukuk neredeydi, demokrasi neredeydi, insan hakları neredeydi daha önemlisi yürek ve insanlık neredeydi? Çifte standarttı bu, ayrımcılıktı, insan hakları ihlaliydi, demokrasinin katliydi, inanç özgürlüklerini paspas yapmaktı... Daha önemlisi, ülkenin kendi çocuğuna karşı gösterebileceği en kötü duyarsızlıktı...

O gün imtihan kaybedildi.

Bugün yeniden sınava sokuyor bu çocuklar Ankara'yı... "

Yurt dışına gittiler ve vatan sevgisinden, hasretinden kopmadılar.

Onların bir kısmını Avusturya'nın başkenti Viyana'da dinlemiştim. Hemen pekçoğu, derin bir burukluk yaşıyor olmalarına rağmen, "Vatanımıza döneceğiz ve hizmet edeceğiz" diyorlardı. Gencecik yaşlarına ve uğradıkları haksızlığa rağmen, öfkeyi geri plana atabilmelerine ve sergiledikleri olgunluğa hayranlık duymuştum.

İşte bir grubu döndü. Yarım kalan tıp tahsillerini büyük fedakarlıklara katlanarak tamamladılar. Şimdi hizmet etmek istiyorlar bu ülkenin insanlarına...

Ankara bir kere daha sınavda.

Bu sınavı kaybetmek için yüreklerin havsala almayacak ölçüde zorlanması, sistemin insan eksenli duyarlılıklardan çıkarılması, insan hakları, demokrasi, inanç özgürlüğü, çalışma hakkı gibi temel insani hakların ayaklar altına alınması gerekiyor.

Ben düşünüyorum, bir yanda ülkenin bir yerinde doktorsuzluktan bir çocuğun hayatını kaybetmesi, diğer yanda başörtüsü yasağına ilişkin fanatizmin devam etmesi varsa ve siz çocuklarının ölmesinden daha çok başörtüsü yasağının devam etmesini önemsiyorsanız, hangi sınavı kazanabilirsiniz insani duyarlılık adına?

Ankara bir kere daha sınavda...

Laikler sınavda...

Baykal "türbanlılardan da oy istiyorum" diyor. Bu insani bir duyarlılık değil. Bu sözlerin altında "Sizin oyunuzu istemem bile size lütuftur, çünkü böylece size hiç olmazsa bir laik partiye oy verme meşruiyyeti sağlamış oluyorum" gibi normal insan mantığını çatlatacak bir yaklaşım var.

Eğer böyle değilse düzeltmeli görüşünü Baykal, netleştirmeli...

Kemal Derviş'i dinledim Taha Akyol'la CNN Türk'teki sohbetinde...

Başörtüsü konusundaki hassasiyetini bildiğim, takdir ettiğim Taha Akyol, özgürlük alanını bir hayli daraltarak, (yani kamu görevlilerinin başörtülü olma hakkından peşin peşin feragat ederek) soruyor: Acaba insani duyarlılığının altını çizen Sayın Derviş başörtülülerin özgürce eğitim görmesine taraftar mı?

Derviş "zor bir konu" diyerek başlıyor, "kamu düzeni" şerhini koyuyor, üniversite ortamında başkalarının "yaşam tarzına müdahale" duyarlılığını koyuyor, işte böyle bir dünya şerhle, "kişisel özgürlüklerden yana" olduğunu söylüyor.

Bu da çok kaygan bir zemin, çok ikircikli ifade... Her an, yasaktan yana dönüşecek bir üslup...

Bu yaklaşımla insan hakları sınavı verilmez. Hani "sosyal demokrasi" olarak altı çizilen "insani" sınav" verilmez.

Henüz İsmail Cem'den de "Türbanlı ile sorunum yok" sözü dışında bir açıklama gelmedi başörtüsü konusunda... İstanbul İl Merkezi'nin açılışında "Kızını Kur'an Kursu'na gönderen de bizim insanımız, bale okuluna gönderen de..." şeklinde konuştu İsmail Cem. Bunlar, dindar camia ile köprü kurmak için oluşturulmuş çok utangaç ifadeler. Biraz da seçim ortamı terbiyesi... Daha ötesi yok. Yani net net, "Başı örtmek de başı açmak da bir insan hakkıdır ve buna kimse müdahale etmemeli. Bunlar devletin işi olamaz" demek gerekiyor. "Hayat tarzına müdahale" ise, asıl başörtülülerin hayat tarzına müdahale ediliyor ve bunlar, Türkiye kadın nüfusunun önemli bir kesimini oluşturuyor. Devletin "başörtüsü yasağı" gibi bir tavrının bulunması, bir kere, sadece kamu görevinde olanları değil, sadece eğitim görenleri değil, Türkiye'de başını örten her kadını, manevi bir baskı altına alıyor. Sokakları boğuyor bu yasak. Kamu kurumlarından hizmet alan insanları bunaltıyor.

Bu konuda, laiklerin, sosyal demokratların tavrını önemsiyorum. Çünkü asıl adımı onlar atmalı, çünkü sanki yasak, bu insan hakkı gasbı, biraz da onların fanatizmi ile örtüşerek kendini var ediyor.

"Ankara sınavda" derken, işte biraz da, Ankara'nın yasakcı tavrını besleyen sivil görünümlü bu fanatizmi sorgulama gereği duyuyorum.

Baykal da sınavda, Derviş de, Cem de, Ecevit de...

Hele Ecevit, yasakçılık hüviyetiyle siyasi hayatı noktalamak ne kadar kötü bir insan için...

Ankara'nın tavrını asıl çözecek olanlar bunlar...

Yükleniyorum onların yüreğine...

Bakalım bir yürek bulabilecek miyim?

İTTİFAK

Cumartesi günkü "İttifak zarureti" başlıklmı yazım, büyük akis buldu. İnsanlar, adım atmasını istiyor SP ve BBP yöneticilerinin. Uygun isimlerle hemen bir müzakere ortamı oluşturulmasını istiyorlar.

Bir şey daha, her iki parti tabanının, SP'nin HADEP'le ittifakına ilişkin haberlere büyük tepki gösterdiğine tanık oldum Cumartesi'den bu yana. SP'nin yönetici kademeleri de, böyle bir ittifak ihtimalinin sözkonusu olmadığını, bu ihtimalin parti tabanına anlatılamayacağını ifade ettiler bana.

Bu iki partinin Meclis'e girmesi her bakımdan hayati bir mesele. AK Parti'nin de bu ittifaktan rahatsız olması için hiçbir sebep yok. Bu iki partinin Meclis'e girmesi, AK Parti için de bugünden tahmin edilemeyecek faydalar sağlayabilir.

İttifak meselesi, bana göre SP ve BBP yöneticilerinin bugünkü en hayati sınavlarıdır.


26 Ağustos 2002
Pazartesi
 
AHMET TAŞGETİREN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED